Değerli okuyucularım, günaydın, iyi haftalar dilerim...
Önceki köşe yazımda www.ege7gun.com’da ifade ettiğim gibi, Sayın Cumhurbaşkanımızın hitap ettiği kalabalık suni toplama bir topluluktu.
Konuyla ilgili önceden ifade ettiğim gibi, Aydın AK Parti İl Teşkilatı Cumhurbaşkanımızın gelişini hafife almış; sadece AK Parti teşkilatlarının doldurduğu otobüsler ile AK Partili belediyelerin personellerinin doldurduğu bir kalabalık vardı. “Efendim meydanda şu kadar insan vardı” söylemi işin MÜBALAGASIDIR.
Bu kalabalıkta en çok dikkat çeken taraf, kişilerin Sayın Cumhurbaşkanımız ile resim çektirme komedisi ve itişip kakışmasıdır.
İBRAHİM TATLISES BİLE NİYE GELDİ, O ÖZÜRLÜ HALİYLE KİM GETİRDİ; O BİLE RESİM ÇEKTİRME itişip kakışması içindeydi. BU SOYTARILIKLARI İLGİYLE İZLEDİK.
Değerli okuyucularım.
Rahmetli Süleyman Demirel’den bir anı anlatayım.
Sayın Rahmetli Demirel, gittiği şehirlerde MİTİNG ALANINDA “KASKETLİ ÇİFTÇİ KÖYLÜ SEÇMEN VAR MI?” diyerek Sayın Cavit Çağlar’a sorarmış.
Eğer meydanda KASKETLİ köylü varsa, “Tamam Cavit Bey, işte bizim seçmenimiz gelmiş, onların yaralarına derman olalım” der; o ildeki KÖYLÜLERİN, ÇİFTÇİLERİN, EMEKLİLERİN derdini anlatan siyasetçilerin sözlerini dikkate alırmış. Meydandaki köylülere, çiftçilere, emeklilerin dertlerine derman olurmuş.
AYDIN’DA SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA, KORKAK AK PARTİ İL YÖNETİCİLERİ, MİLLETVEKİLLERİ VE AYDIN VALİSİ, AYDIN İLİNİN HİÇBİR SIKINTISINI ANLATMAMIŞLAR; SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ DA BUNA GÖRE KONUŞMA YAPMIŞTIR.
Peki, başlayalım o zaman.
Meydanda KÖYLÜLER, ÇİFTÇİLER, EMEKLİLER yoktu. Heyecan da yoktu. Peki suçlu kim?
AYDIN SAHİPSİZ, ÇİFTÇİ PERİŞAN, SİYASETÇİLER İSE “REİS”E ŞİRİN GÖRÜNME DERDİNDE!
Bu bir köşe yazısı değil, bir isyandır! Bu, Aydın’ın alın terini Ankara’nın dehlizlerinde boğanlara bir ihtardır!
Sayın Cumhurbaşkanı Aydın’a geldi, gitti. Arkasından pembe tablolar, “çok başarılı geçti” güzellemeleri… Beyler, kimi kandırıyorsunuz? Siz Aydın halkını, Aydın çiftçisini, köylüsünü, emeklisini aptal mı sanıyorsunuz?
Sayın Mehmet Erdem, siz B…..’tan korkuluğu musunuz?
AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem; sokağa çıkıyor musun? Çiftçinin elini tutuyor musun? Cumhurbaşkanı’na Aydın’ın dosyasını sunarken elin mi titredi?
Aydın’da pamuk bitti, pamuk! Mazotun litresi çiftçinin belini kırdı, gübre ateş pahası. Sen orada “her şey yolunda” pozu verirken Söke’den Koçarlı’ya kadar üretici traktörüne haciz gelmesin diye köşe bucak kaçıyor.
Senin görevin sadece protokolde boy göstermek mi, yoksa bu halkın derdini Ankara’nın kalbine çivilemek mi?
- Sahi, sen ne iş yaparsın Sayın Erdem?
