reklam
reklam

SON DAKİKA

Ege7Gün Aydın, İzmir ve Ege’den Son Dakika Haberleri
reklam

Vatandaş nohut yerken, yazlık saray inşaatları yapılıyor!..

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Akşener, “Bu bütçe, insanımıza, kuru ekmeği reva gören bir bütçedir.” dedi.

Vatandaş nohut yerken, yazlık saray inşaatları yapılıyor!..
Bu haber 28 Aralık 2020 - 11:33 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM 2021 Merkezi Bütçe görüşmelerinin ardından İYİ Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Bütçe eleştirilerinde bulunan Akşener, “Bu bütçe, insanımıza, kuru ekmeği reva gören bir bütçedir. Bu bütçe, faiz ödeneklerinin yüzde 31 artırıldığı, çiftçimize doğrudan desteğin ise yerinde saydığı bir bütçedir. Bu bütçe, çalışan yoksulları görmeyen, vicdansız bir bütçedir. Bu bütçe, emeklilere sefaleti reva gören, vefasız bir bütçedir. Bu bütçe, atanamayan öğretmenlerin, atanamayan sağlıkçıların, işsiz üniversite mezunlarının umutlarını yıkan, insafsız bir bütçedir.” dedi.

“Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Millet tasarruf ediyorsa, sen de tasarruf edeceksin. Millet zorluk çekiyorsa, sen de zorluk çekeceksin” diyen İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “Kayınpeder sebep damat sonuç” diye konuştu.

Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Biz kavgalardan yana değiliz. Çünkü biz bu kavgalardan artık bıktık, bu kavgalardan artık usandık. Siyasi rant için kavga çıkaranlardan artık tiksindik. İsteyen istediğini söylesin. Nefret ve düşmanlığa karşı. Biz her daim, saygıyı ve dostluğu savunacağız. Ayırmaya, ayrıştırmaya çalışanlara karşı. Biz her daim, bir arada yaşamayı savunacağız.

TÜRKİYE BU BECERİKSİZLİĞİ DAHA FAZLA TAŞIYAMAZ: Türkiye, devleti şahsının mülkü, milleti de marabası zanneden bir yönetim anlayışının bedelini ödemeye devam ediyor. Sözün de, kararın da millete ait olduğu demokrasimiz, kendisini milli iradenin üstünde gören bir zihniyetin vesayeti altında, tarihinin en zor zamanlarından geçiyor. Türk Devleti, vizyonsuz bir dış politikayla. Diplomasiyi, ülke liderleriyle kanka muhabbetinden ibaret zanneden bir cehaletin pençesinde, her geçen gün itibar kaybettiği, karanlık ve sisli bir yolda hızla ilerliyor. Dış politika, bir ülkenin ön savunma hattıdır, güvenliğidir. Ekonomik coğrafyaya hükmetme yeteneğidir. Çatışmaların, silahsız olarak çözümlenmesine imkân verecek gücüdür. Devletin prestijidir. Sadece düşmanlara karşı değil dost ve müttefiklere karşı da, ülkenin hak ve hukukunun koruyucusudur. Sayın Erdoğan’ın ve cahil danışmanlarının elinde Türkiye, egemenlik hakkını kullandığı için, cezalandırılmak istenen bir ülke durumuna geldi. Bu böyle gitmez. Türkiye, bu vizyonsuzluğu, bu beceriksizliği daha fazla taşıyamaz. Diplomasideki tehditler, slogan atarak bertaraf edilemez. Devlet yönetmek ciddiyet ister. Şartlara göre pozisyon almak başkadır, dayatılan her şartın şekline girmek başkadır.

EŞİ DOSTU BÜYÜKELÇİ YAPMAKLA BU İŞLER YÜRÜMEZ: Diplomasi kurumsal bir disiplinle yürütülmelidir dedik. Eşi dostu büyükelçi yapmakla bu işler yürümez, işi ehline, liyakatli kadrolara bırakın dedik. Büyükelçilik, şahsa sadakatin karşılığında dağıtılacak bir ödül değil, tecrübe isteyen, ilim-irfan isteyen kıymetli bir makamdır dedik. Dinlemediler. Bildiklerini okumaya devam ettiler. Nitekim, bugün geldiğimiz noktada Amerika Birleşik Devletleri’nin S-400’ler nedeniyle aldığı yaptırım kararı. İşte bu vizyonsuzluğun sonucudur. Bizim için milli bir mesele olan İdlib’deki gözlem noktalarımızın, iktidar ve küçük ortakları tarafından, sessizce terkedilmiş olması. İşte bu beceriksizliğin sonucudur.

