Ahmet Gözen
Köşe Yazarı
Ahmet Gözen
 

Aydın çiftçisinin yanında kim var?

Değerli Okuyucularım, Aydın Çiftçisinin Dertleriyle İlgilenen Milletvekili Şu Anda Yok! Bu durumu geçen yazılarımda yazmıştım. Bu ayıp, siyasi iktidarın çok büyük suçudur. ÇİFTÇİ KÖKENLİ SADECE ESKİ AK PARTİ MİLLETVEKİLİ SN. RIZA POSACI VAR Pamuk eker, buğday eker, onlarca hayvanıyla süt üretir. Velhasıl çiftçiyi anlar, toprağı anlar. Gerekirse çiftçisiyle tarlada bağdaş kurar, yerde yemek yer, çiftçinin dertleriyle dertlenir. Şimdi canla başla Ankara'da Aydın çiftçisinin dertleriyle uğraşıyor. Sn. Rıza Posacı, eski milletvekilim, hele çat kapı davranışıyla kendisini kutlarım. İŞTE BURADA BORSA BAŞKANI ÇİFTÇİ KÖKENLİ SN. FEVZİ ÇONDUR BAŞKAN, SANA SESLENİYORUM Aydın Ticaret Borsası Başkanı Değerli Dostum Fevzi Çondur Bey'e Tebrik ve Esas Sorumluluk Hatırlatması Sandıktan çıkmak, üyelerin teveccühünü kazanmak şüphesiz kıymetlidir. Ancak asıl sınav, seçim öncesinde verilen vaatlerle değil, seçim sonrasında takınılan tavırla verilir. İşte tam da bu noktada sormak gerekiyor: Bölge tarımı can çekişirken Borsa Başkanı neden sessiz kalıyor? Bugün Aydın toprağının bereketini sırtlayan üreticilerimiz, kentin üç temel tarımsal ürünü olan pamuk, incir ve zeytinde tarihinin en ağır sorunlarıyla boğuşuyor. PAMUK ÜRETİCİSİ ÇIKMAZDA! Köşe yazılarımda defalarca yazıyorum. Beyaz altın olarak bilinen pamukta maliyetler; gübre, mazot, elektrik ve tarımsal ilaç giderleriyle birlikte üreticinin belini büküyor. Üreticinin elde ettiği gelir, artan maliyetleri karşılamaya yetmediğinde çiftçi borç sarmalına sürükleniyor. İklim krizinin etkileri, sulama konusundaki sıkıntılar ve su kaynaklarının yetersizliği de üreticinin yükünü ağırlaştırıyor. Üretim maliyetleri karşısında yeterli gelir elde edemeyen çiftçi, emeğinin karşılığını alamama tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bir de ithal pamuk baskısı var. Yerli üretici yüksek maliyetlerle üretim yaparken ithalatın oluşturduğu fiyat baskısı, çiftçinin rekabet gücünü zayıflatıyor. Peki, Aydın'ın pamuk üreticisi bu sorunlarla mücadele ederken Ticaret Borsası ne yapıyor? Pamuk üreticisinin sesi olmak, yalnızca fiyatların konuşulduğu toplantılara katılmakla değil, çiftçinin gelirini ve üretimin geleceğini koruyacak somut adımlar atmakla mümkündür. DÜNYANIN GÖZBEBEĞİ İNCİR SAHİPSİZ Mİ? Aydın denildiğinde akla ilk gelen ürünlerden biri kuşkusuz incirdir. Dünyanın önemli incir üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Aydın'da kuru incir, yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin de önemli bir parçasıdır. Ancak incir üreticisi; iklim koşullarının etkileri, kalite sorunları, artan girdi maliyetleri ve pazarlama sıkıntılarıyla mücadele ediyor. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için ürünün kalitesinin korunması, uygun depolama koşullarının sağlanması, pazarlama kanallarının güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarında rekabetin sürdürülebilmesi gerekiyor. Özellikle aflatoksin riski, ürünün doğru koşullarda kurutulması ve muhafaza edilmesi meselesi, Aydın incirinin uluslararası pazarlardaki itibarı açısından hayati önem taşıyor. Üretici, bütün bir yılın emeğini bahçesine verirken ürününü değerinde satabilmenin mücadelesini de veriyor. İşte burada Aydın Ticaret Borsası'na büyük görev düşüyor. Üreticinin pazarlık gücünü artıracak, ürün kalitesini koruyacak ve pazarlama olanaklarını geliştirecek çalışmaların öncüsü olmak gerekiyor. Aydın incirinin dünya pazarlarındaki itibarı korunacaksa üreticinin emeği de korunmalıdır. ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINDA FİYAT DALGALANMASI Aydın'ın bir diğer önemli tarımsal değeri zeytin ve zeytinyağıdır. Ancak zeytin üreticisi de artan işçilik, gübre, ilaç, sulama ve hasat giderleri karşısında zorlanıyor. İklim koşullarındaki değişimler ve yağış düzensizlikleri verimi etkilerken üretici, her sezon farklı ekonomik risklerle karşı karşıya kalıyor. Zeytinyağında yaşanan fiyat dalgalanmaları, pazardaki belirsizlikler ve ihracat politikalarındaki değişiklikler de üreticinin geleceğe güvenle bakmasını zorlaştırıyor. Üretici için mesele yalnızca zeytini dalından toplamak ya da zeytinyağını üretmek değil; ürününü emeğinin karşılığını alacağı bir fiyattan satabilmektir. Bu nedenle üreticinin pazara erişimini kolaylaştıracak, markalaşmayı destekleyecek, ambalajlı ürün satışını geliştirecek ve katma değerli üretimi artıracak politikalara ihtiyaç var. Aydın Ticaret Borsası, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarını ilgili kurumlara taşımak ve kalıcı çözümler geliştirmek konusunda öncü bir rol üstlenmelidir. AYDIN ÇİFTÇİSİ YALNIZ BIRAKILMAMALI! Aydın çiftçisi artan girdi maliyetleriyle, sulama sorunlarıyla ve pazardaki belirsizliklerle mücadele ederken arkasında dağ gibi duracak bir kurumsal irade arıyor. Ticaret Borsası gibi kentin ekonomisine yön veren önemli bir kurumun başındaki isimlerin, üreticinin zor günlerinde sesini yükseltmesi bir tercih değil, asli bir sorumluluktur. Çiftçinin sorunu yalnızca çiftçinin sorunu değildir. Tarımda yaşanan her kriz; esnafı, sanayiciyi, ihracatçıyı ve nihayetinde tüketiciyi de etkiler. Üretici kazanamazsa üretim azalır. Üretim azalırsa hem bölge ekonomisi hem de ülkenin gıda güvenliği zarar görür. Bu nedenle Aydın'ın pamuk, incir ve zeytin üreticilerinin sorunları, birkaç açıklamayla geçiştirilecek meseleler değildir. SEÇİM BİTTİ, ASIL SORUMLULUK ŞİMDİ BAŞLIYOR! Sayın Fevzi Çondur'u yeniden seçilmesi dolayısıyla tebrik ederken yeni dönemde kendisinden beklentileri de hatırlatmak istiyorum. Sessizliği bozmak: Pamuk, incir ve zeytin üreticilerinin haklarını Ankara nezdinde ve kamuoyu önünde kararlılıkla savunmak, sorunları ilgili kurumların gündemine taşımak. Sahaya inmek: Yalnızca masa başında veya protokol ziyaretlerinde değil, tarlada, bahçede ve üreticinin yanında olmak; sorunları yerinde dinlemek. Somut çözümler üretmek: Tarımsal pazarlamayı geliştirmek, lisanslı depoculuk imkânlarını artırmak, üreticinin gelirini koruyacak fiyat politikaları ve sürdürülebilir sulama çözümleri için ilgili kurumlarla birlikte çalışmak. Üreticinin pazarlık gücünü artırmak: Ürünlerin katma değerini yükseltecek, ihracat olanaklarını geliştirecek ve çiftçinin emeğinin karşılığını almasını sağlayacak projelere öncülük etmek. Bunlar, seçimden sonra unutulacak vaatler değil; Aydın tarımının geleceği için yerine getirilmesi gereken sorumluluklardır. SON SÖZ: AYDIN ÇİFTÇİSİ HİZMET BEKLİYOR! Aydın çiftçisi yalnız bırakılmayı değil, hakkının ve emeğinin sonuna kadar savunulmasını hak ediyor. Sayın Fevzi Çondur'a yeni döneminde başarılar dilerken bu dönemin bir sessizlik dönemi değil, üreticinin gür sesi olacak bir icraat dönemi olmasını temenni ediyorum. Çünkü bu topraklara verilen sözler, seçim sandığı kapatılınca bitmez. Asıl mücadele şimdi başlıyor. Pamuk üreticisi kazanacak, incir üreticisi emeğinin karşılığını alacak, zeytin üreticisi geleceğinden emin olacak ki Aydın'ın bereketli toprakları ülke ekonomisine katkı sunmaya devam etsin. Unutmayalım: Aydın'ın tarımı güçlenmeden Aydın'ın ekonomisi güçlenemez. Üreticinin yanında olmayan bir kurum da asli görevini tam anlamıyla yerine getirmiş sayılmaz. Ahmet Gözen Gazeteci / Köşe Yazarı
Ekleme Tarihi: 11 Ekim 2026 -Pazar

Aydın çiftçisinin yanında kim var?

