Sorumsuzluk iktidara her gün puan ve oy kaybettiriyor!..
Sorumsuzluk iktidara her gün puan ve oy kaybettiriyor!..
Son dönemde yaşanan çeşitli olaylar sonrası bazı kesimlerden hükümete yönelik “siyasi sorumluluk ve istifa kültürü” eleştirileri yükselirken, kamuoyunda bakanların görevde kalması tartışma konusu oldu.
Son dönemde yaşanan çeşitli olaylar sonrası bazı kesimlerden hükümete yönelik “siyasi sorumluluk ve istifa kültürü” eleştirileri yükselirken, kamuoyunda bakanların görevde kalması tartışma konusu oldu.
Birkaç örnek vermemiz gerekirse;
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'yı parsel parsel satanı görevden alsaydı adliyeye sevketseydi,
Ormanlarımız cayır cayır yanınca Orman Bakanını görevden alsaydı, Bolu'daki otel yangınında Turizm Bakanını azletseydi,
Bebek ölümleri skandalında Sağlık Bakanını azletseydi, geçtiğimiz günlerde de Milli Eğitim Bakanını azletseydi seçimde %70 oy alırdı.
Bunca beceriksizlik Japonya'da olsa bakanlar harakiri yapar canına kıyardı, Avrupa'da böyle şeyler olsa bir gün bile geçmeden istifa ederlerdi.
Peygamberimiz bile hata edip tövbe etmişken bunların hiç mi sorumluluğu yok!
Hırsızları, dolandırıcıları, uyuşturucu kaçakçılarını, liyakatsizları ve yolsuzluk yapanları korumasaydı bu duruma düşmezdi.
Ama buna karşın CHP'li siyasetçilerin ve belediye başkanlarının en ufak bir durumda gözaltına alınıp, tutuklanıp anında cezaevine gönderilmeleri ise vatandaşlarımıza ister-istemez "Bu kadar zulüm olmaz be kardeşim" dedirtiyor..
Devlet yönetmek, sadece makamda oturmak değildir.
Sorumluluk almaktır.
Ama Türkiye’de uzun zamandır başka bir tabloyla karşı karşıyayız.
Yaşanan her büyük olaydan sonra aynı sahne:
Tartışma var… tepki var… acı var…
Ama sonuç yok.
SORUMLULUK ALAN VAR MI?
Bir şehirle ilgili tartışma çıkar…
Bir felaket yaşanır…
Bir skandal ortaya çıkar…
Ama ne değişir?
İsimler aynı, koltuklar aynı, sistem aynı.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi devam edilir.
Oysa devlet yönetiminde en temel ilke şudur:
Hata varsa, sorumluluk da vardır.
DÜNYA NE YAPIYOR, BİZ NE YAPIYORUZ?
Gelişmiş ülkelerde bu işler farklı yürür.
Japonya’da bir kriz yaşanırsa, sorumlu istifa eder.
Avrupa’da bir hata yapılırsa, görev bırakılır.
Çünkü orada koltuk değil, güven korunur.
Bizde ise tam tersi:
Koltuk korunur, güven kaybolur.
MESELE SADECE İSTİFA DEĞİL
Bu konu sadece bir görevden alma meselesi değil.
Bu, bir yönetim anlayışı meselesi.
Şeffaflık var mı?
Hesap verilebilirlik var mı?
Yapılan hatanın bir bedeli var mı?
Eğer bunlar yoksa,
sorun kişiler değil, sistemdir.
SİYASETİN EN BÜYÜK SINAVI
Siyaset sadece kazanmak değildir.
Kriz anında nasıl davrandığın,
asıl karakterini gösterir.
Bir yönetim hata yaptığında
sorumluluk alıyorsa güçlenir.
Ama hata yokmuş gibi davranıyorsa
zayıflar.
SON SÖZ
Toplumun beklentisi çok net:
Adalet.
Şeffaflık.
Sorumluluk.
Bunlar yoksa,
en büyük kayıp seçim değil,
güvendir.
Ve unutulmamalı:
Güven bir kez giderse,
hiçbir başarı onu geri getiremez.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
