MEHMET ERDEM - RAMAZAN BAYRAMI

Pamukta gizli maliyet ortaya çıkıyor! Bir tişört için 2 bin 700 litre su

EKONOMİ 05.10.2026 - 17:42, Güncelleme: 05.10.2026 - 18:05
 

Pamukta gizli maliyet ortaya çıkıyor! Bir tişört için 2 bin 700 litre su

Dünyada yılda yaklaşık 25 milyon ton pamuk üretilirken, yüksek su tüketimi ve yoğun kimyasal kullanımı sektörün çevresel maliyetini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre tekstil sektöründe sürdürülebilir dönüşüm artık ertelenemeyecek bir noktaya geldi.

Dünyanın en yaygın doğal lifi olan pamuk, tekstil ve hazır giyim sektörünün temel hammaddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak üretimden nihai ürüne kadar uzanan süreçte ortaya çıkan yüksek su tüketimi ve kimyasal kullanımı, pamuğun çevresel etkilerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. Yılda yaklaşık 25 milyon metrik ton pamuk üretilirken, tek bir pamuklu tişörtün üretiminde yaklaşık 2 bin 700 litre su kullanıldığı belirtiliyor. Pamuk ekiminin dünya ekilebilir arazilerinin yüzde 2,5’ini oluşturmasına karşın küresel tarım ilacı kullanımının yüzde 16’sını tükettiği ifade ediliyor. KALİTE TARLADA BAŞLIYOR Pamuğun kalitesi, üretimin ilk aşamasından itibaren şekilleniyor. Lifin uzunluğu, inceliği ve nem emiciliği; yetiştirme koşulları, sulama yöntemi ve kullanılan tohum çeşidine göre değişiyor. Hasat sonrasında gerçekleştirilen temizleme, tarama ve eğirme işlemleri de nihai ürünün dokusu ve dayanıklılığı üzerinde belirleyici oluyor. Bu yaklaşım, 1927’de Mısır’da üretilen merserize pamuk ipliğini Türkiye’ye taşıyarak sektörde önemli bir adım atan Mısırlı Underwear and Socks’ın üretim anlayışında da öne çıkıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE SERTİFİKA VURGUSU Küresel moda sektöründe sürdürülebilirlik söylemi giderek daha fazla öne çıkarken, organik pamuğun küresel pamuk pazarındaki payı halen sınırlı seviyede bulunuyor. 2025 itibarıyla organik pamuğun payının yüzde 14,8 olduğu, bu alanın ise yıllık yüzde 7,6 büyüme gösterdiği belirtiliyor. Sektörde kullanılan başlıca sertifikasyon sistemleri arasında GOTS, OEKO-TEX STANDARD 100 ve Better Cotton Initiative (BCI) bulunuyor. GOTS, organik üretimin tarladan son ürüne kadar denetlenmesini kapsarken, OEKO-TEX STANDARD 100 ürünlerde insan sağlığı açısından zararlı kimyasalların bulunmadığının belgelenmesine yönelik bir standart olarak öne çıkıyor. BCI ise daha az su ve kimyasal kullanımıyla üretimi destekleyen bir çerçeve sunuyor. Buna karşın bazı markaların “sürdürülebilir” olarak pazarladığı ürünlerde düşük oranda organik pamuk bulunurken sentetik içeriklerin yüksek olması, tüketici güveni açısından soru işaretlerine neden oluyor. 2050’DE SU RİSKİ DAHA DA BÜYÜYEBİLİR Tekstil sektöründe sürdürülebilir dönüşümün ertelenmesi halinde su riskinin daha da büyümesi bekleniyor. 2050 yılına kadar küresel hazır giyim ve tekstil üretim tesislerinin yüzde 75’inin yüksek veya aşırı su riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Tekstil sektörünün halihazırda küresel tatlı su çekiminin yüzde 4’ünü gerçekleştirdiği ifade ediliyor. Organik pamuk ise bu tablo karşısında alternatif üretim modellerinden biri olarak gösteriliyor. 2024-2025 sezonunda 342 bin metrik ton organik pamuk üretildiği ve bunun küresel toplam üretimin yüzde 1,4’üne karşılık geldiği bildiriliyor. Türkiye de organik pamuk üretiminde önemli ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye, Hindistan’ın ardından yüzde 12 payla ikinci sırada bulunuyor. “DOĞRU LİF SEÇİMİ, TASARIMDAN ÖNCE GELİR” Mısırlı Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, kullanılan hammaddenin ürünün konforu ve dayanıklılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti. Taşçı, “Doğru lif seçimi, ürünün tasarlanmadan önceki kararıdır” değerlendirmesinde bulundu. Markanın organik pamuk, bambu ve tencel gibi alternatifleri koleksiyonlarında kullandığını belirten Taşçı, yağmur suyu hasadıyla kapalı döngü su sistemi kurulduğunu ve üretimin büyük bölümünün düşük karbon ayak iziyle gerçekleştirildiğini ifade etti.
Dünyada yılda yaklaşık 25 milyon ton pamuk üretilirken, yüksek su tüketimi ve yoğun kimyasal kullanımı sektörün çevresel maliyetini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre tekstil sektöründe sürdürülebilir dönüşüm artık ertelenemeyecek bir noktaya geldi.