Değerli Okuyucularım, Aydın Çiftçisinin Dertleriyle İlgilenen Milletvekili Şu Anda Yok!

Bu durumu geçen yazılarımda yazmıştım.

Bu ayıp, siyasi iktidarın çok büyük suçudur.

ÇİFTÇİ KÖKENLİ SADECE ESKİ AK PARTİ MİLLETVEKİLİ SN. RIZA POSACI VAR

Pamuk eker, buğday eker, onlarca hayvanıyla süt üretir. Velhasıl çiftçiyi anlar, toprağı anlar. Gerekirse çiftçisiyle tarlada bağdaş kurar, yerde yemek yer, çiftçinin dertleriyle dertlenir.

Şimdi canla başla Ankara'da Aydın çiftçisinin dertleriyle uğraşıyor.

Sn. Rıza Posacı, eski milletvekilim, hele çat kapı davranışıyla kendisini kutlarım.

İŞTE BURADA BORSA BAŞKANI ÇİFTÇİ KÖKENLİ SN. FEVZİ ÇONDUR BAŞKAN, SANA SESLENİYORUM

Aydın Ticaret Borsası Başkanı Değerli Dostum Fevzi Çondur Bey'e Tebrik ve Esas Sorumluluk Hatırlatması

Sandıktan çıkmak, üyelerin teveccühünü kazanmak şüphesiz kıymetlidir.

Ancak asıl sınav, seçim öncesinde verilen vaatlerle değil, seçim sonrasında takınılan tavırla verilir.

İşte tam da bu noktada sormak gerekiyor:

Bölge tarımı can çekişirken Borsa Başkanı neden sessiz kalıyor?

Bugün Aydın toprağının bereketini sırtlayan üreticilerimiz, kentin üç temel tarımsal ürünü olan pamuk, incir ve zeytinde tarihinin en ağır sorunlarıyla boğuşuyor.

PAMUK ÜRETİCİSİ ÇIKMAZDA!

Köşe yazılarımda defalarca yazıyorum.

Beyaz altın olarak bilinen pamukta maliyetler; gübre, mazot, elektrik ve tarımsal ilaç giderleriyle birlikte üreticinin belini büküyor.

Üreticinin elde ettiği gelir, artan maliyetleri karşılamaya yetmediğinde çiftçi borç sarmalına sürükleniyor.

İklim krizinin etkileri, sulama konusundaki sıkıntılar ve su kaynaklarının yetersizliği de üreticinin yükünü ağırlaştırıyor.

Üretim maliyetleri karşısında yeterli gelir elde edemeyen çiftçi, emeğinin karşılığını alamama tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Bir de ithal pamuk baskısı var. Yerli üretici yüksek maliyetlerle üretim yaparken ithalatın oluşturduğu fiyat baskısı, çiftçinin rekabet gücünü zayıflatıyor.

Peki, Aydın'ın pamuk üreticisi bu sorunlarla mücadele ederken Ticaret Borsası ne yapıyor?

Pamuk üreticisinin sesi olmak, yalnızca fiyatların konuşulduğu toplantılara katılmakla değil, çiftçinin gelirini ve üretimin geleceğini koruyacak somut adımlar atmakla mümkündür.

DÜNYANIN GÖZBEBEĞİ İNCİR SAHİPSİZ Mİ?

Aydın denildiğinde akla ilk gelen ürünlerden biri kuşkusuz incirdir. Dünyanın önemli incir üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Aydın'da kuru incir, yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin de önemli bir parçasıdır.

Ancak incir üreticisi; iklim koşullarının etkileri, kalite sorunları, artan girdi maliyetleri ve pazarlama sıkıntılarıyla mücadele ediyor.

Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için ürünün kalitesinin korunması, uygun depolama koşullarının sağlanması, pazarlama kanallarının güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarında rekabetin sürdürülebilmesi gerekiyor.

Özellikle aflatoksin riski, ürünün doğru koşullarda kurutulması ve muhafaza edilmesi meselesi, Aydın incirinin uluslararası pazarlardaki itibarı açısından hayati önem taşıyor.

Üretici, bütün bir yılın emeğini bahçesine verirken ürününü değerinde satabilmenin mücadelesini de veriyor.

İşte burada Aydın Ticaret Borsası'na büyük görev düşüyor. Üreticinin pazarlık gücünü artıracak, ürün kalitesini koruyacak ve pazarlama olanaklarını geliştirecek çalışmaların öncüsü olmak gerekiyor.

Aydın incirinin dünya pazarlarındaki itibarı korunacaksa üreticinin emeği de korunmalıdır.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINDA FİYAT DALGALANMASI

Aydın'ın bir diğer önemli tarımsal değeri zeytin ve zeytinyağıdır. Ancak zeytin üreticisi de artan işçilik, gübre, ilaç, sulama ve hasat giderleri karşısında zorlanıyor.

