MHP Aydın Buyurdular: Adına kulis denilen!..
MHP Aydın Buyurdular: Adına kulis denilen!..
MHP Aydın’ın basın mensuplarına gönderdiği “teyit almadan kulis haberi yayınlamayın” uyarısı, yerel basında “basına ayar mı veriliyor?” tartışmasını başlattı. Biz zaten yazmıyoruz, MHP ile hiç işimiz olmadı, olmaz, dedikodusu bile reklamdır ve siyasi partiyi yüceltir çünkü!.. İsteseniz bile yazmayız hiç merak etmeyin!..
MHP Aydın’ın basın mensuplarına gönderdiği “teyit almadan kulis haberi yayınlamayın” uyarısı, yerel basında “basına ayar mı veriliyor?” tartışmasını başlattı. Biz zaten yazmıyoruz, MHP ile hiç işimiz olmadı, olmaz, dedikodusu bile reklamdır ve siyasi partiyi yüceltir çünkü!.. İsteseniz bile yazmayız hiç merak etmeyin!..
Tabii emriniz olur efendim!.. Bundan böyle duyduklarımızı, gördüklerimizi, dedikoduları, kulisleri de yayınlamayız, emriniz olur, hay hay!..
Hatta gazetecilik denilen mesleği komple yok edin, hiç kimse şaşırmayacaktır!..
Başka bir isteğiniz var mı? Sn. Memleket Çöküntüleri
Nasıl olsa iktidar elinizde, istediğiniz gibi at koşturuyorsunuz, bir de şimdi basına mobbing öyle mi?
İyi bakalım;
Böyle bir basın duyurusunu bugüne kadar duyan, gören bilen varsa beri gelsin...
İŞTE MHP AYDIN'IN BASIN AÇIKLAMASI...
HEM YAZIYLA HEM DE, GÖNDERDİKLERİ VATSAP BASIN BİLDİRİSİYLE
Kıymetli basın mensubu arkadaşlar;
Sizlerden ricamız; sizlere bir şekilde ulaşan ve adına kulis denilen ama dedikodu ve fitne kaynaklı haberler için lütfen bizden teyit almadan yayınlamayın.
Bu tür asılsız ve kasıtlı haber yapan kişi ve kurumlara hukuki süreç başlatılacaktır.
Saygılarımla.

AYDIN – MHP Aydın tarafından basın mensuplarına gönderilen açıklama, kentte basın özgürlüğü, kulis haberciliği ve siyasi partilerin medya ile ilişkisi konusunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Açıklamada, basına ulaşan ve “kulis” olarak adlandırılan bilgilerin, parti yetkililerinden teyit alınmadan yayınlanmaması istenirken; aksi yönde yayın yapan kişi ve kurumlar hakkında hukuki süreç başlatılacağı bildirildi.
Siyasi partilerin kamuoyuna açıklama yapması elbette olağan. Ancak açıklamanın dili ve içeriği, “ricadan çok talimat mı?” sorusunu da beraberinde getirdi. Çünkü gazetecilikte kulis, yalnızca dedikodu değildir; kimi zaman siyasetin kapalı kapılar ardında sakladığı gerçeğin ilk sızıntısıdır. Kulis haberciliği, doğru yapıldığında kamuoyunun haber alma hakkının önemli parçalarından biridir.
“TABİİ EFENDİM, BAŞKA EMRİNİZ?”
MHP Aydın’ın açıklamasında kullanılan “lütfen bizden teyit almadan yayınlamayın” ifadesi, ilk bakışta makul bir teyit çağrısı gibi görünse de devamında gelen “hukuki süreç başlatılacaktır” uyarısı, meseleyi basit bir nezaket hatırlatmasının ötesine taşıdı.
Hal böyle olunca insan sormadan edemiyor:
Bundan böyle duyduğumuzu yazmadan önce izin mi alacağız?
Gördüğümüzü haberleştirmeden önce siyasi partilerin onay masasından mı geçireceğiz?
Kulis bilgisi, ancak ilgili parti “evet doğrudur” derse mi haber değeri taşıyacak?
Basın mensuplarına düşen görev, iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin kamuoyunu bilgilendirmektir. Gazeteci, siyasi partilerin basın bürosu değildir. Teyit elbette gazeteciliğin temelidir; ancak teyit istemek başka, “bizden sormadan yazarsanız hukuk yoluna gideriz” demek başka bir şeydir.
KULİS HABERCİLİĞİ DEDİKODU DEĞİLDİR
Siyasette kulis, çoğu zaman resmi açıklamalardan önce kamuoyuna yansıyan nabızdır. Parti içi rahatsızlıklar, görev değişiklikleri, ittifak pazarlıkları, adaylık süreçleri, istifalar ve siyasi kırılmalar çoğu zaman önce kulislerde konuşulur, sonra resmiyet kazanır.
