Ümit Yeşildağ
Köşe Yazarı
Ümit Yeşildağ
 

Biz değersiz değiliz, şımarıklığınız medyaların çokluğundan!..

Kaliteli medyalar da çoğaldı, bir tanesi de bizim medyamız Ama biz Türkiye medyasıyız, Ege'yi çoktan aştık!... Neyse yerel konumuza gelelim!... FETÖ'cüler beni bütün gruplardan engellemiş, çok da tınn!.. Hani şu benimle oturup "Bir çay bile içmeden" tek kelime etmeden, hakkımda fikir sahibi olanlar!.. Bunun sebebi takdir edersiniz ki "Birileriyle oturup şahsım hakkında dedikodu yapmaları" Başka ne olabilir ki? Şahsım hakkında Dedikodu diyorum, süslenmiş iftiralar, abartılı karalamalar yani. Canları sağolsun bakalım nereye kadar böyle götürecekler. Ünlü yazar Ergun Poyraz'a göre Türkiye'de en çok FETÖ artığı Aydın'da bulunuyor! Aslında FETÖ'cülerin ele geçirdiği çıkar çetelerinin güvenirliği de artık kalmadı. Medyaların güvenilirliği çetelerden daha önemli hale geldi. Bunu en son Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aydın programında yaşadık. Medyamız ve şahsıma güvenenlere teşekkür ederim. ÖZLEM ÇERÇİOĞLU YIPRANIYOR MU, ÇIKIŞTA MI? Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu medyalarına bakarsanız "Çerçioğlu yükselişte" Bana sorarsanız bence de yükselişte! Ama bu sadece bir tahmin Bunu ve biriken başka konuları test etmek ve mikrofonumu alıp sokaklara çıkmak için güneşli günler kolluyorum, görür görmez meydanlarda olacağım. Çerçioğlu karşıtı medyalara ve CHP'ye bakarsanız ise "Çerçioğlu istenmiyor" Hergün oy kaybediyor, itibar kaybediyor. Hangisi doğru sokakta öğreneceğiz. ÖMER GÜNEL CEPHESİ! Ömer Günel cephesi sakin ve itidalli davranıyor, zaten Ömer Günel demek CHP demek oldu Aydın'da İlk yerel seçimde çok büyük ihtimal CHP'nin Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacak. Özlem Çerçioğlu kendisini içeriye attırmayı başaramaz ise tabii. Başaracak gibi görünmüyor, çünkü yaptıkları ve yaptırdıkları hem Ak Parti Aydın yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları tarafından desteklenmiyor. Hem de örneğin "Kuşadası'nda İmar Rantına Geçit Yok" derken ne anlatmak istiyor anlayabilen yok. Çünkü neden, "İmar yetkileri büyükşehir belediyelerinde olduğu için" değil mi! Yani siz izin vermezseniz Sn. Çerçioğlu Aydın'da kuşlar bile yuva kuramaz... Böyle olunca ne imarı, ne rantı derler adama, inandırıcılığı yok!.. TEKRAR TEKRAR ANLATALIM Kİ, ANLAYIN!.. Bakın ben diyorum ki; Türkçe konuşuyorum, do you speak Turkish!.. Bir daha, bir daha, Levent Yüksel'i unuttuk mu!.. Diyorum kii!.. Ben değersiz değilim. Sadece ortalık çok gürültülü. Ve gürültü arttıkça sesin kıymeti düşüyor; tıpkı enflasyon gibi. Bugün medya dediğimiz şey, hakikatin terazisi olmaktan çıkıp bir desibel yarışına dönüştü. Kim daha çok bağırıyor, kim daha kalabalık, kim daha çok ekranda… İşte değer ölçüsü bu oldu. Şımarıklık da tam buradan besleniyor. Medya çoğaldıkça edep azalıyor, ekran büyüdükçe vicdan küçülüyor. FETÖ artıkları beni bütün gruplardan engellemiş. Şaşırdım mı? Hayır. Çünkü engellemek, cevap veremeyenlerin kullandığı en sessiz çığlıktır. Hani şu benimle bir çay içmeden, bir kelime konuşmadan, gözümün içine bakmadan; ama hakkımda kanaat üretenler var ya… İşte onlar, kulaktan kulağa oynanan o meşhur oyunun profesyonel oyuncuları. Bilirsiniz, ilk cümle fısıltıdır, son cümle iddianame olur. Buna dedikodu diyorum. Ama sıradan dedikodu değil; süslenmiş