Değerli okuyucularım iyi haftalar dilerim.
Aydın Valisi Sayın Osman Varol Aydın iline Hoş geldiniz ilk izlenimler mükemmel Hayırlısı olsun Hoş Geldin valim.

Son yıllarda yaşanan olayların başında Türk Örf ve adetlerin başında gelen Evlilik dışı ilişkiler BİRÇOK evlilik DIŞI KADIN ERKEN İLİŞKİLERİNDE METRES YAŞAMAK adeta TÜRK AİLE YAPISINA DİNAMİT KONMUŞTUR.
Bu konu, hem toplumsal ahlak hem de hukuki sorumluluklar penceresinden bakıldığında oldukça derin ve tartışmalı bir alan.
Bu mesele artık bireysel tercih tartışmasının çok ötesine geçmiştir.
Bu, doğrudan ahlak, hukuk, sorumluluk ve toplumsal güven meselesidir.Son yıllarda yeni bir yaşam modeli normalleştirilmeye çalışılıyor:
Resmî nikâh yok, sorumluluk yok, risk yok…
Ama aynı ev, aynı hayat, aynı yatak var. Sebep? Borç gelirse dokunmasın.Haciz gelirse bulaşmasın. Gelir kesilirse kaybolmasın.
Açık konuşalım:
Nikâhsız birliktelik artık çoğu zaman bir “özgürlük tercihi” değil, hukuki ve ekonomik sorumluluktan kaçma stratejisidir.
Bir çiftin, ekonomik riskleri (iflas, haciz vb.) bertaraf etmek amacıyla resmi nikah yerine "dini nikahlı" veya "nikahsız" beraberliği tercih etmesi, aslında bireysel bir stratejiden ziyade sistemin boşluklarını kullanma çabasıdır.
Aşkın "Haciz" Korkusuyla İmtihanı: Mal Kaçırmak mı, Hayat Kurtarmak mı?
Günümüz dünyasında ekonomi, sadece mutfağımızdaki yangını değil, artık yastık altındaki huzuru da, nikah masasındaki "evet" i de etkiler hale geldi.
Son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir senaryo var:
İş dünyasının fırtınalı sularında yüzen bir erkek ve onunla bir hayat paylaşan bir kadın.
Planları şu;
Yarın bir gün iflas bayrağı çekilirse veya ölüm olursa, alacaklılar kapıya dayandığında
"kadının malı kendine erkeğin mali kendine kalsin.
VEYA KADIN VE ERKEGIN NIKAHLI AILE YASAMLARI KURULDUGUNDA GELIRLERI YOK OLUYORSA.
"Aile birliği kağıt üzerinde kurulmasın ki borç ve diger gelirlere sirayet etmesin"
Düşüncesiyle resmi nikahın dışlandığı bir yaşam modelidir.Peki, bu durum ne kadar doğru ve ahlakidir ? Ya da daha önemlisi, bu bizi Türk toplumunu nereye götürüyor?
Hukuki Bir Zırh Olarak "Bekarlık"
Hukuken bakıldığında, resmi nikahın getirdiği "edinilmiş mallara katılma rejimi"
İflas ve ölüm durumunda bazen koruyucu bazen de riskli bir hal alabiliyor.
Borç şahsidir evet, ancak aile şerhinden tutun da ortak birikimlerin haciz kıskacına girmesine kadar pek çok risk kapıda bekliyor.
Çiftlerin, sırf borçlardan kaçmak diğer gelirlerini kaybetmemek adına resmi nikahtan feragat etmesi, aslında devlete ve sisteme karşı bir "savunma mekanizması
" geliştirme çabasıdır".
Ancak,
Bu durum, kadını ve erkegi hukuki güvenceden yoksun bırakırken, aileyi de sadece bir
"ekonomik birim" indirgemektedir.
**
Vicdan ve "Medrese Hayatı" Çelişkisi Konu, dini nikah
(halk tabiriyle medrese usulü yaşam) kisvesi altına sokulduğunda ise mesele etik bir boyut kazanıyor.
İnanç değerlerini, ticari bir başarısızlığın ve ölümün yaratacağı maddi hasarlardan korunmak için bir kalkan olarak kullanmak Kadın ve Erkek icin ne kadar samimi?
