Geçtiğimiz günlerde İncirliova'da yaptığım röportajlarda gençlerin herhangi bir menfaati olmadığı için, doğruları söyledikleri için onlara daha çok mikrofon uzatmaya çalışmıştım!..
Çünkü doğruları söylüyorlar!
Soru şuydu: İncirliova'nın sorunları ve en önemli sorunu nedir?
Gençlerin verdiği ortak cevap: İncirliova'da herşey sorun, sorun olmayan birşey yok ki şeklindeydi...
Başkanlar bakın; iki tane haber sitemiz var bir tanesi ege7gun.com (Artık bütün Türkiye okuyor)
Diğeri ise Aydinhaber.Org (Aydın'a özel)
Ama bundan böyle taa ki seçime kadar bu iki haber sitemizde ve sosyal sayfalarımızda Aydın'la ilgili çok extra durumlar dışında hiçbir haber yayınlamama kararı aldık.
Aytekin Bey ve Özlem Hanım'a da bir çift sözüm var;
CHP'li İncirliova İlçe Başkanının iddisına göre, Aytekin Kaya'nın 7 akrabası belediyede çalışıyormuş.
Uyanık Başkan Aytekin Kaya denk geldiğimiz yerlerde yüzümüze gülüp röportaj isteklerine tamam diyor ama oturup röportaj yapmaya gelince telefonlara çıkmıyor, randevusuna uymuyor, resmen şahsıma saygısızlık...
Kamu görevi yapan bir gazeteciye saygısızlık demek kamuya saygısızlık demektir...
Aslında hepsi herkesi insan olarak değil de "Oy" olarak gördükleri için, birebir veya yüzyüze görüşmelerde her türlü isteğe "Tamam" diyorlar, yüzleri ise hep gülümsemektedir, kamuda yüzü asık siyasetçi, ünlü göremezsiniz...
Ama özel hayatlarında dünyanın en suratsız insanlarıdır bunlar, dünyayı ben yarattım diye yaşarlar!..
Aydın'da bir sürü proje yapılıyor, battı çıktıların yapımına 1 Mart'tan itibaren başlanacak, karayolları 1-2 yıl boyunca büyük bir keşkemeşe sahne olacak ama sonu mutlu biteceği için "ki bence çoğunda problem olacak!" herkes buna katlanacak!..
Çünkü Özlem Çerçioğlu'nun yaptığı işlerin çoğunda hep problem olmuştur, ya fiyatta, ya da yapılan işlerde...
Araştırın bunu net bir şekilde zaten görürsünüz!..
Şahsımın yaptığı röportajlara istinaden ise Özlem Hanım İncirliova'ya yatırım yağdırmaya başlıyor, ne yatıracak, nereden ne olacak kimsenin haberi yok, kamu yararı için çalışan bizlere detaylı bilgi veren yok "Ben yaptım oldu" kimseyi ilgilendirmez modu devam ediyor!..
AKP'li olan üst düzey ve etkili yetkili siyasetçiler kendisini "Allah" zannediyor!..
Ben size daha çook röportaj yaparım, yol gösteririm ama, siz her türlü "yolunuzu bulursunuz", bundan kuşkumuz yok!..
Ama seçim de bir yandan yaklaşıyor, Allah kim herkes görecek, vatandaş mı yoksa AKP'liler ve çoğu siyasetçlier gibi "sokakta herkesin yüzüne gülen, herkese gel diyen, isteklere tamam diyen, popülizmden başka birşey yapmayanlar" mı kazanacak!...
Kasım'da seçim var, çok az kaldı!..
Ak koyun kara koyun ortaya çıkacak...
TEKRAR EDECEK OLURSAK, ÜZERİNE BASARSAK?
İncirliova: Sorunlar Şehri mi, Vaatler Sahnesi mi?
İncirliova’da sokaklar konuşuyor. Kahvehaneler konuşuyor. Gençler konuşuyor. Ve en önemlisi, artık sabır konuşuyor. Çünkü bu ilçede sorunlar o kadar çoğaldı ki, insanlar artık tek tek saymayı bırakmış durumda. Sorunlar bir liste değil, adeta bir manzara haline gelmiş.
Geçtiğimiz günlerde yaptığımız röportajlarda özellikle gençlere mikrofon uzattık. Çünkü onların beklentisi yok, çıkarı yok, hesabı yok. Ve belki de bu yüzden en net cümleyi onlar kurdu:
“İncirliova’da sorun olmayan bir şey yok.”
Bu cümle, bir eleştiri değil; bir fotoğraftır.
Gülümseyen Yüzler, Kapalı Kapılar
Siyasetçilerle karşılaştığınızda her şey çok güzel görünür. Sokakta selam verilir, el sıkılır, “Her zaman bekleriz” denir. Yüzlerde eksik olmayan bir gülümseme vardır.
Ama mesele randevuya gelince telefonlar susar.
Mesajlar yanıtsız kalır.