ÇİN’E TEK BİR SÖZ SÖYLEYEMEMEK KİFAYETSİZLİĞİN SONUCUDUR: Doğu Türkistanlı kardeşlerimize zulmeden Çin’e, tek bir söz söyleyememek, işte bu kifayetsizliğin sonucudur. Tepeden tırnağa haklı olduğumuz Doğu Akdeniz’de sana ne diye posta koydukları Avrupa Birliği’nden, arabuluculuk istemek zorunda kalmak. İşte bu cehaletin, bu iş bilmezliğin sonucudur.

HER TEHDİDİN, YAPTIRIMIN KARŞISINDAYIZ: Ülkemizi yönetenlerin yetersizliğinin sonucu da olsa İYİ Parti olarak, Türkiye’ye yöneltilen her tehdidin, her yaptırımın, her düşmanca adımın karşısındayız. Çünkü Ak Parti iktidarının, haklı olduğumuz konularda bile, bizi haksız duruma düşürmeyi becerebilen akılsızlığının faturasının, milletimize ve kurumlarımıza çıkarılmasına göz yumamayız. Darbe meraklısı, vesayetçi Dışişleri Bakanı inanmak istemese de milletimiz, sandıkta yetkiyi bize verdiği vakit, yönetme sorumluluğunu aslanlar gibi alacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

BU BÜTÇEYE HAYIR DEDİK: Genç bir nüfusumuz var. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olabilmek için, ihtiyacımız olan her şeye sahibiz. Yeter ki Türkiye, akılla, liyakatle, dürüstlükle yönetilsin. Yeter ki, yönetenlerin önceliği, eş, dost, yandaş yerine, milletimizi zengin etmek olsun. Yeter ki, önce millet, önce memleket diyenler, iş başına gelsin. Türkiye’nin 2021 yılı bütçe görüşmelerini, hep birlikte takip ettik. Bu mücadeleyi, üç-beş atanmışın, darbecilerin şımarıklığını aratmayan tavırlarına karşı verdiniz. İYİ Parti olarak, mecliste milletvekillerimizle, memleketin dört bir yanında, iyi ve cesur kadrolarımızla, içinde millet olmayan bu bütçeye hayır dedik. Hayır demekle kalmadık, kalem kalem, doğrusunun ne olması gerektiğini söyledik. Milletimizin dertlerine derman olacak, esnafımıza, çiftçimize, emekçimize nefes aldıracak somut öneriler getirdik.

MİLLET TASARRUF EDİYORSA HÜKÜMETTE TASARRUF ETMELİ: Ülkemiz açısından çok zorlu geçen bir yılı geride bırakıyoruz. 2020’de en çok ne yaptınız diye sorsalar ilk söylenecek sözlerden biri tasarruf yaptık olurdu. Hepimiz tasarruf yapmak zorunda kaldık. En küçüğünden en büyüğüne, tüm işletmelerimiz tasarruf yaptı. İşini kaybedenler, iş bulamayanlar, tasarruf etmenin yanında, desteklerle ayakta kalmaya çalıştı. İşte o nedenle, benim de 2021 yılı bütçesinden en büyük beklentim oydu. Tasarruf. Çünkü bütçe millet için yapılır. Milletin refahı için yapılır. Millet tasarruf ediyorsa, hükümetin de tasarruf etmesi gerekir. Olması gereken budur. 83 milyon tasarruf ederken hükümetin de 18 yıldır yaptıklarını yapmaktan, har vurup harman savurmaktan vazgeçeceğini ümit ettim. 83 milyondan utanacaklarını ümit ettim. Utanmadılar.

İNSANIMIZ KEMER SIKARAK AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYOR: Önümüze böyle bir bütçe koymaktan zerre sıkılmadılar. 2021 yılı bütçesinin özeti şudur. Kendilerine ballı börek, vatandaşa kuru ekmek. Yazıklar olsun. Bütçe yapmanın formülü aslında basittir. Ya gelirini artırırsın ya da harcamalarını kısarsın. Şirketlerimiz yıllardır giderlerini kısarak ayakta durmaya çalışıyor. Asgari ücretli çalışanlarımız, enflasyona karşı kemer sıkarak ayakta durmaya çalışıyor.