Dünyanın en yaygın doğal lifi olan pamuk, tekstil ve hazır giyim sektörünün temel hammaddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak üretimden nihai ürüne kadar uzanan süreçte ortaya çıkan yüksek su tüketimi ve kimyasal kullanımı, pamuğun çevresel etkilerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.

Yılda yaklaşık 25 milyon metrik ton pamuk üretilirken, tek bir pamuklu tişörtün üretiminde yaklaşık 2 bin 700 litre su kullanıldığı belirtiliyor. Pamuk ekiminin dünya ekilebilir arazilerinin yüzde 2,5’ini oluşturmasına karşın küresel tarım ilacı kullanımının yüzde 16’sını tükettiği ifade ediliyor.

KALİTE TARLADA BAŞLIYOR

Pamuğun kalitesi, üretimin ilk aşamasından itibaren şekilleniyor. Lifin uzunluğu, inceliği ve nem emiciliği; yetiştirme koşulları, sulama yöntemi ve kullanılan tohum çeşidine göre değişiyor.

Hasat sonrasında gerçekleştirilen temizleme, tarama ve eğirme işlemleri de nihai ürünün dokusu ve dayanıklılığı üzerinde belirleyici oluyor.

Bu yaklaşım, 1927’de Mısır’da üretilen merserize pamuk ipliğini Türkiye’ye taşıyarak sektörde önemli bir adım atan Mısırlı Underwear and Socks’ın üretim anlayışında da öne çıkıyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE SERTİFİKA VURGUSU

Küresel moda sektöründe sürdürülebilirlik söylemi giderek daha fazla öne çıkarken, organik pamuğun küresel pamuk pazarındaki payı halen sınırlı seviyede bulunuyor.

2025 itibarıyla organik pamuğun payının yüzde 14,8 olduğu, bu alanın ise yıllık yüzde 7,6 büyüme gösterdiği belirtiliyor.

Sektörde kullanılan başlıca sertifikasyon sistemleri arasında GOTS, OEKO-TEX STANDARD 100 ve Better Cotton Initiative (BCI) bulunuyor.

GOTS, organik üretimin tarladan son ürüne kadar denetlenmesini kapsarken, OEKO-TEX STANDARD 100 ürünlerde insan sağlığı açısından zararlı kimyasalların bulunmadığının belgelenmesine yönelik bir standart olarak öne çıkıyor. BCI ise daha az su ve kimyasal kullanımıyla üretimi destekleyen bir çerçeve sunuyor.

Buna karşın bazı markaların “sürdürülebilir” olarak pazarladığı ürünlerde düşük oranda organik pamuk bulunurken sentetik içeriklerin yüksek olması, tüketici güveni açısından soru işaretlerine neden oluyor.

2050’DE SU RİSKİ DAHA DA BÜYÜYEBİLİR

Tekstil sektöründe sürdürülebilir dönüşümün ertelenmesi halinde su riskinin daha da büyümesi bekleniyor.

2050 yılına kadar küresel hazır giyim ve tekstil üretim tesislerinin yüzde 75’inin yüksek veya aşırı su riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Tekstil sektörünün halihazırda küresel tatlı su çekiminin yüzde 4’ünü gerçekleştirdiği ifade ediliyor.

Organik pamuk ise bu tablo karşısında alternatif üretim modellerinden biri olarak gösteriliyor. 2024-2025 sezonunda 342 bin metrik ton organik pamuk üretildiği ve bunun küresel toplam üretimin yüzde 1,4’üne karşılık geldiği bildiriliyor.

Türkiye de organik pamuk üretiminde önemli ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye, Hindistan’ın ardından yüzde 12 payla ikinci sırada bulunuyor.

“DOĞRU LİF SEÇİMİ, TASARIMDAN ÖNCE GELİR”

Mısırlı Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, kullanılan hammaddenin ürünün konforu ve dayanıklılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti.

Taşçı, “Doğru lif seçimi, ürünün tasarlanmadan önceki kararıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Markanın organik pamuk, bambu ve tencel gibi alternatifleri koleksiyonlarında kullandığını belirten Taşçı, yağmur suyu hasadıyla kapalı döngü su sistemi kurulduğunu ve üretimin büyük bölümünün düşük karbon ayak iziyle gerçekleştirildiğini ifade etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ege7gun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.