Bugün Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Aydın’da siyaset gazeteciliği yapan herkes bilir ki kulis haberi, gazeteciliğin en eski damarlarından biridir. Elbette her duyulan yazılmaz. Elbette her iddia haber yapılmaz. Elbette muhataplara sorulur, denge kurulur, iddia dili kullanılır.
Ancak “kulis” kavramını peşinen “dedikodu ve fitne” diye etiketlemek, gazeteciliğin doğasına haksızlık olur. Çünkü bazen “fitne” denilen şey, kamuoyundan saklanmak istenen gerçeğin ayak sesidir.
BASINA TEYİT ÇAĞRISI MI, GÖZDAĞI MI?
MHP Aydın’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Kıymetli basın mensubu arkadaşlar; sizlerden ricamız; sizlere bir şekilde ulaşan ve adına kulis denilen ama dedikodu ve fitne kaynaklı haberler için lütfen bizden teyit almadan yayınlamayın. Bu tür asılsız ve kasıtlı haber yapan kişi ve kurumlara hukuki süreç başlatılacaktır. Saygılarımla.”
Açıklamanın ilk cümlesi “rica” ile başlıyor, son cümlesi “hukuki süreç” ile bitiyor. Yani cümlenin başı çay ikramı, sonu ihtarname gibi.
Siyaset kurumu, basından elbette doğru haber bekleyebilir. Buna kimsenin itirazı olmaz. Ancak basına yönelik her uyarının dili de önemlidir. Hele ki yerel basının ekonomik, siyasi ve idari baskılar altında ayakta kalmaya çalıştığı bir dönemde, bu tür açıklamalar “mobbing” algısı yaratabilir.
GAZETECİLİK ONAY MEKANİZMASIYLA YAPILMAZ
Basın, haberini yaparken taraflara soru sorar, yanıt hakkı tanır, iddiaları dikkatli bir dille aktarır. Fakat gazetecilik, haberin muhatabından izin alınarak yapılan bir faaliyet değildir.
Eğer bir siyasi parti hakkında kulis bilgisi varsa, gazeteci bunu araştırır. Parti yetkililerine sorar. Yanıt gelirse habere koyar. Yanıt gelmezse de “parti yetkililerinden konuya ilişkin açıklama alınamadı” diyerek kamuoyunu bilgilendirir.
Ancak “bizden teyit almadan yayınlamayın” yaklaşımı, pratikte “biz doğrulamazsak yazmayın” anlamına gelirse, bu artık teyit çağrısı değil, haber akışını kontrol etme çabası olarak yorumlanır.
SİYASETİN GÖREVİ BASINI SUSTURMAK DEĞİL, CEVAP VERMEKTİR
Siyasi partiler eleştirilebilir. Kulis haberlerine konu olabilir. Parti içi tartışmalar, görev değişiklikleri, adaylık hesapları, ittifak pazarlıkları kamuoyunu ilgilendiriyorsa haber değeri taşır.
Bu durumda yapılması gereken şey, basına parmak sallamak değil; açık, net ve şeffaf cevap vermektir.
Bir haber yanlışsa düzeltme istenir.
Bir iddia asılsızsa yalanlama yapılır.
Bir yayın kişilik haklarını ihlal ediyorsa hukuk yolu zaten açıktır.
Fakat daha haber yapılmadan “hukuki süreç başlatılır” denilmesi, gazeteciler üzerinde caydırıcı bir baskı oluşturabilir.
NE OLMUŞTU?
MHP Aydın tarafından basın mensuplarına gönderilen açıklamada, kulis adı altında yapılan bazı haberlerin “dedikodu ve fitne kaynaklı” olduğu savunuldu. Parti, bu tür haberlerin kendilerinden teyit alınmadan yayınlanmamasını istedi.
Açıklamada ayrıca, asılsız ve kasıtlı haber yapan kişi ve kurumlar hakkında hukuki süreç başlatılacağı belirtildi.
Bu açıklama, yerel basında “siyasi partiler basına sınır mı çiziyor?” tartışmasını gündeme taşıdı.
SON SÖZ: KULİSİN SESİ KISILMAZ
Kulis haberciliği, siyasetin gölge oyunlarını aydınlatan fenerdir. Elbette her fener doğru yere tutulmalıdır. Elbette gazeteci sorumlulukla hareket etmelidir. Ancak siyaset kurumu da şunu bilmelidir:
Basın, sadece basın bülteni yayınlamak için yoktur.
Gazeteci, sadece alkışlamak için kalem tutmaz.
Kulis de, kamuoyunun duyması gereken bir gerçeğin ilk yankısı olabilir.
Bu nedenle mesele basına “yazmayın” demek değil, kamuoyuna “gerçeği sizden saklamıyoruz” diyebilmektir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
