55 bin sonra 60 bin kişi daha… peki geride ne kalacak?
55 bin sonra 60 bin kişi daha… peki geride ne kalacak?
Ağır suçların da kapsama alınması hukuk çevrelerinde tartışma yarattı.
Ağır suçların da kapsama alınması hukuk çevrelerinde tartışma yarattı.
Meclis’e sunulan 11. Yargı Paketi teklifinde denetimli serbestlik için suç vasfı tanımı yapılmadı.
Bu durum, kasten insan öldürme, cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti gibi ağır suçların dahi kapsama girmesi anlamına geliyor.
Teklife göre hükümlüler, açık cezaevine 3 yıl erken nakledilecek ve denetimli serbestlikten yararlanabilecek.
Önce 55 bin, ardından kademeli olarak 60 bin hükümlünün tahliye edilmesi öngörülüyor.
Ancak tüm bu düzenlemelere rağmen cezaevlerindeki kapasite fazlalığının erimediği belirtiliyor.
402 cezaevinin toplam 304 bin 886 kişilik kapasitesine karşılık içeride 428 bin 267 kişi bulunuyor.
Böylece hâlen 123 bin 381 kişilik kapasite fazlası devam ediyor.
AĞIR SUÇLAR DA KAPSAMDA
Teklifle birlikte kasten insan öldürme, cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti gibi ağır adli suçların da düzenlemeden yararlanabilmesi dikkat çekiyor.
Öte yandan Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar tamamen dışarıda bırakıldı.
Uzmanlar, ağır adli suçlardan hükümlü kişilerin toplu tahliyelerle dışarı çıkmasının kamu güvenliği açısından ciddi risk oluşturabileceğini ifade ediyor.
SİYASİLERDEN ART ARDA ELEŞTİRİ
Yeni Yol Grup Başkanı Bülent Kaya, teklifi değerlendirerek Siyaset kurumu var olan sorunları çözerken yeni sorun üretiyor dedi.
CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ise 11. Yargı Paketi beklentileri karşılamadı değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında işlenen suçlar kapsam dışında bulunuyor.
Bu durum, terörle alakası olmadığı halde haksız yere terör örgütü üyeliğinden cezaevinde bulunan on binlerce insanı etkileyecek diyerek düzenlemenin adaletsiz sonuçlar doğuracağına dikkat çekti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