Borçtan kaçmak için kağıt üzerinde ayrı durup, gerçekte aynı sofraya oturmak;
Aslında alacaklının hakkından, yani "KUL HAKKINDAN DEVLETI ALDATMAK "
Hukuktan kaçma çabasının bir tezahürüdür.
KADIN ERKEK IÇIN
Güven mi, Strateji mi? Bir kadın ve bir erkeğin sevgisi, banka dekontlarının ve icra dosyalarının gölgesinde kalıyorsa orada ciddi bir erozyon var demektir.
Ayrica Ahlaksızlık var demektir.
"Gelirimiz kaybolmasın" derken, aslında aile kurumunun en büyük sermayesi olan
"şeffaflık ve dürüstlük" Türk Toplumunda elden kayıp gidiyor.
Resmi nikah sadece bir imza değil, toplum nezdinde bir sorumluluk beyanıdır.Sonuç Yerine
Ekonomik krizler geçer, borçlar yapılandırılır, iflaslar bir şekilde atlatılır.
Ancak
Bir toplumda aile kurumu "icra memurundan ve borclular dan alacaklilaedan Devletten mal kaçırma"
mantığıyla kurulmaya başlanırsa,
BIRLIKTE NIKAHSIZ YASAMDA EDINILINEN TAPU MULKLERIN AYRI AYRI TAPULANDIRILIYOR ARACLAR ALIYOR ŞIRKETLER SATIN ALINIYOR SA BANKA HESAPLARI AÇILIYOR ISE
O toplumun ahlaki temellerinde çatlaklar oluşur.
BÖYLE BIR AILE KURUMUNDA KADIN BEN BU ERKEGIN ESIYIYIM ERKEKTE BEN BU KADININ EŞİYIM DIYEMEZ.
BU BIRLIKTELIK KURULAN BIRLIKTELIK KURUMUNDA INSANLARA ALDATMAK UZERINE KURULMUŞ TICARI BORCLARDAN HUKUKU ALDATMAK INSANLARI ALDATMAK ÜZERE KURULMUSTUR AHLAKSIZLIKTIR.
TOPLUM BU DURUMU RET EDER. AHLAKSIZLIK OLARAK KABUL EDER.
Aile de Borcu borçla, ama hayatı dürüstlükle savunmak gerekir.
Yarın bir gün ticaret düzeldiğinde geri dönüp baktığınızda, o zor günlerde sadece parayı değil, haysiyetli bir birlikteliği de kurtarmış olmanın huzuru hiçbir maddi kazançla ölçülemez.
Hele Kadin ve Erkeğin ölümü sonucu birlikte yasadiklari dönemlerde kişilerin alacakların da hukuki olarak uzaklaşmak ahlaksızlık olarak toplum kabul eder.
Unutmamalı ki; en büyük iflas, cüzdanda değil, karakterde başlayandır.
ISTE BUNUN ICIN EVLILIK MUESSESI RESMI NIKAHLA BASLAR AKSİ KABUL EDİLEN YAŞAM AHLAKSIZLIKTIR.
TOPLUMU YANILTMAK TOPLUMA KOTU ORNEK OLMAKTIR.
Özellikle Toplumun önünde yaşayan insanlar Nikahsız yaşamayı, Örnek olarak toplumun önüne koymamaları gerekir.
BU KİŞILERIN NIKAHSIZ YAŞAMA ÖRNEGİ TÜRK AILE YAPISINA DİNAMıT KOYMAKTIR VE AHLAKİ DE DEGILDIR.TOPLUMA KÖTÜ ÖRNEK OLMAKTIR.
‘’ Nikahsız devam eden ilişkilerde kadın veya erkek ben erkeğin eşiyim diyemez erkekte bu kadın benim eşim diyemez önce gitsinler resmi nikah yapsınlar der Türk toplumu.’’
Son zamanlarda toplumda BASINDA aile yapımızda bu tür SAPKIN düşünceler çok olduğu için bu yazıyı yazdım .
RESMİ NİKAHI OLMAYAN KADIN VE ERKEK BEN BU KİŞİNİN EŞİYİM DEMEYİ TOPLUM KABUL ETMEZ. İYİ HAFTALAR DİLERİM.
