Düşünsenize, sayfanızda 3500 cehalet kişi sizin açığınızı arıyor!..
Düşünsenize, sayfanızda 3500 cehalet kişi sizin açığınızı arıyor!..
Böyle bir ortamda bir gazeteci nasıl çalışabilir, toplumun baskısı altında nasıl sağlıklı şeyler üretebilir, hepsini sil diyeceksiniz ama, yok silmeyiz, onlara dayatırız daha iyi, belki insafa izana gelirler!..
Böyle bir ortamda bir gazeteci nasıl çalışabilir, toplumun baskısı altında nasıl sağlıklı şeyler üretebilir, hepsini sil diyeceksiniz ama, yok silmeyiz, onlara dayatırız daha iyi, belki insafa izana gelirler!..
Düşünsenize, gazetecilik yapmaya çalışıyorsunuz ama sosyal medya sayfanızda 3500 kişi sizin açığınızı arıyor!..
Tepkisiz, edepsiz, politize olmuş, içi nefret dolu Türk toplum kesiminden 3500'ünün sosyal medya sayfanızda sizinle birlikte olduğununuzu hayal edin.
Ne oldukları belli
Kim oldukları belli değil
Yaşıyorlar ama boşuna
Üretenin, aydının, gazetecinin düşmanları, hep açığınızı arıyor.
"Bakalım ne zaman açık verecek gari" diye bekleşiyorlar
Dakika başı sayfanızı kontrol edip, sadece şikayet etmek için birşey arıyorlar
"Acaba ne paylaştı"
Sağcı mı, solcu mu?
CHP'li mi, AKP'li mi, yoksa ne?
Tarafsız olabileceğini düşünen yok!
Kime hakaret edecek, hemen ispiyonlayalım.
Çünkü hepsi birer ajan gibi, hepsi online, hepsinin cep telefonu var, bilgisayarı ve yandaş gazeteci dostları var, sayfalarında bütün medyalar var.
"Çek gönder, ihbar et" diyor diğer gazeteci meslektaşlarımız!..
Bizi ona ihbar edecek, onu bize ihbar edecek...
Aportta bekliyor, CİMER'E yazacak, arkadaşına DM atacak, vatan kurtaracak, günümüzün moda suçlaması "vatan haini" diye yaftalayacak, bulacak, halbuki kendisi ne?
Gazetecilik işte artık böyle birşey oldu...
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