- Masa başında evrak imzalamaya, protokolde sırıtmaya benzemez bu işler!
- Aydın’ın damarları kesiliyor, siz kan kaybını “her şey yolunda” diye rapor ediyorsunuz!
- Sayın Cumhurbaşkanı Aydın’dan ayrıldı. Arkasından bakınca ne görüyorsunuz? Ben söyleyeyim: Yalanlar üzerine kurulu bir başarı hikâyesi! Ama bu hikâyenin kapağını açtığımızda altından Aydın çiftçisinin cenazesi çıkıyor.
- Sayın Mehmet Erdem, bu koltuk size dar gelmiyor mu?
- AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem, sana soruyorum; Cumhurbaşkanı’na Aydın’daki pamuk ekim alanlarının sadece bir yılda yüzde 18,5 daraldığını söyledin mi?
- Söke Ovası’nda traktörlerin kontağının borçtan dolayı çevrilemediğini, Türkiye genelinde çiftçi borçlarının 1 trilyon TL’yi aştığını ve Aydın’ın bu borç sarmalında boğulduğunu anlatabildin mi?
- Diyemedin! Çünkü senin derdin Aydın değil, senin derdin o koltuğu muhafaza etmek!
- Üretici mazot ve gübre altında ezilirken sen Ankara’ya “pembe tablolar” çizerek Aydın halkına yanlış yapıyorsun.
- Bu şehirde tarım bitiyor Mehmet Erdem; senin sessizliğin bu bitişin imzasıdır!
Sayın Vali Yakup Canbolat, devletin valisi misiniz, sessizliğin mi?
Aydın Valisi olarak Sayın Yakup Canbolat; devletin şefkatli eli nerede?
Ahırlar bir bir boşalıyor, süt üreticisi ineklerini ağlayarak kesime gönderiyor. Gençler köyleri terk edip şehirlerin varoşlarında asgari ücrete talim ediyor. İLÇELERDE, KÖYLERDE PAVYONLAR AÇILIYOR.
Sayın Vali, makam odanızdan çıkıp feryat eden besicinin sesini neden duymuyorsunuz?
Aydın’ın üretim damarları koparken sadece “açılış ve protokol” memuru gibi davranmak bu şehre ihanet değil midir?
Sayın Vali Yakup Canbolat, bu çığlığı neden duymuyorsunuz?
Devletin Aydın’daki temsilcisi Sayın Yakup Canbolat; makam aracınızla geçtiğiniz yolların kenarındaki o tarlalar artık boş!
Süt Üreticileri Birliği feryat ediyor; “2025 yılı üreticinin mahvolduğu yıl oldu” diyor. Üretici sattığı her litre sütte 2 TL zarar ediyor. Süt inekleri, anaç hayvanlar bir bir kesime gidiyor.
Sayın Vali, siz bu şehrin mülki amiri olarak ahırların kapandığını, icra dosyalarının adliyelerde dağ gibi biriktiğini neden Cumhurbaşkanımıza rapor etmiyorsunuz?
Devletin valisi, halkın feryadına kulak tıkamaz beyefendi!
Ey Aydın AK Parti milletvekilleri,
Sizin sesiniz sadece Meclis kantininde mi çıkıyor?
Gelelim bizim meşhur milletvekillerine… Ankara’nın konforlu koltuklarına oturan, Aydın’ın vekili olduğunu iddia edenler!
BU MİLLETVEKİLLERİNE ve AK Parti Aydın İl Teşkilatına BAKARSAK:
- Sayın Mustafa Savaş, bankacı, çok iyi bürokrat; Aydın ilinde tarım ile ilişkisi yok.
- Sayın Seda Sarıbaş, ev kadını, eski güzellik kraliçesi, manken; tarımla, köylüyle ilişkisi yok.
- Sayın Ömer Özmen, çok iyi avukat; ama çiftçilikle ilişkisi yok.
- Sayın Mehmet Erdem, elektrik mühendisi, Aydın İl Başkanı; çiftçilikle ilişkisi yok, tüccar.