iftira, cilalanmış karalama, makyajlı yalan… Yani hakikatin üstüne sürülen ağır fondöten. Canları sağ olsun. Zaten bu işler bir yere kadar gider. Çünkü yalan hızlı koşar ama nefesi kısadır; hakikat yavaş yürür ama yolu uzundur. Ünlü yazar Ergun Poyraz’ın yıllar önce söylediği bir söz var: “Türkiye’de en çok FETÖ artığı Aydın’da.” Bu lafın doğruluğu ya da yanlışlığı bir yana; rahatsız edici olması, doğru olma ihtimalinden geliyor zaten. Bugün FETÖ’nün ele geçirdiği çıkar çetelerinin artık bir ağırlığı kalmadı. Çünkü güven bitti. Güven bitince para da, güç de, medya da çürür. Şu an asıl mesele şudur: Medyaya kim güveniyor? Cevabı en net şekilde Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın programında gördük. Kimler vardı, kimler yoktu; kimler alkışlandı, kimler görmezden gelindi… Siyaset bazen sandıkla değil, mesafe ile ölçülür. Bu noktada medyamıza ve şahsıma güvenen herkese teşekkür ediyorum. Çünkü bugün güven, altından daha kıymetli bir maden. Özlem Çerçioğlu Yıpranıyor mu, Yoksa Cilalanıyor mu? Gelelim Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu meselesine… Kendi medyalarına bakarsanız tablo şahane: “Yükselişte!” Grafikler yukarı, manşetler parlak, cümleler umutlu. Bana sorarsanız… Evet, yükselişte olabilir. Ama bazen yükselmek, zeminden kopmak anlamına da gelir. Yerden ne kadar uzaklaşırsanız, düşüş o kadar sert olur. Bu sadece bir tahmin. Ben tahminle yetinmem. O yüzden mikrofonumu alıp sokağa çıkacağım. Güneşli günleri kolluyorum. Güneşi görür görmez meydanlardayım. Çünkü hakikatin en net sesi, sokakta yankılanır. Çerçioğlu karşıtı medyalara ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki bazı çevrelere bakarsanız tablo tam tersi: “İstenmiyor.” “Her gün oy kaybediyor.” “İtibar eriyor.” Hangisi doğru? Cevabı ne manşet verir ne kulis. Cevabı pazarda domates alan teyze, otobüs bekleyen genç, çay ocağındaki emekli verir. Ömer Günel Cephesi: Sessizlik Bazen Stratejidir Ömer Günel cephesi ise sakin. Hatta fazla sakin. Ama siyasette sessizlik her zaman boşluk değildir; bazen fırtına öncesi durgunluktur. Bugün Aydın’da “Ömer Günel” dendiğinde, birçok kişi doğrudan CHP’yi düşünüyor. Bu kolay kazanılmış bir refleks değil. İlk yerel seçimde, çok büyük ihtimalle CHP’nin Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacaktır. Tabii Özlem Çerçioğlu kendisini içeriye attırmayı başaramazsa… Ama görünen o ki bu pek mümkün değil. Çünkü yapılanlar ve yaptırılanlar; ne Adalet ve Kalkınma Partisi Aydın yöneticileri, ne milletvekilleri, ne de belediye başkanları tarafından sahipleniliyor. Bir de şu meşhur slogan var: “Kuşadası’nda imar rantına geçit yok!” Güzel slogan. Ama sloganda mantık da olmalı. İmar yetkileri kimde? Büyükşehirde. Yani siz izin vermezseniz Sayın Çerçioğlu, Aydın’da kuşlar bile yuva yapamaz. Hal böyleyken, “imar rantına karşıyım” demek; yağmur yağarken “ben ıslanmıyorum” demeye benziyor. İnandırıcılık dediğiniz şey, işte tam burada başlar. Ve bitti mi, geri gelmesi zordur. SON SÖZ YERİNE Bu şehirde herkes konuşuyor. Ama çok az kişi söylediğinin arkasında duruyor. Ben konuşuyorum, çünkü dinliyorum. Yazıyorum, çünkü görüyorum. Sokakta olacağım, çünkü gerçek orada. Hakikat bir gün mutlaka mikrofona konuşur. O gün, herkes duyacak.
Ekleme Tarihi: 02 Şubat 2026 -Pazartesi

Biz değersiz değiliz, şımarıklığınız medyaların çokluğundan!..