İklim koşullarındaki değişimler ve yağış düzensizlikleri verimi etkilerken üretici, her sezon farklı ekonomik risklerle karşı karşıya kalıyor.

Zeytinyağında yaşanan fiyat dalgalanmaları, pazardaki belirsizlikler ve ihracat politikalarındaki değişiklikler de üreticinin geleceğe güvenle bakmasını zorlaştırıyor.

Üretici için mesele yalnızca zeytini dalından toplamak ya da zeytinyağını üretmek değil; ürününü emeğinin karşılığını alacağı bir fiyattan satabilmektir.

Bu nedenle üreticinin pazara erişimini kolaylaştıracak, markalaşmayı destekleyecek, ambalajlı ürün satışını geliştirecek ve katma değerli üretimi artıracak politikalara ihtiyaç var.

Aydın Ticaret Borsası, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarını ilgili kurumlara taşımak ve kalıcı çözümler geliştirmek konusunda öncü bir rol üstlenmelidir.

AYDIN ÇİFTÇİSİ YALNIZ BIRAKILMAMALI!

Aydın çiftçisi artan girdi maliyetleriyle, sulama sorunlarıyla ve pazardaki belirsizliklerle mücadele ederken arkasında dağ gibi duracak bir kurumsal irade arıyor.

Ticaret Borsası gibi kentin ekonomisine yön veren önemli bir kurumun başındaki isimlerin, üreticinin zor günlerinde sesini yükseltmesi bir tercih değil, asli bir sorumluluktur.

Çiftçinin sorunu yalnızca çiftçinin sorunu değildir. Tarımda yaşanan her kriz; esnafı, sanayiciyi, ihracatçıyı ve nihayetinde tüketiciyi de etkiler.

Üretici kazanamazsa üretim azalır. Üretim azalırsa hem bölge ekonomisi hem de ülkenin gıda güvenliği zarar görür.

Bu nedenle Aydın'ın pamuk, incir ve zeytin üreticilerinin sorunları, birkaç açıklamayla geçiştirilecek meseleler değildir.

SEÇİM BİTTİ, ASIL SORUMLULUK ŞİMDİ BAŞLIYOR!

Sayın Fevzi Çondur'u yeniden seçilmesi dolayısıyla tebrik ederken yeni dönemde kendisinden beklentileri de hatırlatmak istiyorum.

Sessizliği bozmak: Pamuk, incir ve zeytin üreticilerinin haklarını Ankara nezdinde ve kamuoyu önünde kararlılıkla savunmak, sorunları ilgili kurumların gündemine taşımak.

Sahaya inmek: Yalnızca masa başında veya protokol ziyaretlerinde değil, tarlada, bahçede ve üreticinin yanında olmak; sorunları yerinde dinlemek.

Somut çözümler üretmek: Tarımsal pazarlamayı geliştirmek, lisanslı depoculuk imkânlarını artırmak, üreticinin gelirini koruyacak fiyat politikaları ve sürdürülebilir sulama çözümleri için ilgili kurumlarla birlikte çalışmak.

Üreticinin pazarlık gücünü artırmak: Ürünlerin katma değerini yükseltecek, ihracat olanaklarını geliştirecek ve çiftçinin emeğinin karşılığını almasını sağlayacak projelere öncülük etmek.

Bunlar, seçimden sonra unutulacak vaatler değil; Aydın tarımının geleceği için yerine getirilmesi gereken sorumluluklardır.

SON SÖZ: AYDIN ÇİFTÇİSİ HİZMET BEKLİYOR!

Aydın çiftçisi yalnız bırakılmayı değil, hakkının ve emeğinin sonuna kadar savunulmasını hak ediyor.

Sayın Fevzi Çondur'a yeni döneminde başarılar dilerken bu dönemin bir sessizlik dönemi değil, üreticinin gür sesi olacak bir icraat dönemi olmasını temenni ediyorum.

Çünkü bu topraklara verilen sözler, seçim sandığı kapatılınca bitmez.

Asıl mücadele şimdi başlıyor.

Pamuk üreticisi kazanacak, incir üreticisi emeğinin karşılığını alacak, zeytin üreticisi geleceğinden emin olacak ki Aydın'ın bereketli toprakları ülke ekonomisine katkı sunmaya devam etsin.

Unutmayalım: Aydın'ın tarımı güçlenmeden Aydın'ın ekonomisi güçlenemez. Üreticinin yanında olmayan bir kurum da asli görevini tam anlamıyla yerine getirmiş sayılmaz.

Ahmet Gözen
Gazeteci / Köşe Yazarı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ege7gun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.