- Sayın Hüseyin Pekgüzel, Aydın AK Parti Teşkilattan Sorumlu Başkan Yardımcısı, sanayici; tarımla, çiftçilikle ilişkisi yok.
- Sayın İsmail Hakkı Eser, İl Başkan Yardımcısı, parti politikalarından sorumlu, inşaatçı, tüccar; çiftçilikle alakası yok.
Yukarıdaki tablo size BİR ŞEY ANLATIYOR MU?
- AK PARTİ’NİN AYDIN İLİNDE, TARIMIYLA MEŞHUR AYDIN İLİNİN ZİRAATLA MEŞGUL TEK MİLLETVEKİLİ YOK, İL YÖNETİMİNDE DE YOK. GEÇMİŞTE OLAN TARIM İLE İLGİLİ MİLLETVEKİLİ DE ÇEŞİTLİ BAHANELER İLE PARTİDEN UZAKLAŞTIRILMIŞ.
Şimdi bu kadro Sayın Cumhurbaşkanımıza ne anlatacak? Çünkü köylü, çiftçi, emekli ile ilişkileri yok.
Devam edersek,
Aydın’da esnaf kan ağlarken siz neredeydiniz? İncir üreticisi maliyetin altında ezilirken hangi lobilerle yemek yiyordunuz? Aydın’ın tarımı can çekişiyor, siz ise “Havalimanı yapacağız, hastane dikeceğiz” diyerek milletin aklıyla alay ediyorsunuz.
Aç insanın önüne beton dökülmez! Üreticinin derdini kürsüye taşımayan vekil, Aydın’ın vekili değil, ancak kendi koltuğunun bekçisidir.
Hazırladığınız raporlar yalan, gerçekler acı!
Cumhurbaşkanı Aydın’a geldiğinde önüne koyduğunuz o raporlar var ya… Hepsi yalan! Hepsi kurgu! “Aydın tarımda uçuyor” demişsinizdir kesin. Uçan tarım değil, çiftçinin borçları! Uçan üretim değil, ithalat lobilerinin kârları!
- Bu ülkede üreticinin sesi gürültüye ezildi. Bugün Aydın ziyaretine damgasını vuran konu hastane açılışı ve Çıldır Havaalanı’nın ticari uçuşlara açılacağı müjdesi oldu.
- Bu, Aydın çiftçisinin, köylüsünün, emeklisinin DERDİ değil ki!
Peki ya çiftçinin, üreticinin gündemi neydi? Kimse sormadı:
Bir çoban süt üretmek için ne kadar yem almak zorunda? Çiftçi yine borçla mı yem alacak?
Bu ülkede et üretimini kim sürdürecek?
Çünkü gerçek veriler konuşulduğunda tablo hiç de parlak değil.
Hayvan sayısı artıyor görünüyor ama… Resmî verilere göre Türkiye’de büyükbaş hayvan sayısı, 2025 Haziran verilerine göre yaklaşık 17,2 milyon; küçükbaş hayvan sayısı ise 58,2 milyon başa çıktı. Bu artış “üretim planlaması” olarak sunuluyor. Ama bu sayıların ne anlama geldiğini çoban iyi biliyor:
• Yem maliyetleri üreticinin gelirini eritiyor.
• Süt üreticisi sattığı 1 litre süt ile yem maliyetini karşılamakta zorlanıyor (süt–yem paritesinin yıllar içinde kötüleştiğine dair pek çok çalışma bulunuyor).
Bunlar planlamanın başarı ölçüleri midir, yoksa göstermelik istatistikler mi?
Destekleme Miktarları Söyler mi Gerçeği?
2025’in ilk altı ayında toplam 89,7 milyar TL tarımsal destekleme ödendi; ancak bunun yalnızca %18,7’si hayvansal üretime ayrıldı, %77’si ise bitkisel üretim desteğine gitti. istatistik.tarimorman.gov.tr
Çiftçi günlük girdi maliyetlerini karşılamakta zorlanırken bu destekleme yapısının ne kadar çözüm odaklı olduğu tartışmalıdır.
