Açılışa Gitmek Muhalefet Değildir, Süs Olmaktır

HABER 19.01.2026 - 17:56, Güncelleme: 19.01.2026 - 17:56
 

Açılışa Gitmek Muhalefet Değildir, Süs Olmaktır

CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı’nın “davet gelirse açılışa katılırız” açıklaması, muhalefetin protokol fotoğraflarına sıkıştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Halkın geçim derdi büyürken açılış törenlerine katılma isteği, parti tabanında tepkiyle karşılandı.

“Davet gelirse katılmak isteriz…” Bir cümle bazen bir siyasi duruşu özetler. Hikmet Saatçı’nın bu sözleri de tam olarak bunu yaptı: CHP’nin muhalefet refleksinin ne kadar törpülendiğini, ne kadar yumuşatıldığını, ne kadar törenselleştirildiğini gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Aydın’a geliyor. Şehir Hastanesi açılacak. Kürsüler kurulacak, alkış düzeni hazırlanacak, protokol koltukları dizilecek. Ve CHP Aydın İl Başkanı çıkıp diyor ki: “Programımız uygunsa katılırız.” Bu mu muhalefet? Bu mu halkın sesi olmak? Bu mu emeklinin, çiftçinin, işçinin, borçla boğuşan esnafın temsilciliği? Muhalefet, iktidarın organizasyonuna figüran olmak değildir. Muhalefet, kurdele tutmak değil; yanlışları yüzüne karşı söylemektir. Muhalefet, açılış fotoğrafına girmek değil; o açılışın arkasındaki gerçekleri halka anlatmaktır. Bugün Aydın’da emekli ay sonunu getiremiyor. Çiftçi mazot alamıyor. Gençler işsiz. Kiralar uçmuş, faturalar kabus olmuş. Böyle bir tabloda CHP İl Başkanı’nın yapması gereken şey; “davet gelirse gideriz” demek değil, bütün örgütüyle sahaya inmektir. Afişiyle, sloganıyla, pankartıyla, sesiyle, öfkesiyle, umuduyla meydanda olmaktır. Sessiz koltuklarda oturmak değil. Protokol tribününde alkış beklemek hiç değil. Hele ki İYİ Parti İl Başkanı “katılmayacağız” derken CHP’nin “biz gideriz” pozisyonu alması, siyasi hafıza açısından da ibretliktir. CHP’nin tarihine bakın… O parti, iktidarın törenlerinde dekor olmamıştır. O parti, meydanların partisidir. Direncin, itirazın, karşı duruşun adresidir. Bugün ise açılış davetiyesi bekleyen bir il başkanlığı profili ortaya çıkıyor. Bu bir siyasi hata değil sadece. Bu, örgüte yapılan bir saygısızlıktır. Çünkü CHP tabanı protokol fotoğrafı için oy vermiyor. CHP seçmeni, mücadele görmek istiyor. Sahada terleyen, kürsüde bağıran, halkla yan yana duran bir siyaset istiyor. Hikmet Saatçı bu noktada ya çizgiyi değiştirmelidir ya da koltuğu. Ortası yok. Bu söylemle örgütün önünü tıkamaktadır. Bu tavırla CHP’yi iktidarın PR fonuna dönüştürmektedir. Bu duruşla muhalefeti “nazik misafir” konumuna hapsetmektedir. Aydın’da CHP, açılışlara katılmak için değil; halkın dertlerine ses olmak için vardır. Eğer bir il başkanı bunu yapamıyorsa… Eğer bir il başkanı protesto yerine protokol tercih ediyorsa… Eğer bir il başkanı meydan yerine salonu seçiyorsa… O koltuk artık ağır gelmeye başlamış demektir. Ve o noktada yapılacak tek doğru hamle vardır: İstifa etmek. Örgütün önünü açmak. Gençlere, sahaya, mücadeleye alan bırakmak. Çünkü bu şehir, süs muhalefetini değil; gerçek muhalefeti hak ediyor.
CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı’nın “davet gelirse açılışa katılırız” açıklaması, muhalefetin protokol fotoğraflarına sıkıştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Halkın geçim derdi büyürken açılış törenlerine katılma isteği, parti tabanında tepkiyle karşılandı.

