Ahmet Gözen
Köşe Yazarı
Ahmet Gözen
 

S-400'ler konusunda, Devlet Eski Bakanı Sn. Cavit Çağlar'ın düşünceleri

Değerli Okuyucularım GÜNAYDIN İYİ HAFTALAR DİLERİM. www.ege7gun.com okuyucularım ve youtube.com/@ahmetgozen8179  izleyicilerim sizlerin ilgisi ve  bizi takip etmeniz ve yorumlarınızı iletmenizden çok büyük mutluluk duyuyorum. ​           S400'LER ŞU ANDA TÜRKİYENİN AYAĞINI BAĞLIYOR Türkiye’nin şu anda en önemli sorunlarından biri, adeta bir kördüğüme dönen S-400’ler konusudur. İşte bu kördüğümü çözecek olan yegâne "Devlet Aklı", Sayın Cavit Çağlar faktörüdür. ​Türkiye’nin ABD ile NATO  ilişkilerinde adeta bir prangaya dönüşen, F-35 programından dışlanmamıza yol açan ve savunma sanayimizin önünde bir set gibi duran S-400 füzeleri meselesi, uzun süredir Türk dış politikasının en büyük çıkmazlarından biri. İşte bu kritik eşikte; Türk siyasetinin ve diplomasisinin en zor dönemlerinde her zaman kilit roller üstlenmiş, "devlet adamı" sıfatını layıkıyla taşıyan Devlet eski Bakanımız Cavit Çağlar abimizin ortaya koyduğu vizyoner çözüm formülü, sadece Ankara’da değil; Moskova’dan Yeni Delhi’ye kadar dünya başkentlerinde sarsıcı bir yankı uyandırdı. ​  Hatırlanacağı üzere Cavit Çağlar, Türkiye’nin bu askeri ve diplomatik darboğazdan çıkabilmesi adına iki yıl önce son derece net bir çıkış yapmıştı. Kendisiyle bu konuyu bizzat konuşmuş, aşağıda kaleme aldığım önerilerini de ilk ağızdan dinlemiştim. ​  Cavit abimiz, ilk olarak 5 Ağustos 2024’te Gazeteci Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda, ardından 6 Eylül 2024’te CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik’in canlı yayın konuğu olduğunda o meşhur formülünü tüm dünyaya ilan etmişti: ​"Ben olsam S-400’leri satarım." ​    Cavit abi miz, bu füzelerin sıradan bir ticari mal gibi değil, uluslararası dengeler gözetilerek Pakistan veya Afganistan gibi ülkelere satılabileceğini işaret etmiş; Türkiye’nin elini rahatlatacak formülü açıkça masaya koymuştu. Hatta kendisiyle yaptığım özel istişarelerde, her zamanki samimiyeti ve vatanseverliğiyle bana bizzat şunu söylemişti: ​"Ahmet Gözen kardeşim, ben bu füzelerin Afganistan ve Pakistan’a satılabilmesi, bu kördüğümün çözülmesi konusunda devletimize ve hükümetimize sonuna kadar yardımcı olurum." ​İşte bu çok özel değerlendirme ve Sayın Cavit Çağlar’ın bu tarihi teklifi, kamuoyunda, uluslararası diplomasi koridorlarında ve dünya medyasında adeta taşları yerinden oynattı. ​    Moskova’nın Bakışı: S-400’lerden Vazgeçilirse Ne Olur? ​Rusya’nın başkenti Moskova’da uzun yıllardır gazetecilik yapan ve Kremlin’in nabzını en iyi tutan kalemlerden biri olan değerli meslektaşımız Fuad Safarov, bu gelişmeleri çok yakından takip ederek kaleme aldı.   Safarov’un Medya Günlüğü sitesinde yayınladığı derinlikli analiz, Moskova’daki askeri ve diplomatik karar alıcıların bu formüle nasıl yaklaştığını gözler önüne seriyordu. ​ Safarov’un aktardığı bilgilere göre; Rusya Parlamentosu Savunma Komisyonu Başkan Birinci Yardımcısı Aleksey Juravlyov, Rusya Federasyon Konseyi Üyesi Vladimir Cabarov ve Kommersant Gazetesi’nin deneyimli köşe yazarı Dmitriy Drize gibi Moskova'nın en etkili isimleri konuyu masaya yatırmış durumdalar.Rus kurmayların açıklamalarında iki temel vurgu öne çıkıyor: ​Birincisi: Askeri anlaşmalar gereği, Rusya’nın onayı olmadan bu füzelerin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin hukuken mümkün olmadığı İkincisi ise: Türkiy’e ve Rusya arasındaki stratejik ortaklığın bu süreçte bir krize dönüşmesine izin verilmeyeceği