ÜMİT ÖZDAĞ’DAN SERDAR AKİNAN’A FLAŞ AÇIKLAMALAR: “TÜRKİYE UÇURUMUN KENARINDA YÜRÜYOR”
ÜMİT ÖZDAĞ’DAN SERDAR AKİNAN’A FLAŞ AÇIKLAMALAR: “TÜRKİYE UÇURUMUN KENARINDA YÜRÜYOR”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, gazeteci Serdar Akinan’ın sorularını yanıtladı. Türkiye’nin iç siyaseti, anayasa tartışmaları, PKK süreci, Suriye, İsrail, dış politika, gençlerin umutsuzluğu ve parlamenter sistem başlıklarında dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Özdağ, “Türkiye’nin stratejik bağımsızlığını savunmalıyız” mesajı verdi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, gazeteci Serdar Akinan’ın sorularını yanıtladı. Türkiye’nin iç siyaseti, anayasa tartışmaları, PKK süreci, Suriye, İsrail, dış politika, gençlerin umutsuzluğu ve parlamenter sistem başlıklarında dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Özdağ, “Türkiye’nin stratejik bağımsızlığını savunmalıyız” mesajı verdi.
Gazeteci Serdar Akinan, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ile gerçekleştirdiği kapsamlı söyleşide Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve jeopolitik tabloyu masaya yatırdı.
Yaklaşık uzun soluklu söyleşide Akinan; Kürt meselesinden göçmen sorununa, ekonomiden dış politikaya, Suriye’den İsrail’e, anayasa tartışmalarından parlamenter sisteme kadar birçok başlıkta Özdağ’a sorular yöneltti.
Özdağ ise özellikle anayasa değişikliği, PKK süreci ve Türkiye’nin devlet yapısına ilişkin değerlendirmeleriyle dikkat çekti.
“ZAFER PARTİSİ BU SÜRECİN ATEŞİNİ HARLAMIYOR”
Serdar Akinan: Zafer Partisi’nin sert söylemleriyle mevcut sürecin gerilimini artırdığını düşünüyor musunuz?
Ümit Özdağ: Hayır. Aksine Zafer Partisi olarak bu süreçle ilgili sert ama doğru itirazlarımızı dile getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz.
Özdağ, kendilerine “PKK kendisini feshedecek” denildiğini belirterek, gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin tartışmaya açıldığını savundu.
“Bu anayasayı savunacağız” diyen Özdağ, anayasanın Türk milletine bu konuda görev verdiğini ifade etti.
“TÜRKİYE’NİN ANAYASASI TERÖR ÖRGÜTÜYLE ANLAŞILARAK DEĞİŞTİRİLEMEZ”
Serdar Akinan: Peki bu süreçte anayasa değişikliği tartışmalarına nasıl bakıyorsunuz?
Ümit Özdağ: Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın bir terör örgütüyle yapılacak herhangi bir anlaşma üzerinden değiştirilmesine karşı olduklarını belirterek, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Özdağ’a göre Türkiye’nin karşı karşıya olduğu temel mesele yalnızca günlük siyasetin konusu değil; devletin yapısı ve geleceğiyle doğrudan bağlantılı.
“TÜRKİYE’DE YENİDEN PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜLMELİ”
Söyleşinin ilerleyen bölümünde Akinan, Özdağ’a doğrudan Türkiye’nin yönetim sistemini sordu.
Serdar Akinan: Türkiye’nin yeni bir anayasaya ve parlamenter sisteme dönmeye ihtiyacı var mı?
Ümit Özdağ: Evet. Zafer Partisi olarak Türkiye’nin parlamenter devlet düzenine ve başbakanlık sistemine dönmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Özdağ, parlamenter sistemin Türk devlet geleneği açısından daha uygun olduğunu savundu. Göktürklerden Selçuklu ve Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet tarihine kadar devlet yönetiminde başbakanlık benzeri yapıların bulunduğunu ifade etti.
Özdağ ayrıca mevcut başkanlık sistemini eleştirerek, Türkiye’nin tarihinde bugünkü sisteme benzer bir yönetim modelinin istisnai olduğunu savundu.
“MÜSTEŞARLIK DEVLET AKLININ SİYASAL BİÇİMİYDİ”
Özdağ’ın dikkat çeken açıklamalarından biri de devlet bürokrasisine ilişkin oldu.
Zafer Partisi olarak bakan yardımcılığı sistemini eleştirdiklerini belirten Özdağ, eski müsteşarlık sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ümit Özdağ: “Müsteşarlık devlet aklının siyasal biçimiydi.”
Özdağ’a göre müsteşar, ilgili bakanlığın bürokrasisini, devlet tecrübesini ve kurumsal hafızasını bilen bir isim olarak siyasi yönetim ile bürokrasi arasında önemli bir görev üstleniyordu.
Mevcut sistemde ise devlet deneyimine sahip olmayan kişilerin önemli görevlere getirildiğini savunan Özdağ, bunun hem devlet yönetimi hem de iktidar açısından sorun oluşturduğunu söyledi.
“TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU SADECE İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİYLE OLMAZ”
Söyleşinin bir başka bölümünde muhalefet ve iktidar değişikliği konusu gündeme geldi.
Özdağ, Türkiye’de yalnızca iktidarın değişmesinin yeterli olmayacağını savundu.
Ümit Özdağ: Yeni gelecek iktidarın devlet aklına, deneyime ve bilgiye sahip kadrolar içermesi gerektiğini belirten Özdağ, Türkiye’nin bir başka aynı yönetim anlayışına teslim edilmemesi gerektiğini söyledi.
Özdağ, Türkiye’nin Atatürk çizgisinde bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu savundu.
SURİYE VE İRAN HATTINDA NE OLUYOR?
Söyleşide dış politika ve özellikle Suriye de geniş yer buldu.
Özdağ, Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Suriye’deki gelişmeler ile PKK ve PJAK bağlantısına dikkat çeken Özdağ, bölgedeki yapılanmaların Türkiye ve komşu ülkeler açısından oluşturabileceği riskler konusunda uyarılarda bulundu.
Özdağ, geçmişte Suriye politikası konusunda yaptığı uyarıları da hatırlatarak, bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini savundu.
“İSRAİL İLE GERİLİM KONJONKTÜREL DEĞİL, YAPISAL”
Serdar Akinan’ın İsrail-Türkiye ilişkileri ve bölgedeki gelişmelere ilişkin sorularını da yanıtlayan Özdağ, İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin yalnızca seçim dönemleriyle açıklanamayacağını savundu.
Ümit Özdağ: Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin artık “yapısallaşan” bir gerilim olduğunu düşündüğünü söyledi.
Özdağ, İsrail’de mevcut siyasi anlayışın iktidarda olduğu sürece Türkiye’ye yönelik bölgesel baskı ve tehditlerin devam edeceği görüşünü dile getirdi.
“TÜRKİYE BİLİNÇLİ VE SİSTEMLİ OLARAK TAHRİK EDİLİYOR”
Özdağ, İsrail’in Türkiye çevresindeki askeri ve diplomatik hamlelerine ilişkin değerlendirmelerinde de dikkat çekici ifadeler kullandı.
Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaşanan gelişmelere dikkat çeken Özdağ, İsrail’in Türkiye’yi “bilinçli ve sistemli” biçimde tahrik ettiğini savundu.
“GENÇLER UMUTSUZ, BAZILARI TÜRKİYE’Yİ TERK EDİYOR”
Söyleşide Türkiye’nin toplumsal psikolojisi de gündeme geldi.
Akinan, ülkede giderek artan umutsuzluk ve insanların kendilerini güvende hissetmemesi üzerinden Özdağ’a çözüm önerisini sordu.
Özdağ, geniş kitlelerde umutsuzluğun arttığını kendisinin de gördüğünü belirterek, bazı gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak için Türkiye’yi terk ettiğini söyledi.
Buna rağmen gençlere ve umutsuzluğa düşen vatandaşlara “mücadeleyi bırakmayın” mesajı verdi. Özdağ, Türkiye’nin tarih boyunca çok daha ağır dönemlerden geçtiğini hatırlatarak, bugün yaşanan sorunların da aşılabileceğini savundu.
“WASHINGTON’A DA MOSKOVA’YA DA PEKİN’E DE BAĞIMLI OLMAYACAĞIZ”
Söyleşinin son bölümünde Zafer Partisi’nin dış politika vizyonunu da anlatan Özdağ, Türkiye’nin herhangi bir küresel gücün yörüngesine girmemesi gerektiğini söyledi.
Özdağ, Zafer Partisi yönetimindeki Türkiye’nin Washington, Moskova veya Pekin’e bağımlı olmayacağını belirterek, Atatürk çizgisinde, stratejik bağımsızlığı önceleyen bir dış politika izleyeceklerini ifade etti.
Savunma sanayisinin geliştirilmesi, Türkiye’nin stratejik kapasitesinin artırılması ve ülkenin olası savaş senaryolarında daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini savunan Özdağ, sanayi ve lojistik politikalarının da bu anlayış doğrultusunda yeniden ele alınabileceğini söyledi.
ÖZDAĞ’DAN MESAJ: “UÇURUMUN KENARINDA YÜRÜYORUZ”
Serdar Akinan’ın sorularıyla ilerleyen söyleşide Ümit Özdağ; anayasa, PKK süreci, Suriye, İsrail, dış politika, devlet yönetimi, parlamenter sistem, muhalefet, gençlerin umutsuzluğu ve Türkiye’nin stratejik bağımsızlığı gibi başlıklarda Zafer Partisi’nin yaklaşımını anlattı.
Özdağ’ın söyleşide öne çıkan mesajlarından biri ise Türkiye’nin yalnızca bir iktidar değişikliğine değil, devlet aklına, kurumsal hafızaya ve stratejik bağımsızlığa sahip bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğu yönündeydi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
