Sen ki, adaletsizlikten hukuksuzluktan yakınırsın ama suçu kesinleşmemiş, hatta daha yargılanmamış insanları "infaz" edersin...
Ey halkım!..
Sen ki, seni çöp tenekesinden ekmek toplarsın ama saltanat içinde yaşayanları "itibardan tasarruf mu edeceklerdi?" diye savunursun...
Ey halkım!..
Sen ki, biad ettiğin birine iki çift laf söylenince küplere binersin ama ülkenin kurucusuna küfür edip iftira atanlara çıtın çıkmaz...
Ey halkım!..
Sen ki, şort ya da etek giyen kadınlara "fahişe" yaftası yapıştırırsın ama onlarla olmayı hayal ederek ağzından salyalar akıtırsın...
Ey halkım!..
Sen ki, adam kayırmaya ve rüşvete isyan edersin ama sana ya da bir yakınına avanta verilip torpil yapılınca yüzünde güller açar...
Ey halkım!..
Sen ki, iki göz oda evinin kirasını ödeyemeyince sokağa atılma korkusu yaşarsın ama bin odalı saraylarda yaşayanlara alkış tutarsın...
Ey halkım!..
Sen ki, "Yaratılanı severim yatadandan ötürü" dersin ama sokaklardaki masum canların katledilmesine sesin çıkmaz...
Ey halkım!..
Sen ki, cebindeki Akbil'in bazen "Yetersiz bakiye" diye bas bas bağırken, 20-30 milyonluk araçlara binen bürokratları baş tacı yaparsın...
Ey halkım!..
"Adalet mülkün temelidir" dersin ama gün gelir adaleti sağlaması için mafya babalarından destek istersin...
Ey halkım!..
Sen ki, kendi parasıyla iki kadeh bir şeyler içene "Haram zıkkım olsun" dersin de, memleketi soyup soğana çevirenlere tek kelime etmezsin...
Ey halkım!..
Sen ki, "Hepimiz kardeşiz" diye güzellemeler yaparsın ama insanları Kürt, Türk, Alevi, Yahudi, dinsiz, yobaz diye bin parçaya bölersin...
Ey halkım!..
Sahi sen kimsin?..
Sen nesin?..