yönünde. ​İşte tam da bu noktada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile son derece yakın, samimi ve köklü ilişkileri olan Sayın Cavit Çağlar’ın kişisel diplomasisi hayati bir önem kazanıyor. ​Geçmişte Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan ve iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren o büyük krizi, Sayın Cumhurbaşkanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yürüttüğü gizli diplomasi sayesinde çözen ve Putin tarafından bizzat "Devlet Nişanı" ile ödüllendirilen yegâne isim Cavit Çağlar’dır. Dolayısıyla, Rusya’nın bu satışa "rıza göstermesi" ve ikna edilmesi noktasında Cavit Çağlar abimizin devreye girmesi, çözümsüz gibi görünen bu denklemi saniyeler içinde çözebilecek tek anahtardır. Yeni Delhi’de S-400 Alarmları: Hindistan’ın Yakın Markajı ​Çağlar’ın ortaya koyduğu bu formülün dünya basınındaki yansımaları sadece Moskova ile sınırlı kalmadı.     Füzelerin satılabileceği potansiyel ülkeler arasında Pakistan’ın adının geçmesi, bu ülkeyle tarihsel ve askeri bir rekabet içinde olan Hindistan’ı kelimenin tam anlamıyla alarma geçirdi. ​Bölgenin en prestijli savunma ve diplomasi yayınlarından biri olan The EurAsian Times internet sitesinde, Sakshi Tiwari imzasıyla yayınlanan geniş analizde, Cavit Çağlar’ın önerisine geniş yer ayrıldı. Hindistan askeri çevreleri, Türkiye’nin S-400 füzelerinden vazgeçme ihtimalini ve bu füzelerin Pakistan’ın eline geçebilme senaryosunu bölgedeki askeri dengeleri tamamen değiştirebilecek, son derece kritik ve radikal bir gelişme olarak yorumluyorlar. ​     Bu durum, Türkiye’nin elindeki S-400 kozunun sadece Batı ittifakı karşısında değil, küresel güç dengelerinde ne denli büyük bir kaldıraç gücüne sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.   Sonuç: Devlet Aklı ve Liderlik Zamanı ​S-400 meselesi, Türkiye için artık sadece teknik bir savunma sistemi konusu olmaktan çıkmış;    Doğrudan egemenlik haklarımızı, F-35 yeni nesil savaş uçağı programımızı ve milyarlarca dolarlık ekonomik çıkarlarımızı doğrudan kilitleyen küresel bir düğüm halini almıştır. ​Bu düğümü körü körüne sıkıştırmak yerine, akılcı, pratik ve milli menfaatlerimizi gözeten bir formülle çözmek zorundayız.   Sayın Cavit Çağlar’ın ortaya koyduğu vizyon, Türkiye’yi hem Amerika ile olan F-35 krizinden kurtaracak hem de Rusya ile olan stratejik ortaklığımıza zeval getirmeyecek dâhiyane bir köprüdür.     Mademki Türkiye Kendi Savunma Sanayisinde SAVUNMA VE TAHRİP UZUN MENZİLLİ FÜZELERİNİ YAPIYOR S400 LERE İHTİYACI YOK DEMEKTİR N ATO VE ABD İLE İLİŞKİLERİNİ DUZELTMEK İÇİN .   Buradan bir gazeteci ve bu vatanın bir evladı olarak açıkça çağrıda bulunuyorum: Devletimizin zirvesi,  Sayın Cumhurbaşkanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan, bu mesele de         Sn. Cavit Çağlar’ın sahip olduğu o eşsiz diplomasi gücünden ve Moskova nezdinde ki büyük kredisinden yararlanmalıdır. Cavit abi her zaman olduğu gibi bugün de taşın altına elini koymaya, vatanı ve milleti için her türlü görevi üstlenmeye hazırdır. Siyasetin ve dış politikanın tıkandığı yerde "Devlet Aklı" ve "Cavit Çağlar Diplomasisi" devreye girmelidir. Ahmet Gözen Gazeteci – Köşe Yazarı
Ekleme Tarihi: 18 Temmuz 2026 -Cumartesi

S-400'ler konusunda, Devlet Eski Bakanı Sn. Cavit Çağlar'ın düşünceleri

Değerli Okuyucularım GÜNAYDIN İYİ HAFTALAR DİLERİM.

www.ege7gun.com okuyucularım ve youtube.com/@ahmetgozen8179  izleyicilerim sizlerin ilgisi ve  bizi takip etmeniz ve yorumlarınızı iletmenizden çok büyük mutluluk duyuyorum.

​          

S400'LER ŞU ANDA TÜRKİYENİN AYAĞINI BAĞLIYOR

Türkiye’nin şu anda en önemli sorunlarından biri, adeta bir kördüğüme dönen S-400’ler konusudur.

İşte bu kördüğümü çözecek olan yegâne "Devlet Aklı", Sayın Cavit Çağlar faktörüdür.

​Türkiye’nin ABD ile NATO  ilişkilerinde adeta bir prangaya dönüşen, F-35 programından dışlanmamıza yol açan ve savunma sanayimizin önünde bir set gibi duran S-400 füzeleri meselesi, uzun süredir Türk dış politikasının en büyük çıkmazlarından biri.

İşte bu kritik eşikte;
Türk siyasetinin ve diplomasisinin en zor dönemlerinde her zaman kilit roller üstlenmiş, "devlet adamı" sıfatını layıkıyla taşıyan Devlet eski Bakanımız Cavit Çağlar abimizin ortaya koyduğu vizyoner çözüm formülü, sadece Ankara’da değil; Moskova’dan Yeni Delhi’ye kadar dünya başkentlerinde sarsıcı bir yankı uyandırdı.

​  Hatırlanacağı üzere Cavit Çağlar, Türkiye’nin bu askeri ve diplomatik darboğazdan çıkabilmesi adına iki yıl önce son derece net bir çıkış yapmıştı. Kendisiyle bu konuyu bizzat konuşmuş, aşağıda kaleme aldığım önerilerini de ilk ağızdan dinlemiştim.

​  Cavit abimiz, ilk olarak 5 Ağustos 2024’te Gazeteci Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda, ardından 6 Eylül 2024’te CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik’in canlı yayın konuğu olduğunda o meşhur formülünü tüm dünyaya ilan etmişti:

​"Ben olsam S-400’leri satarım."

​    Cavit abi miz, bu füzelerin sıradan bir ticari mal gibi değil, uluslararası dengeler gözetilerek Pakistan veya Afganistan gibi ülkelere satılabileceğini işaret etmiş; Türkiye’nin elini rahatlatacak formülü açıkça masaya koymuştu. Hatta kendisiyle yaptığım özel istişarelerde, her zamanki samimiyeti ve vatanseverliğiyle bana bizzat şunu söylemişti:

​"Ahmet Gözen kardeşim, ben bu füzelerin Afganistan ve Pakistan’a satılabilmesi, bu kördüğümün çözülmesi konusunda devletimize ve hükümetimize sonuna kadar yardımcı olurum."
İşte bu çok özel değerlendirme ve Sayın Cavit Çağlar’ın bu tarihi teklifi, kamuoyunda, uluslararası diplomasi koridorlarında ve dünya medyasında adeta taşları yerinden oynattı.

​    Moskova’nın Bakışı: S-400’lerden Vazgeçilirse Ne Olur?
​Rusya’nın başkenti Moskova’da uzun yıllardır gazetecilik yapan ve Kremlin’in nabzını en iyi tutan kalemlerden biri olan değerli meslektaşımız Fuad Safarov, bu gelişmeleri çok yakından takip ederek kaleme aldı.

  Safarov’un Medya Günlüğü sitesinde yayınladığı derinlikli analiz, Moskova’daki askeri ve diplomatik karar alıcıların bu formüle nasıl yaklaştığını gözler önüne seriyordu.

​ Safarov’un aktardığı bilgilere göre; Rusya Parlamentosu Savunma Komisyonu Başkan Birinci Yardımcısı Aleksey Juravlyov, Rusya Federasyon Konseyi Üyesi Vladimir Cabarov ve Kommersant Gazetesi’nin deneyimli köşe yazarı Dmitriy Drize gibi Moskova'nın en etkili isimleri konuyu masaya yatırmış durumdalar.Rus kurmayların açıklamalarında iki temel vurgu öne çıkıyor:

Birincisi:

Askeri anlaşmalar gereği, Rusya’nın onayı olmadan bu füzelerin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin hukuken mümkün olmadığı

İkincisi ise:
Türkiy’e ve Rusya arasındaki stratejik ortaklığın bu süreçte bir krize dönüşmesine izin verilmeyeceği yönünde.

İşte tam da bu noktada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile son derece yakın, samimi ve köklü ilişkileri olan Sayın Cavit Çağlar’ın kişisel diplomasisi hayati bir önem kazanıyor.

​Geçmişte Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan ve iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren o büyük krizi, Sayın Cumhurbaşkanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yürüttüğü gizli diplomasi sayesinde çözen ve Putin tarafından bizzat
"Devlet Nişanı" ile ödüllendirilen yegâne isim Cavit Çağlar’dır.

Dolayısıyla,

Rusya’nın bu satışa "rıza göstermesi" ve ikna edilmesi noktasında Cavit Çağlar abimizin devreye girmesi, çözümsüz gibi görünen bu denklemi saniyeler içinde çözebilecek tek anahtardır.

Yeni Delhi’de S-400 Alarmları: Hindistan’ın Yakın Markajı
​Çağlar’ın ortaya koyduğu bu formülün dünya basınındaki yansımaları sadece Moskova ile sınırlı kalmadı.

    Füzelerin satılabileceği potansiyel ülkeler arasında Pakistan’ın adının geçmesi, bu ülkeyle tarihsel ve askeri bir rekabet içinde olan Hindistan’ı kelimenin tam anlamıyla alarma geçirdi.

​Bölgenin en prestijli savunma ve diplomasi yayınlarından biri olan The EurAsian Times internet sitesinde, Sakshi Tiwari imzasıyla yayınlanan geniş analizde, Cavit Çağlar’ın önerisine geniş yer ayrıldı. Hindistan askeri çevreleri, Türkiye’nin S-400 füzelerinden vazgeçme ihtimalini ve bu füzelerin Pakistan’ın eline geçebilme senaryosunu bölgedeki askeri dengeleri tamamen değiştirebilecek, son derece kritik ve radikal bir gelişme olarak yorumluyorlar.

​     Bu durum, Türkiye’nin elindeki S-400 kozunun sadece Batı ittifakı karşısında değil, küresel güç dengelerinde ne denli büyük bir kaldıraç gücüne sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

 

Sonuç:
Devlet Aklı ve Liderlik Zamanı
​S-400 meselesi, Türkiye için artık sadece teknik bir savunma sistemi konusu olmaktan çıkmış;

   Doğrudan egemenlik haklarımızı, F-35 yeni nesil savaş uçağı programımızı ve milyarlarca dolarlık ekonomik çıkarlarımızı doğrudan kilitleyen küresel bir düğüm halini almıştır.

​Bu düğümü körü körüne sıkıştırmak yerine, akılcı, pratik ve milli menfaatlerimizi gözeten bir formülle çözmek zorundayız.

  Sayın Cavit Çağlar’ın ortaya koyduğu vizyon, Türkiye’yi hem Amerika ile olan F-35 krizinden kurtaracak hem de Rusya ile olan stratejik ortaklığımıza zeval getirmeyecek dâhiyane bir köprüdür.

    Mademki Türkiye Kendi Savunma Sanayisinde SAVUNMA VE TAHRİP UZUN MENZİLLİ FÜZELERİNİ YAPIYOR S400 LERE İHTİYACI YOK DEMEKTİR N ATO VE ABD İLE İLİŞKİLERİNİ DUZELTMEK İÇİN .

  Buradan bir gazeteci ve bu vatanın bir evladı olarak açıkça çağrıda bulunuyorum:

Devletimizin zirvesi,

 Sayın Cumhurbaşkanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan, bu mesele de     

   Sn. Cavit Çağlar’ın sahip olduğu o eşsiz diplomasi gücünden ve Moskova nezdinde ki büyük kredisinden yararlanmalıdır.

Cavit abi her zaman olduğu gibi bugün de taşın altına elini koymaya, vatanı ve milleti için her türlü görevi üstlenmeye hazırdır.

Siyasetin ve dış politikanın tıkandığı yerde "Devlet Aklı" ve "Cavit Çağlar Diplomasisi" devreye girmelidir.

Ahmet Gözen
Gazeteci – Köşe Yazarı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ege7gun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.