Yurdumuz, mafya, tarikat, rant düzeninin enkazı altındadır!..
Yurdumuz, mafya, tarikat, rant düzeninin enkazı altındadır!..
6 Şubat depremleri, bir doğa olayından çok; bilimi ve kamucu aklı yok sayan, kamu varlıklarını yağmalayan ve insan hayatını rant uğruna feda eden mafya-tarikat-rant düzeninin yıkıcı sonuçlarını açığa çıkardı. Sosyalist Cumhuriyet Partisi, bu düzenin siyasi ve ahlaki enkazının kaldırılması için hesap sorulacağını vurguladı.
6 Şubat depremleri, bir doğa olayından çok; bilimi ve kamucu aklı yok sayan, kamu varlıklarını yağmalayan ve insan hayatını rant uğruna feda eden mafya-tarikat-rant düzeninin yıkıcı sonuçlarını açığa çıkardı. Sosyalist Cumhuriyet Partisi, bu düzenin siyasi ve ahlaki enkazının kaldırılması için hesap sorulacağını vurguladı.
6 Şubat 2023, Türkiye halkının yüreğine kazınan bir kara gündür.
Bu tarih, yalnızca doğanın yıkıcı gücünü değil; yıllardır derinleşen siyasal, ekonomik ve toplumsal çürümüşlüğün nelere mal olduğunu da bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.
Bu bir “doğal afet” değildir.
Deprem öldürmedi.
Rant düzeni öldürdü.
Bilimi, kamucu aklı ve planlamayı yok sayan anlayış öldürdü.
Kamu varlıklarını yağmalayanlar, denetimsizliği sistem haline getirenler, insan hayatını kâr hırsına kurban eden mafya–tarikat–rant düzeni öldürdü.
Kızılay’ın çadır satmasından, inşaat mafyalarının denetimsiz binalarına uzanan bu talan zinciri; tefeci ihale sistemiyle, karanlık ilişkiler ağıyla on binlerce yurttaşımızın hayatına mal olmuştur. Kaybettiğimiz her can, bu düzenin doğrudan kurbanıdır.
Her enkaz yığını, yalnızca yıkılan bir binayı değil;
Cumhuriyet’in halkçı ve kamucu birikiminin nasıl bilinçli biçimde tasfiye edildiğini,
Ulusal servetin nasıl yağmalandığını,
Planlı kalkınma anlayışının nasıl yerle bir edildiğini göstermektedir.
Bugün bu büyük acıyı anarken, sözde “asrın felaketi”nin gerçek sorumlularını açıkça teşhir ediyoruz:
Ülkeyi bir inşaat şantiyesine çeviren, doğayı ve kentleri talan eden, denetimsizliği kural haline getiren, tarikatların karanlık ağlarıyla toplumu çürüten, emperyalist–kapitalist sistemin yerli işbirlikçisi olarak kamusal varlığı pazarlayan iktidar ve onun ortaklarıdır.
Biz Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak bu karanlığın karşısına tarihsel ve devrimci bir alternatif koyuyoruz.
Kurtuluş, Cumhuriyet Devrimi’nin halkçı, kamucu ve aydınlanmacı ruhunun; sosyalist bir perspektifle yeniden kazanılmasından ve tamamlanmasından geçer.
Altı Ok’un tam bağımsızlıkçı, halkçı, devletçi, laik, devrimci ve cumhuriyetçi ilkeleri; ancak sosyalist bir ekonomi–politik ile birleştiğinde, emperyalizme ve rant düzenine karşı gerçek bir mücadele aracına dönüşebilir.
Bu mücadele;
Emekçileri,
Gençleri,
Kadınları,
Alevi’siyle Sünni’siyle, Kürt’üyle Türk’üyle
Bu düzenin mağduru olan tüm halkımızı, Cumhuriyet’in kurucu değerleri etrafında birleştirecek halk iktidarı mücadelesidir.
Planlı, kamucu, bilimsel, ekolojik ve demokratik bir toplum; ancak böyle bir iktidarla kurulabilir.
6 Şubat’ta kaybettiklerimizin anısı, bize yalnızca yas tutmayı değil;
Bu ölümlerin gerçek sorumlusu olan düzene karşı hesap sorma sorumluluğunu da yüklemektedir.
Sözümüzdür:
Bu enkazı yalnızca fiziki olarak değil, siyasal ve ahlaki olarak da temizleyeceğiz.
Bu topraklarda halkın iktidarını kuracak,
Bir daha böyle acıların yaşanmaması için mücadeleyi büyüteceğiz.
Kaybettiklerimizi unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Bu hesap mutlaka sorulacak.
Ali Batur
Sosyalist Cumhuriyet Partisi
Aydın İl Sekreteri
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