DEVLETİ YÖNETENLER MASRAFLARINI KISMIYOR: Milletimiz, doğalgaz faturası vermemek için evde montla oturuyor, gece 2 kat yorganla yatıyor. Ev kadınlarımız, et yerine nohut alıyor, bulgur alıyor. Memlekette herkes, bir şekilde masraflarını kısıyor, ama bir tek, devleti yönetenler masraflarını kısmıyor. Mesela saray mensupları, lüks araç kiralamaktan vazgeçmiyorlar. Mesela, saray inşaatlarını, yazlık inşaatlarını, ballı yandaş ihalelerinin ödemelerini ertelemiyorlar.

MİLLET TASARRUF EDİYORSA SEN DE KEMER SIKACAKSIN: Mesela bakanlarımız, Kıbrıs’a 7 ayrı özel uçakla gitmekten utanmıyorlar ama iş milletimize geldiğinde, hep bir ağızdan, acı reçete diyorlar. Yandaşları zarar etti mi, devlet bankalarından kredi veriyorlar. Beş müteahhidin işleri ters gitti mi, borçlarını ödüyorlar. İcap etti mi, ihale arsızı adamların vergi borcunu bile siliyorlar ama iş milletimize geldiğinde, kapat dükkanını, ne halin varsa gör. diyorlar. Evine ekmek götüremeyen kardeşime, alay eder gibi, al keyif çayı iç diyorlar. Böyle olmaz. Bu düzen böyle devam edemez. Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Millet tasarruf ediyorsa, sen de tasarruf edeceksin. Millet zorluk çekiyorsa, sen de zorluk çekeceksin. Millet kemer sıkıyorsa, sen de kemer sıkacaksın. Bu kadar basit.

UTANMADAN İNANMAMIZI BEKLİYORLAR: 2021 yılı bütçesinde, tasarruf tedbirleri olmadığı gibi, ciddiyet de yok. Hedeflenen bütçe açığı 245 milyar lira yani bütçenin yüzde 18’i kadar açık var. Ayıptır. Hangi akla hizmet böyle bir bütçe yapabiliyorsunuz? Devlet yönetmekten bu kadar mı acizsiniz? Gerçeklikten bu kadar mı koptunuz? Koyduğu hedefleri tutturmakla ünlü olduğunu söyleyemeyeceğim iktidarın hedeflediği bütçe açığı, 245 milyar lira ama mesela, son 6 aydaki görev zararları, 3.4 milyar lirayı bulan kamu bankalarından, Bütçeye, 40 milyar liralık temettü geliri yazılmış. Arkadaşların öngörüsüne göre 2020’de milyarlarca lira görev zararı yazan bu bankalar, 2021’de öyle büyüyecek, öyle bir kar edecekler ki devlete 40 milyar lira gelir sağlayacaklar. Öngörüye bakar mısınız? O yüzden diyorum kayınpeder sebep damat sonuçtur. Dahası var mesela, işsizlik rekor seviyelere çıkmışken, maaşlardan kesilen gelir vergisinde, yüzde 21 artış bekliyorlar. Bir de utanmadan buna inanmamızı bekliyorlar. İşin en acı yanı ne biliyor musunuz? Hedeflenen bütçe açığı, bütün bu akıl dolu öngörülere rağmen, 245 milyar lira. Güler misin, ağlar mısın?

EŞİ DOSTU YANDAŞI DÜŞÜNÜYORLAR: Peki sizce, neden bu kadar büyük bir bütçe açığı oluşuyor? Esnafa destek verdiler de, ondan mı oluşuyor? Tarıma destek verdiler de, ondan mı oluşuyor? İşsiz kalan vatandaşlarımıza hibe yardımı yaptılar da, ondan mı oluşuyor? Aşı çalışmalarına milyarlar harcadılar da, ondan mı oluşuyor? Hayır. Bunları toplasanız, o açığın onda biri etmiyor. O zaman bu koca açık neden oluşuyor. Çünkü bir kuruş tasarruf etmek akıllarına gelmiyor da, ondan oluşuyor. Çünkü, sürdükleri sefalarından bir adım geri atmıyorlar da, ondan oluşuyor. Çünkü sizi değil, eşi dostu yandaşı düşünüyorlar da, ondan oluşuyor.