Üretim mi Durdu, Yoksa Sürdürülebilir mi?
Türkiye’de 2024 yılında kırmızı et üretimi yaklaşık %12 oranında azaldı ve üretim düşüşü çift haneyi buldu.
Eğer üretim düşüyorsa,
• Et neden pahalı?
• Üretici neden zarar ediyor?
• Girdi maliyetleri neden artıyor?
Sorularının cevapları bellidir: Söz konusu üretimi korumak değil, ihtiyacı ithalatla kapatmak olunca yerli üretici yok sayılır.
Bugün Neden Konuşulmadı?
Sayın Cumhurbaşkanı Aydın’da konuştu, ama Aydın’ın tarım gerçekleri konuşulmadı.
Aydın’ın yetiştiricisi şunu bilmek istiyor:
• Mazotun fiyat farkı ne oldu?
• Yem maliyetleri üreticiyi nasıl vuruyor?
• Gübreye gelen zamlar üretimi nasıl etkiledi?
• Pamuk üreticisinin sürdürülebilirliği için ne yapılıyor?
Çünkü çiftçi için sadece açılış törenleri çözüm değil; çiftçi için çözüm, üretimin sürdürülebilir olmasıdır. Ama bu sorular siyaset meydanlarında değil, ahırın önünde sorulmalıdır.
Sorumlular Kimlerdir?
Bugün Aydın ziyaretinde çiftçiyi konuşmamak,
• Aydın’daki siyasi idarenin ihmali,
• Yerel yöneticilerin üretici sorunlarını Ankara’ya iletmeme sorumluluğudur.
Sayın Mehmet Erdem, Sayın Aydın Valisi ve Aydın milletvekilleri;
Çiftçinin maliyetini neden Cumhurbaşkanı ile paylaşmadınız?
Aydın’ın tarım gündemini neden ana konuşma başlığı yapmadınız?
Menderes Ovası’nın yıllardır neden kan ağladığından söz edilmedi.
Sadece bir hastane açılışı…
Bir de Çıldır Havaalanı’nın ticari uçuşlara açılacağı müjdesi…
Elbette hastane önemlidir.
Elbette ulaşım yatırımı değerlidir.
Ama Aydın, sadece beton projelerden ibaret bir şehir değildir.
Aydın bir tarım kentidir.
Sorumluları tek tek not ediyoruz:
AK Parti İl Başkanlığı: Halktan kopmuş, sadece genel merkeze şirin görünme derdinde.
Aydın Milletvekilleri: Şehrin sorunlarını Meclis’e taşımaktan aciz, parmak kaldırıp indiren figüranlar.
Bürokrasi: Çiftçinin hâlini görmezden gelen, masa başı memurları.
Sayın Cumhurbaşkanımızı Aydın ilinde ilgi ile izledik. Çiftçiyle, emekliyle, köylüyle ilgili hiçbir şey söylemedi. Aydın’daki AK Parti yönetimi ve milletvekilleri halkın derdiyle ilgili değillerdi. Hâlbuki bu yukarıdaki bilgileri Sayın Cumhurbaşkanımıza aktarsalar mutlaka bir şey söylerdi.
Net söylüyorum:
Aydın çiftçisi, köylüsü, emeklisi bugün sahipsizdir. Aydın tarımı bitkisel hayattadır.
Ve bu çöküşün mimarı, gerçekleri Sayın Cumhurbaşkanı’ndan saklayan sizlersiniz!
Siz sustukça ben yazacağım. Siz sakladıkça ben haykıracağım. Aydın’ın hakkını, hukukunu, alın terini sizin siyasi ikbalinize kurban ettirmeyeceğim!
Hesap vereceksiniz! Ya bu işi yapın ya da o koltukları boşaltın!
Ahmet GÖZEN
Köşe Yazarı
www.ege7gun.com
