Aydın’da belediyecilik neden zor?
Aydın’da belediyecilik neden zor?
Zorlu coğrafyasıyla Aydın’da belediyecilik yapmak kolay değil; bu gerçek göz ardı edilerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na yöneltilen sert eleştiriler “haksızlık” tartışmasını büyütüyor.
Zorlu coğrafyasıyla Aydın’da belediyecilik yapmak kolay değil; bu gerçek göz ardı edilerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na yöneltilen sert eleştiriler “haksızlık” tartışmasını büyütüyor.
Aydın, Türkiye’nin en karmaşık fiziki coğrafyalarından birine sahip. Dağlık alanlar, sulak ve bataklık araziler, Büyük Menderes Havzası, yer altı su seviyesi yüksek bölgeler ve aktif fay hatları aynı il sınırları içinde bulunuyor. Bu tablo, altyapı yatırımlarını Ege’deki birçok ilden çok daha maliyetli, teknik açıdan daha riskli ve zaman alıcı hale getiriyor. Dolayısıyla Aydın’da yapılan her yol, kanalizasyon, yağmur suyu ya da battı-çıktı projesi “standart belediyecilik” kategorisinde değerlendirilemez.
4 dönemlik başkanlık gerçeği
Özlem Çerçioğlu tam dört dönemdir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapıyor. İlk dönem için “kurumsallaşma ve acemilik dönemi” tanımı, yerel yönetim pratiği açısından makul. Büyükşehir statüsüne yeni geçmiş bir şehirde kadro kurmak, teknik ekipleri oluşturmak ve finansal disiplini sağlamak başlı başına bir süreçtir. Hatalar, eksikler ve yanlış tercihler bu dönemin kaçınılmaz parçasıdır.
Eleştiriler neden sert?
Son yıllarda Başkan Çerçioğlu’na yöneltilen eleştirilerin önemli bir bölümü teknikten çok siyasi nitelik taşıyor. Bunu bizzat Ankara’nın da bildiği bir sır değil. Nitekim Recep Tayyip Erdoğan’ın, Çerçioğlu’na yönelik yaklaşımı da bu durumu teyit eder nitelikte. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çerçioğlu’nu “bağrına basması”, suçlamaların önemli kısmının siyasal rekabetten kaynaklandığının dolaylı bir kabulü olarak okunuyor.
CHP içi baskı ve yeni pozisyonlanma
CHP içinden gelen parti içi eleştiriler ve medya baskısı, Çerçioğlu’nun hareket alanını daraltan faktörler arasında yer aldı. Bu atmosferde Başkan’ın, Cumhurbaşkanı ile kurduğu yeni siyasi denge ve “Cumhurbaşkanımızın himayesindeyim” çıkışı, yerel yönetim refleksi açısından rasyonel ve pragmatik bir hamle olarak değerlendirilebilir. Siyasette bazen ideolojik konumdan çok, kentin çıkarlarını koruyacak güç dengeleri önem kazanır.
Haksızlık nerede başlıyor?
Sorun şu noktada düğümleniyor: Aydın’ın zorlu coğrafi gerçekliği yok sayılarak yapılan eleştiriler, teknik analizden çok duygusal ve politik reflekslere dayanıyor. Altyapı sorunlarını tartışmak elbette meşru; ancak “her şey kötü, her şey yanlış” diliyle yürütülen kampanyalar, kamuoyunu bilgilendirmekten çok yıpratmaya hizmet ediyor.
Kısa analiz
Özlem Çerçioğlu’na yönelik eleştirilerin bir kısmı haklı, bir kısmı ise açık biçimde orantısız. Aydın gibi zor bir coğrafyada belediyecilik yapmak, masa başında proje çizmekten ibaret değil. Eleştiri yapılacaksa; teknik raporlar, hidrolojik veriler ve afet senaryoları üzerinden yapılmalı. Aksi halde bu tartışma, belediyecilikten çok siyasi polemik düzeyinde kalmaya mahkûm olur.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