“Davet gelirse katılmak isteriz…”

Bir cümle bazen bir siyasi duruşu özetler. Hikmet Saatçı’nın bu sözleri de tam olarak bunu yaptı: CHP’nin muhalefet refleksinin ne kadar törpülendiğini, ne kadar yumuşatıldığını, ne kadar törenselleştirildiğini gözler önüne serdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Aydın’a geliyor. Şehir Hastanesi açılacak. Kürsüler kurulacak, alkış düzeni hazırlanacak, protokol koltukları dizilecek. Ve CHP Aydın İl Başkanı çıkıp diyor ki: “Programımız uygunsa katılırız.”

Bu mu muhalefet?

Bu mu halkın sesi olmak?

Bu mu emeklinin, çiftçinin, işçinin, borçla boğuşan esnafın temsilciliği?

Muhalefet, iktidarın organizasyonuna figüran olmak değildir. Muhalefet, kurdele tutmak değil; yanlışları yüzüne karşı söylemektir. Muhalefet, açılış fotoğrafına girmek değil; o açılışın arkasındaki gerçekleri halka anlatmaktır.

Bugün Aydın’da emekli ay sonunu getiremiyor. Çiftçi mazot alamıyor. Gençler işsiz. Kiralar uçmuş, faturalar kabus olmuş. Böyle bir tabloda CHP İl Başkanı’nın yapması gereken şey; “davet gelirse gideriz” demek değil, bütün örgütüyle sahaya inmektir.

Afişiyle, sloganıyla, pankartıyla, sesiyle, öfkesiyle, umuduyla meydanda olmaktır.

Sessiz koltuklarda oturmak değil.

Protokol tribününde alkış beklemek hiç değil.

Hele ki İYİ Parti İl Başkanı “katılmayacağız” derken CHP’nin “biz gideriz” pozisyonu alması, siyasi hafıza açısından da ibretliktir. CHP’nin tarihine bakın… O parti, iktidarın törenlerinde dekor olmamıştır. O parti, meydanların partisidir. Direncin, itirazın, karşı duruşun adresidir.

Bugün ise açılış davetiyesi bekleyen bir il başkanlığı profili ortaya çıkıyor.

Bu bir siyasi hata değil sadece.

Bu, örgüte yapılan bir saygısızlıktır.

Çünkü CHP tabanı protokol fotoğrafı için oy vermiyor. CHP seçmeni, mücadele görmek istiyor. Sahada terleyen, kürsüde bağıran, halkla yan yana duran bir siyaset istiyor.

Hikmet Saatçı bu noktada ya çizgiyi değiştirmelidir ya da koltuğu.

Ortası yok.

Bu söylemle örgütün önünü tıkamaktadır. Bu tavırla CHP’yi iktidarın PR fonuna dönüştürmektedir. Bu duruşla muhalefeti “nazik misafir” konumuna hapsetmektedir.

Aydın’da CHP, açılışlara katılmak için değil; halkın dertlerine ses olmak için vardır.

Eğer bir il başkanı bunu yapamıyorsa…

Eğer bir il başkanı protesto yerine protokol tercih ediyorsa…

Eğer bir il başkanı meydan yerine salonu seçiyorsa…

O koltuk artık ağır gelmeye başlamış demektir.

Ve o noktada yapılacak tek doğru hamle vardır:

İstifa etmek.

Örgütün önünü açmak.

Gençlere, sahaya, mücadeleye alan bırakmak.

Çünkü bu şehir, süs muhalefetini değil; gerçek muhalefeti hak ediyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ege7gun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.