Kapılar kapanır.
Çünkü vatandaş birey değildir; seçmen olarak görülür. İnsan değil, oy sayısıdır.
Kamuya açık alanda sıcak, özelde mesafeli bir yönetim anlayışı, zamanla güveni aşındırır. Gülümseyen yüzler kalır, ama güven kaybolur.
Gençlerin Aynası
Bir ilçenin en dürüst aynası gençlerdir. Onlar geleceğe bakar. Eğer umut görmüyorlarsa, sorun vardır.
İncirliova’da gençlerin ortak duygusu şu:
İş yok.
Sosyal alan yok.
Plan yok.
Vizyon yok.
Bir ilçede gençler umudu başka şehirlerde arıyorsa, orada yalnızca ekonomik değil, yönetsel bir boşluk da vardır.
Yatırımlar: Bilgi Var mı, Sadece Söylenti mi?
Son günlerde İncirliova için büyük yatırımlardan söz ediliyor. Rakamlar büyük, başlıklar iddialı.
Ancak kamu adına soru soranlara detay yok.
Projelerin kapsamı belirsiz.
Takvim net değil.
“Ben yaptım oldu” anlayışı, modern yönetimin değil, eski alışkanlıkların ürünüdür. Oysa kamu yatırımı, şeffaflık ister. Çünkü bu yatırımlar bir kişinin değil, halkın parasıdır.
Büyük Projeler, Büyük Endişeler
Aydın genelinde başlayacak olan büyük yol ve altyapı çalışmaları da ayrı bir tartışma konusu. 1-2 yıl sürecek yoğun trafik, kazılar ve şehir içi karmaşa kapıda.
Evet, büyük projeler sabır ister.
Ama plansızlık sabrı tüketir.
Vatandaşın sorusu basit:
Bu süreç iyi yönetilecek mi?
Yoksa sorunlar büyüyerek mi ilerleyecek?
Güç ve Mesafe
Yerel yönetimde en tehlikeli durum, yöneten ile yönetilen arasındaki mesafenin büyümesidir.
Eleştiriye kapalı, soruya mesafeli, bilgi paylaşmayan bir yönetim anlayışı zamanla kendi dünyasını kurar. Bu dünya dışarıdan bakıldığında güçlü görünür; ama içinde sessiz bir kopuş başlar.
Çünkü vatandaşın en hassas olduğu konu şudur:
Duyulmak.
Seçime Giden Yol
Seçimler yaklaşırken şehirlerde ilginç bir hareketlilik başlar. Açılışlar artar, projeler hızlanır, ziyaretler çoğalır.
Ama vatandaş artık eski seçmen değil.
Gördüğünü hatırlıyor.
Yaşadığını unutmaz.
Popüler söylemler, sürekli gülümseyen yüzler ve herkese verilen sözler bir yere kadar etkili olur. Sonrasında sandık, en sessiz ama en net cevabı verir.
Sonuç: Zamanın Testi
İncirliova bugün bir yol ayrımında. Bir tarafta büyük vaatler, diğer tarafta günlük hayatın gerçek sorunları var.
Zaman ilerliyor.
Sabır azalıyor.
Beklenti büyüyor.
Ve her seçim döneminde olduğu gibi, sonunda aynı soru yeniden sorulacak:
Gerçekten hizmet eden mi kazandı?
Yoksa sadece herkese “tamam” diyenler mi?
Cevabı, yine sokaklar verecek.
Ve o gün geldiğinde, herkes birbirini değil, gerçeği görecek.
Ama özel hayatlarında dünyanın en suratsız insanlarıdır bunlar, dünyayı ben yarattım diye yaşarlar!..
Aydın'da bir sürü proje yapılıyor, battı çıktıların yapımına 1 Mart'tan itibaren başlanacak, karayolları 1-2 yıl boyunca büyük bir keşkemeşe sahne olacak ama sonu mutlu biteceği için "ki bence çoğunda problem olacak!" herkes buna katlanacak!..
Şahsımın yaptığı röportajlara istinaden Özlem Hanım İncirliova'ya yatırım yağdırmaya başlıyor, ne yatıracak, nereden ne olacak kimsenin haberi yok, kamu yararı için çalışan bizlere detaylı bilgi veren yok "Ben yaptım oldu" kimseyi ilgilendirmez modu devam ediyor!..
AKP'li olan kendisini "Allah" zannediyor!..
Size ben daha çook röportaj yaparım, yol gösteririm ama, siz her türlü "yolunuzu bulursunuz", bundan kuşkumuz yok!..
Ama seçim yaklaşıyor, Allah kim herkes görecek, vatandaş mı yoksa AKP gibi "sokakta herkesin yüzüne gülen, herkese gel diyen, isteklere tamam diyen, popülizmden başka birşey yapmayanlar" mı kazanacak!...
2027 Kasım'da seçim var, çok az kaldı!.. (sadece 17 ay)
Ak koyun kara koyun ortaya çıkacak...