Kaliteli medyalar da çoğaldı, bir tanesi de bizim medyamız
Ama biz Türkiye medyasıyız, Ege'yi çoktan aştık!...
Neyse yerel konumuza gelelim!...
FETÖ'cüler beni bütün gruplardan engellemiş, çok da tınn!..
Hani şu benimle oturup "Bir çay bile içmeden" tek kelime etmeden, hakkımda fikir sahibi olanlar!..
Bunun sebebi takdir edersiniz ki "Birileriyle oturup şahsım hakkında dedikodu yapmaları"
Başka ne olabilir ki?
Şahsım hakkında
Dedikodu diyorum, süslenmiş iftiralar, abartılı karalamalar yani.
Canları sağolsun bakalım nereye kadar böyle götürecekler.
Ünlü yazar Ergun Poyraz'a göre Türkiye'de en çok FETÖ artığı Aydın'da bulunuyor!
Aslında FETÖ'cülerin ele geçirdiği çıkar çetelerinin güvenirliği de artık kalmadı.
Medyaların güvenilirliği çetelerden daha önemli hale geldi.
Bunu en son Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aydın programında yaşadık.
Medyamız ve şahsıma güvenenlere teşekkür ederim.

ÖZLEM ÇERÇİOĞLU YIPRANIYOR MU, ÇIKIŞTA MI?
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu medyalarına bakarsanız "Çerçioğlu yükselişte"
Bana sorarsanız bence de yükselişte!
Ama bu sadece bir tahmin
Bunu ve biriken başka konuları test etmek ve mikrofonumu alıp sokaklara çıkmak için güneşli günler kolluyorum, görür görmez meydanlarda olacağım.
Çerçioğlu karşıtı medyalara ve CHP'ye bakarsanız ise "Çerçioğlu istenmiyor"
Hergün oy kaybediyor, itibar kaybediyor.
Hangisi doğru sokakta öğreneceğiz.

ÖMER GÜNEL CEPHESİ!
Ömer Günel cephesi sakin ve itidalli davranıyor, zaten Ömer Günel demek CHP demek oldu Aydın'da
İlk yerel seçimde çok büyük ihtimal CHP'nin Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacak.
Özlem Çerçioğlu kendisini içeriye attırmayı başaramaz ise tabii.
Başaracak gibi görünmüyor, çünkü yaptıkları ve yaptırdıkları hem Ak Parti Aydın yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları tarafından desteklenmiyor.
Hem de örneğin "Kuşadası'nda İmar Rantına Geçit Yok" derken ne anlatmak istiyor anlayabilen yok.
Çünkü neden, "İmar yetkileri büyükşehir belediyelerinde olduğu için" değil mi!
Yani siz izin vermezseniz Sn. Çerçioğlu Aydın'da kuşlar bile yuva kuramaz...
Böyle olunca ne imarı, ne rantı derler adama, inandırıcılığı yok!..

TEKRAR TEKRAR ANLATALIM Kİ, ANLAYIN!..

Bakın ben diyorum ki; Türkçe konuşuyorum, do you speak Turkish!..
Bir daha, bir daha, Levent Yüksel'i unuttuk mu!..

Diyorum kii!..

Ben değersiz değilim.
Sadece ortalık çok gürültülü.
Ve gürültü arttıkça sesin kıymeti düşüyor; tıpkı enflasyon gibi.

Bugün medya dediğimiz şey, hakikatin terazisi olmaktan çıkıp bir desibel yarışına dönüştü. Kim daha çok bağırıyor, kim daha kalabalık, kim daha çok ekranda… İşte değer ölçüsü bu oldu. Şımarıklık da tam buradan besleniyor. Medya çoğaldıkça edep azalıyor, ekran büyüdükçe vicdan küçülüyor.

FETÖ artıkları beni bütün gruplardan engellemiş.
Şaşırdım mı? Hayır.
Çünkü engellemek, cevap veremeyenlerin kullandığı en sessiz çığlıktır.

Hani şu benimle bir çay içmeden, bir kelime konuşmadan, gözümün içine bakmadan; ama hakkımda kanaat üretenler var ya… İşte onlar, kulaktan kulağa oynanan o meşhur oyunun profesyonel oyuncuları. Bilirsiniz, ilk cümle fısıltıdır, son cümle iddianame olur.

Buna dedikodu diyorum.
Ama sıradan dedikodu değil; süslenmiş iftira, cilalanmış karalama, makyajlı yalan
Yani hakikatin üstüne sürülen ağır fondöten.

Canları sağ olsun.
Zaten bu işler bir yere kadar gider.
Çünkü yalan hızlı koşar ama nefesi kısadır; hakikat yavaş yürür ama yolu uzundur.

Ünlü yazar Ergun Poyraz’ın yıllar önce söylediği bir söz var:
“Türkiye’de en çok FETÖ artığı Aydın’da.”
Bu lafın doğruluğu ya da yanlışlığı bir yana; rahatsız edici olması, doğru olma ihtimalinden geliyor zaten.

Bugün FETÖ’nün ele geçirdiği çıkar çetelerinin artık bir ağırlığı kalmadı. Çünkü güven bitti. Güven bitince para da, güç de, medya da çürür. Şu an asıl mesele şudur:
Medyaya kim güveniyor?

Cevabı en net şekilde Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın programında gördük. Kimler vardı, kimler yoktu; kimler alkışlandı, kimler görmezden gelindi… Siyaset bazen sandıkla değil, mesafe ile ölçülür.

Bu noktada medyamıza ve şahsıma güvenen herkese teşekkür ediyorum. Çünkü bugün güven, altından daha kıymetli bir maden.

Özlem Çerçioğlu Yıpranıyor mu, Yoksa Cilalanıyor mu?

Gelelim Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu meselesine…

Kendi medyalarına bakarsanız tablo şahane:
“Yükselişte!”
Grafikler yukarı, manşetler parlak, cümleler umutlu.

Bana sorarsanız…
Evet, yükselişte olabilir.
Ama bazen yükselmek, zeminden kopmak anlamına da gelir. Yerden ne kadar uzaklaşırsanız, düşüş o kadar sert olur.

Bu sadece bir tahmin.
Ben tahminle yetinmem.
O yüzden mikrofonumu alıp sokağa çıkacağım. Güneşli günleri kolluyorum. Güneşi görür görmez meydanlardayım. Çünkü hakikatin en net sesi, sokakta yankılanır.

Çerçioğlu karşıtı medyalara ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki bazı çevrelere bakarsanız tablo tam tersi:
“İstenmiyor.”
“Her gün oy kaybediyor.”
“İtibar eriyor.”

Hangisi doğru?
Cevabı ne manşet verir ne kulis.
Cevabı pazarda domates alan teyze, otobüs bekleyen genç, çay ocağındaki emekli verir.

Ömer Günel Cephesi: Sessizlik Bazen Stratejidir

Ömer Günel cephesi ise sakin.
Hatta fazla sakin.

Ama siyasette sessizlik her zaman boşluk değildir; bazen fırtına öncesi durgunluktur. Bugün Aydın’da “Ömer Günel” dendiğinde, birçok kişi doğrudan CHP’yi düşünüyor. Bu kolay kazanılmış bir refleks değil.

İlk yerel seçimde, çok büyük ihtimalle CHP’nin Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacaktır.
Tabii Özlem Çerçioğlu kendisini içeriye attırmayı başaramazsa

Ama görünen o ki bu pek mümkün değil. Çünkü yapılanlar ve yaptırılanlar; ne Adalet ve Kalkınma Partisi Aydın yöneticileri, ne milletvekilleri, ne de belediye başkanları tarafından sahipleniliyor.

Bir de şu meşhur slogan var:
“Kuşadası’nda imar rantına geçit yok!”

Güzel slogan.
Ama sloganda mantık da olmalı.

İmar yetkileri kimde?
Büyükşehirde.

Yani siz izin vermezseniz Sayın Çerçioğlu, Aydın’da kuşlar bile yuva yapamaz.
Hal böyleyken, “imar rantına karşıyım” demek; yağmur yağarken “ben ıslanmıyorum” demeye benziyor.

İnandırıcılık dediğiniz şey, işte tam burada başlar.
Ve bitti mi, geri gelmesi zordur.

SON SÖZ YERİNE

Bu şehirde herkes konuşuyor.
Ama çok az kişi söylediğinin arkasında duruyor.
Ben konuşuyorum, çünkü dinliyorum.
Yazıyorum, çünkü görüyorum.
Sokakta olacağım, çünkü gerçek orada.

Hakikat bir gün mutlaka mikrofona konuşur.
O gün, herkes duyacak.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ege7gun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.