BU BÜTÇE ADALETSİZLİĞİ DEVAM ETTİREN BİR BÜTÇEDİR: Böyle bir bütçeyi, bir şirket genel müdürü masaya koysa, kulağından tutup kapının önüne koyarlar. Üzülerek ifade etmek istiyorum ki 2021 yılı bütçesi, milletimizin derdine derman olmayacak tam tersine, sırtındaki yükü artıracak bir bütçedir. Bu bütçe, vergi adaletsizliğini, artırarak devam ettiren bir bütçedir. Bu bütçe, insanımıza, kuru ekmeği reva gören bir bütçedir. Bu bütçe, faiz ödeneklerinin yüzde 31 artırıldığı, çiftçimize doğrudan desteğin ise yerinde saydığı bir bütçedir. Bu bütçe, çalışan yoksulları görmeyen, vicdansız bir bütçedir. Bu bütçe, emeklilere sefaleti reva gören, vefasız bir bütçedir. Bu bütçe, atanamayan öğretmenlerin, atanamayan sağlıkçıların, işsiz üniversite mezunlarının umutlarını yıkan, insafsız bir bütçedir. Bu bütçe, annesinden babasından para istemekten utandığı için, gündüz uyuyup, gece uyumayan gençlerin onurlarını kıran, düşüncesiz bir bütçedir. Bu bütçe, EYT’liye, mağduriyetin devam etsin diyen, fütursuz bir bütçedir. Bu bütçe, devlette saltanatın, şatafatın bütün haşmetiyle devam ettiği, bir israf bütçesidir. Bu bütçe, bir borçlanma ve faiz bütçesidir. Bu bütçe, saray fedailerinin beş maaş aldığı, bir yandaş bütçesidir. Bu bütçe, içinde millet olmayan, refah olmayan, umut olmayan, bir saray bütçesidir. Bu bütçe, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin iflasının bütçesidir.

O UTANMAZ BEŞLİYE EN AZ 30 MİLYAR ÖDENECEK: Eğer devlet akılla, liyakatle yönetilirse eğer devleti, çalmayan, çaldırmayanlar yönetirse eğer devleti yönetenler, eşi dostu yandaşı kenara bırakıp, 83 milyon için ter dökerse Türkiye’nin büyük bir kalkınma yaşaması kaçınılmazdır. Bu şartlarda, İYİ Parti olarak biz bir bütçe yapabilseydik emin olun ortaya bambaşka bir Türkiye tablosu çıkardı. Bize bazen soruyorlar, bu 5 müteahhitten ne istiyorsunuz diyorlar. Oysa asıl sorulması gereken, onların bizden ne istediğidir. Dünya Bankası’nın bir raporu var. 2002-2020 yılları arasında, 137 ülkede, 6400 kamu ihalesini incelemişler. Dünyada en fazla kamu ihalesi alan, on şirketin beşi Türkiye’den. İşte bu beşli, memleketin hala peşini bırakmayan, o malum beşli. İşte bu beşli 2021 yılında milletin hazinesinden, en az 30 milyar lira ödenecek olan o utanmaz beşli.

BİZİM SEFAMIZ SÜRSÜN DE MİLLETE NE OLURSA OLSUN DİYORLAR: Türk milletinin dişinden tırnağından artırıp, Cumhuriyet boyunca yaptıklarını satan bir iktidarın, artık millete vereceği bir şey kalmamıştır. Çünkü, bu ucube sistemin ve onun mucitlerinin, tek bir derdi var o da, iktidarlarını ne pahasına olursa olsun sürdürmek. İktidarımız devam etsin de, memlekete ne olursa olsun diyorlar. Bizim sefamız sürsün de, millete ne olursa olsun diyorlar. Milli iradeyi dillerine pelesenk edenler, seçimden söz edenlere dönüp, utanmadan hayırdır, darbe mi yapacaksınız diyorlar.

SARAY SALTANATI BİTECEK: Milletin sözünü, milletin kararını bile, darbe sayıyorlar. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Saray entrikalarınızı, sürdüğünüz sefayı teşhir etmeye devam edeceğiz. Siz ne kadar kötü olursanız olun, biz İYİ kalmaya, biz cesur olmaya devam edeceğiz. Hırslarınızı tatmin etmek uğruna milletimize musallat ettiğiniz, bu ucube sistemi söküp atacak millet iradesini, yeniden hakim kılmak için iyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’i milletimizle el ele inşa edeceğiz. İşte o zaman, milletimizin emeğini, yağma Hasan’ın böreği gibi yutan, saray saltanatı bitecek. İşte o zaman Türkiye 5 müteahhide 30 milyar, milyonlarca çiftçimize 22 milyar lira ayıran bu vicdansızlıktan kurtulacak. İşte o zaman Türkiye faiz lobisine 180 milyar lira ayırırken, dardaki esnafımızı, 4 milyar lirayla oyalayan bu yüzsüzlükten kurtulacak.

reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA