Ahmet Gözen
Köşe Yazarı
Ahmet Gözen
 

Yeni Parti kuruluşu ile Türkiye yol ayrımında

Değerli Okuyucularım Günaydın İyi Bir hafta Dilerim TENCERE KAYNAMAZSA SANDIK KAYNAR! AK PARTİ HANTALLAŞTI, MHP’NİN DÜNÜ BUGÜNÜYLE ÇELİŞİYOR, ÖZGÜR ÖZEL YENİ PARTİYLE SAHNEYE ÇIKIYOR! İKTİDARIN KORKUSU MU BÜYÜK, MİLLETİN ÖFKESİ Mİ?   Türkiye artık normal bir siyasi dönemden geçmiyor.Türkiye, siyasi fay hatlarının kırıldığı bir döneme girmiş bulunuyor. Ekonomi alarm veriyor. Emekli perişan. Çiftçi kan ağlıyor. Sanayici “Böyle bir dönem görmedik” diyor. Esnaf siftah yapamıyor.Gençler geleceklerini Türkiye dışında arıyor. Akaryakıt fiyatları vatandaşın belini büküyor. En düşük emekli maaşıyla hayatını sürdürmeye çalışan milyonlarca insan, her ay aynı soruyu soruyor: “Ben bu parayla nasıl geçineceğim?” İşte bütün siyasi hesapların üzerinde duran gerçek budur. BU EMEKLİ İLE DALGA GEÇMEKTİR. TENCERE! Cavit Çağlar’ın yılların tecrübesinden süzülüp gelen sözü boşuna değildir: “Türkiye de Tencere kaynamazsa ülkede huzur olmaz.” İşte Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu siyasi krizin özeti budur. Tencere kaynamıyorsa, iktidarlar dikkat etmelidir.Çünkü milletin sabrı sonsuz değildir. AK PARTİ’DE KURULUŞ HEYECANI NEREYE GİTTİ? İstanbul’da görüştüğüm, AK Parti’nin kuruluş sürecini bilen, bugün parti kadrolarında görev yapan; geçmişi Anavatan Partisi’ne uzanan, milliyetçi ve maneviyatçı kimliğiyle tanınan bir iş adamı kardeşim bana çok önemli bir cümle söyledi: “Sayın Gözen, AK Parti kadroları artık hantallaştı.” Bu söz, AK Parti yönetiminin Ankara’da duvarlarına asıp düşünmesi gereken bir sözdür. Çünkü bu söz AK Parti düşmanından gelmiyor. Bu söz, yıllardır siyasetin içinde bulunan, AK Parti’nin kuruluş yıllarını bilen bir insandan geliyor. AK Parti’nin ilk yıllarında ne vardı? Heyecan vardı. Milletle temas vardı. Sokağın sesini dinleyen teşkilatlar vardı.Kendini devletin sahibi değil, milletin hizmetkârı gören bir anlayış vardı. Peki bugün? Bugün birçok vatandaşın şikâyeti şu:“Parti halktan uzaklaştı.”“Yönetim kadroları kendi dünyasına kapandı.” “Ankara başka konuşuyor, pazar başka konuşuyor.” İktidarlar için en tehlikeli dönem, kendilerini eleştirenleri düşman; kendilerini övenleri dost zannetmeye başladıkları dönemdir. Çünkü o zaman gerçekler kapının dışında kalır. İçeride ise herkes “Her şey çok güzel” demeye başlar. Ama dışarıda emekli pazarda domatesin fiyatına bakmaktadır. Çiftçi mazotun fiyatına bakmaktadır. Sanayici elektrik faturasına bakmaktadır. Vatandaş markette etiketlere bakmaktadır. Ve sandık günü geldiğinde herkes konuşmaktadır.  SN.ÖZGÜR ÖZEL’İN ÖNÜNDE TARİHİ FIRSAT VAR! Özgür Özel’in CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi yapı oluşturması, Türk siyaseti açısından sıradan bir olay değildir.Bu hareket başarılı olur mu? Bunu zaman gösterecek. Ama şurası kesin: Türkiye’de yeni bir siyasi arayış vardır. Ancak Sayın Özgür Özel şunu çok iyi bilmelidir: Türk milleti artık sadece “Erdoğan karşıtlığı” üzerine kurulu bir siyaset istemiyor. Millet şunu soruyor: “Sen iktidar olunca ne yapacaksın?” Emekliye ne vereceksin? Çiftçiye ne vereceksin? Sanayicinin önünü nasıl açacaksın? Türkiye’nin borcunu nasıl yöneteceksin? Enflasyonu nasıl düşüreceksin? Gençlerin umudunu nasıl geri getireceksin? Terörle mücadelede ne yapacaksın? Türkiye’nin dış politikasını hangi akılla yöneteceksin? Eğer Özgür Özel’in yeni partisi bu sorulara cevap verebilirse, Türkiye’de ciddi bir siyasi dalga yaratabilir. Ama sadece CHP’den kopan isimlerin yeni bir tabela altında toplanmasından ibaret kalırsa, milletin aradığı değişimi sağlayamaz. Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir tabela değil; YENİ BİR AKILDIR! MHP’DEKİ DÖNÜŞÜMÜ MİLLET İZLİYOR MHP cephesinde de Türkiye’nin kafasında büyük soru işaretleri vardır. Yıllarca Abdullah Öcalan hakkında en ağır ifadeleri kullanan Devlet Bahçeli’nin bugün Öcalan üzerinden yeni bir siyasi denklem kurmaya çalışması, toplumda ciddi bir şaşkınlık yaratmıştır. Siyaset değişebilir. Şartlar değişebilir. Devlet politikaları değişebilir. Ama milletin hafızası değişmez. Dün söylenen sözler bugün arşivlerde durmaktadır. Bu ülkenin şehitleri vardır. Gazileri vardır. Evlatlarını teröre kurban vermiş aileleri vardır. Dolayısıyla hangi siyasi hesap yapılırsa yapılsın, bu insanların vicdanı yok sayılamaz. Sorulan soru açıktır: Dün terörist başı denilen Abdullah Öcalan, bugün hangi siyasi hesabın merkezine oturtulmaktadır? Bu soruya milletin vicdanını tatmin edecek bir cevap verilmeden, bu mesele kapanmaz. Çünkü Türkiye’de siyasetçiler günü kurtarabilir. Ama şehit ailelerinin hafızasını kimse silemez. MACARİSTAN SEÇİMLERİNDEN ALINACAK DERSİ İSE : MİLLET BİR GÜN “YETER” DER! Dünyanın her yerinde aynı gerçek vardır: Bir iktidar, halkın ekonomik sıkıntısını görmezden gelmeye başladığı gün tehlike çanları çalmaya başlar. Bir iktidar, kendi kadrolarının söylediklerine halkın söylediklerinden daha fazla inanıyorsa tehlike büyür. Bir iktidar, “Millet bizi nasıl olsa destekler” düşüncesine kapılıyorsa, sandıkta büyük sürprizlerle karşılaşabilir. Macaristan’da yaşanan siyasi değişimler ve iktidar mücadeleleri, Türkiye açısından da önemli bir ders içermektedir: Halkın desteği tapulu mal değildir. Sandıkta hiçbir siyasi partiye sonsuz kredi yoktur. Bugün destekleyen millet, yarın hesabını sorabilir. Çünkü halkın mutfağı siyasetçinin televizyon ekranındaki sözlerinden daha güçlüdür. TÜRKİYE’DE İKTİDARIN KARŞISINDAKİ ASIL MUHALEFET: MUTFAK! Bugün Türkiye’de en güçlü muhalefet partisi hangisidir? CHP mi? Yeni Parti mi? İYİ Parti mi? Yoksa başka bir parti mi? Ben size söyleyeyim: Türkiye’nin en güçlü muhalefet partisi mutfaktır! Pazardır. Markettir. Akaryakıt istasyonudur. Elektrik faturasıdır. Doğalgaz faturasıdır. Emeklinin cüzdanıdır. Çiftçinin mazot deposudur. Sanayicinin kredi faizidir. Vatandaşın her gün karşılaştığı hayat pahalılığıdır. Siyasetçiler kürsülerde ne söylerse söylesin, vatandaşın sandıkta baktığı ilk yer kendi cebidir. TÜRKİYE ARTIK “KİM KAZANACAK?” SORUSUNU SORMUYOR Türkiye’nin sorusu artık şu değildir: “Kim seçimi kazanacak?” Türkiye’nin sorusu şudur: “Bu ülke nasıl düzelecek?” Çünkü vatandaş artık siyasi kavgalardan bıkmıştır. Bir taraf diğerine hain diyor.Diğer taraf ötekine düşman diyor.Bir taraf geçmişi anlatıyor. Diğer taraf geleceği vaat ediyor.Ama vatandaşın karnı açsa, bütün bu tartışmaların anlamı kalmıyor. Tencere kaynamıyorsa;Slogan karın doyurmuyor.Bayrak sevgisi ekonomik sıkıntıyı ortadan kaldırmıyor.Parti aidiyeti pazardaki fiyatı düşürmüyor.Vatandaş artık şunu söylüyor: “Bana laf değil, çözüm getir!” AK PARTİ’NİN ÖNÜNDE TARİHİ BİR SINAV VAR AK Parti önünde iki yol bulunmaktadır. Ya kuruluş yıllarındaki heyecanını yeniden yakalayacak…Kadrolarını yenileyecek… Sokağa inecek…Emeklinin, çiftçinin, sanayicinin, esnafın sesini gerçekten dinleyecek… Ya da kendi içindeki hantallığın altında ezilecek. Belediye başkanları tranzfer ederek başarıya gidermez ak parti çünkü o reyler ak partinin değildir. Hiçbir parti sonsuza kadar iktidarda kalamaz. Hiçbir siyasi liderin önünde sonsuz kredi yoktur.İktidarların en büyük düşmanı muhalefet değil, kendi gerçeklerinden kopmalarıdır.Bugün AK Parti’nin kendisine sorması gereken soru şudur: “Biz milletin hâlâ yanında mıyız, yoksa milletin yanından uzaklaştık mı?” Bu sorunun cevabı, Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir. TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE YENİ BİR SİYASİ DEPREM Mİ VAR? Şimdi gelelim asıl meseleye…Özgür Özel’in yeni partisi…AK Parti’deki kadro tartışmaları… MHP’nin değişen siyasi çizgisi…Ekonomik buhran…Emeklinin geçim sıkıntısı… Çiftçinin üretim maliyeti…Sanayicinin “Böyle dönem görmedik” sözleri… Cavit Çağlar’ın “Tencere kaynamazsa huzur olmaz” uyarısı…Bütün bunlar tesadüf değildir. Türkiye’de siyasi taşlar yerinden oynamıştır. Şimdi herkes birbirine bakıyor.AK Parti, yeni siyasi oluşuma bakıyor.Yeni Parti, iktidarın zayıf noktalarını arıyor.MHP, yeni siyasi denklem kurmaya çalışıyor. Millet ise bütün bu siyasi hesapları uzaktan izliyor.Ve kendi kendine soruyor: “Bunların hangisi benim derdime çare olacak?” İşte asıl soru budur. SON SÖZ: SANDIK GELDİĞİNDE HERKESİN HESABI GÖRÜLECEK! Bugün Ankara’da siyasi hesaplar yapılabilir.Parti toplantıları yapılabilir. Kulislerde isimler konuşulabilir.Yeni ittifaklar kurulabilir. Eski düşmanlar dost olabilir.Dün dost olanlar bugün düşman ilan edilebilir. Siyasette bunların hepsi mümkündür. Ama bir şey değişmez: MİLLETİN CEBİ! Emekli maaşını bilir.Çiftçi mazotun fiyatını bilir.Sanayici kredi faizini bilir. Esnaf siftah yapıp yapmadığını bilir.Genç, geleceğini görüp görmediğini bilir. Ve bütün bunların hesabını sandıkta sorar.Türkiye bugün gerçekten yol ayrımındadır. Bir tarafta eski kadrolar…Eski alışkanlıklar…Eski siyasi hesaplar… Diğer tarafta yeni parti arayışları…Yeni siyasi aktörler… Ve değişim isteyen milyonlar…Özgür Özel bu değişim dalgasını yakalayabilir mi? AK Parti hantallığını aşabilir mi? MHP’nin yeni siyasi çizgisi toplumda karşılık bulabilir mi?Bunların cevabını zaman gösterecek. Ama şunu bugünden söyleyelim: Tencere kaynamıyorsa, hiçbir iktidarın koltuğu garanti değildir! Milletin cebine dokunan, milletin mutfağına dokunan, milletin geleceğine dokunan her mesele sandıkta mutlaka karşılığını bulur. Türkiye’nin siyasi depremi başlamıştır. Şimdi mesele, bu depremin kimin koltuğunu sarsacağıdır.Ve ben yıllardır siyaset yazan bir gazeteci olarak şunu açıkça söylüyorum: Türkiye’de artık hiçbir parti “Biz nasıl olsa kazanırız” diyemez. Çünkü halkın sabrı taşarsa… Sayin Eski Bakan sanayici Cavit ÇaglarinTencere kaynamazsa…ülkede huzur olmaz diyorsa     Kipaş Holding Sahibi Sn Hanefi oksuz Ben 40 yıllık sanayiciyim böyle buhranlı bir dönem yaşamadım diyorsa. Türkiye'nin en büyük kamyon servis istasyonu sahibi Gaziantepli kardeşler Anonim Sayın Ali Uçar Bey Şirketi Gaziantep'te yılda 5.000 ton salça üreten fabrikasını kapatan ben böyle bir döne yaşamadım diyorsa. Ve millet sandıkta karar verirse… emekli en düşük maaşı 23.000 lira olarak ilan edilir ise Çiftçi isyanda ise öğrenci gençler umutsuzsa. SANDIKTA KİMSEYİ KURTARACAK SLOGAN KALMAZ!  Değerli Okuyucularım,  YENİ PARTİ YOLA ÇIKTI  Hayırlı olsun İstanbul da konuşduğum İŞ adamları ve halk şunu söylüyorlar.  Sayın ÖZGÜR ÖZEL KURDUĞU PARTİDE ESKİ KİŞİLER İLE YOLA DEVAM EDERSE EKREM İMAMOĞLU'NUN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPARSA HİÇ BİR BAŞARI ELDE EDEMEZ DİYORLAR. SAYIN ÖZGÜR ÖZEL YAKALADIĞI BU RÜZGAR İLE  ARTIK FABRİKA AYARLARINA DÖNÜP YENİ ŞEYLER SÖYLEMESİ GEREKİYOR DİYOR HALK CANCAĞIZIM. Benden hatırlatması.  Ahmet Gözen Gazeteci Köşe Yazarı            

Yeni Parti kuruluşu ile Türkiye yol ayrımında

Değerli Okuyucularım Günaydın İyi Bir hafta Dilerim

TENCERE KAYNAMAZSA SANDIK KAYNAR! AK PARTİ HANTALLAŞTI, MHP’NİN DÜNÜ BUGÜNÜYLE ÇELİŞİYOR, ÖZGÜR ÖZEL YENİ PARTİYLE SAHNEYE ÇIKIYOR!
İKTİDARIN KORKUSU MU BÜYÜK, MİLLETİN ÖFKESİ Mİ?
 

Türkiye artık normal bir siyasi dönemden geçmiyor.Türkiye, siyasi fay hatlarının kırıldığı bir döneme girmiş bulunuyor. Ekonomi alarm veriyor. Emekli perişan. Çiftçi kan ağlıyor.
Sanayici “Böyle bir dönem görmedik” diyor. Esnaf siftah yapamıyor.Gençler geleceklerini Türkiye dışında arıyor. Akaryakıt fiyatları vatandaşın belini büküyor.
En düşük emekli maaşıyla hayatını sürdürmeye çalışan milyonlarca insan, her ay aynı soruyu soruyor: “Ben bu parayla nasıl geçineceğim?”
İşte bütün siyasi hesapların üzerinde duran gerçek budur.

BU EMEKLİ İLE DALGA GEÇMEKTİR.

TENCERE!
Cavit Çağlar’ın yılların tecrübesinden süzülüp gelen sözü boşuna değildir:
“Türkiye de Tencere kaynamazsa ülkede huzur olmaz.”
İşte Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu siyasi krizin özeti budur. Tencere kaynamıyorsa, iktidarlar dikkat etmelidir.Çünkü milletin sabrı sonsuz değildir.

AK PARTİ’DE KURULUŞ HEYECANI NEREYE GİTTİ?
İstanbul’da görüştüğüm, AK Parti’nin kuruluş sürecini bilen, bugün parti kadrolarında görev yapan; geçmişi Anavatan Partisi’ne uzanan, milliyetçi ve maneviyatçı kimliğiyle tanınan bir iş adamı kardeşim bana çok önemli bir cümle söyledi:

“Sayın Gözen, AK Parti kadroları artık hantallaştı.”
Bu söz, AK Parti yönetiminin Ankara’da duvarlarına asıp düşünmesi gereken bir sözdür.
Çünkü bu söz AK Parti düşmanından gelmiyor.
Bu söz, yıllardır siyasetin içinde bulunan, AK Parti’nin kuruluş yıllarını bilen bir insandan geliyor.
AK Parti’nin ilk yıllarında ne vardı? Heyecan vardı. Milletle temas vardı.
Sokağın sesini dinleyen teşkilatlar vardı.Kendini devletin sahibi değil, milletin hizmetkârı gören bir anlayış vardı.
Peki bugün?

Bugün birçok vatandaşın şikâyeti şu:“Parti halktan uzaklaştı.”Yönetim kadroları kendi dünyasına kapandı.” Ankara başka konuşuyor, pazar başka konuşuyor.”
İktidarlar için en tehlikeli dönem, kendilerini eleştirenleri düşman; kendilerini övenleri dost zannetmeye başladıkları dönemdir.
Çünkü o zaman gerçekler kapının dışında kalır.
İçeride ise herkes “Her şey çok güzel” demeye başlar.

Ama dışarıda emekli pazarda domatesin fiyatına bakmaktadır.
Çiftçi mazotun fiyatına bakmaktadır.
Sanayici elektrik faturasına bakmaktadır.
Vatandaş markette etiketlere bakmaktadır.
Ve sandık günü geldiğinde herkes konuşmaktadır.

 SN.ÖZGÜR ÖZEL’İN ÖNÜNDE TARİHİ FIRSAT VAR!
Özgür Özel’in CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi yapı oluşturması, Türk siyaseti açısından sıradan bir olay değildir.Bu hareket başarılı olur mu? Bunu zaman gösterecek.
Ama şurası kesin:
Türkiye’de yeni bir siyasi arayış vardır. Ancak Sayın Özgür Özel şunu çok iyi bilmelidir:
Türk milleti artık sadece “Erdoğan karşıtlığı” üzerine kurulu bir siyaset istemiyor.

Millet şunu soruyor:
“Sen iktidar olunca ne yapacaksın?”
Emekliye ne vereceksin?
Çiftçiye ne vereceksin?
Sanayicinin önünü nasıl açacaksın?
Türkiye’nin borcunu nasıl yöneteceksin?
Enflasyonu nasıl düşüreceksin?
Gençlerin umudunu nasıl geri getireceksin?
Terörle mücadelede ne yapacaksın?
Türkiye’nin dış politikasını hangi akılla yöneteceksin?

Eğer Özgür Özel’in yeni partisi bu sorulara cevap verebilirse, Türkiye’de ciddi bir siyasi dalga yaratabilir.
Ama sadece CHP’den kopan isimlerin yeni bir tabela altında toplanmasından ibaret kalırsa, milletin aradığı değişimi sağlayamaz.
Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir tabela değil;
YENİ BİR AKILDIR!

MHP’DEKİ DÖNÜŞÜMÜ MİLLET İZLİYOR
MHP cephesinde de Türkiye’nin kafasında büyük soru işaretleri vardır.
Yıllarca Abdullah Öcalan hakkında en ağır ifadeleri kullanan Devlet Bahçeli’nin bugün Öcalan üzerinden yeni bir siyasi denklem kurmaya çalışması, toplumda ciddi bir şaşkınlık yaratmıştır.
Siyaset değişebilir. Şartlar değişebilir. Devlet politikaları değişebilir.
Ama milletin hafızası değişmez.
Dün söylenen sözler bugün arşivlerde durmaktadır. Bu ülkenin şehitleri vardır.
Gazileri vardır. Evlatlarını teröre kurban vermiş aileleri vardır.

Dolayısıyla hangi siyasi hesap yapılırsa yapılsın, bu insanların vicdanı yok sayılamaz.
Sorulan soru açıktır:

Dün terörist başı denilen Abdullah Öcalan, bugün hangi siyasi hesabın merkezine oturtulmaktadır?
Bu soruya milletin vicdanını tatmin edecek bir cevap verilmeden, bu mesele kapanmaz.
Çünkü Türkiye’de siyasetçiler günü kurtarabilir.
Ama şehit ailelerinin hafızasını kimse silemez.

MACARİSTAN SEÇİMLERİNDEN ALINACAK DERSİ İSE :

MİLLET BİR GÜN “YETER” DER!
Dünyanın her yerinde aynı gerçek vardır: Bir iktidar, halkın ekonomik sıkıntısını görmezden gelmeye başladığı gün tehlike çanları çalmaya başlar.
Bir iktidar, kendi kadrolarının söylediklerine halkın söylediklerinden daha fazla inanıyorsa tehlike büyür.
Bir iktidar, “Millet bizi nasıl olsa destekler” düşüncesine kapılıyorsa, sandıkta büyük sürprizlerle karşılaşabilir.

Macaristan’da yaşanan siyasi değişimler ve iktidar mücadeleleri, Türkiye açısından da önemli bir ders içermektedir: Halkın desteği tapulu mal değildir.
Sandıkta hiçbir siyasi partiye sonsuz kredi yoktur. Bugün destekleyen millet, yarın hesabını sorabilir.
Çünkü halkın mutfağı siyasetçinin televizyon ekranındaki sözlerinden daha güçlüdür.
TÜRKİYE’DE İKTİDARIN KARŞISINDAKİ ASIL MUHALEFET: MUTFAK!
Bugün Türkiye’de en güçlü muhalefet partisi hangisidir?

CHP mi? Yeni Parti mi? İYİ Parti mi? Yoksa başka bir parti mi?
Ben size söyleyeyim:
Türkiye’nin en güçlü muhalefet partisi mutfaktır!
Pazardır.
Markettir.
Akaryakıt istasyonudur.
Elektrik faturasıdır.
Doğalgaz faturasıdır.
Emeklinin cüzdanıdır.
Çiftçinin mazot deposudur.
Sanayicinin kredi faizidir.
Vatandaşın her gün karşılaştığı hayat pahalılığıdır.

Siyasetçiler kürsülerde ne söylerse söylesin, vatandaşın sandıkta baktığı ilk yer kendi cebidir.
TÜRKİYE ARTIK “KİM KAZANACAK?” SORUSUNU SORMUYOR
Türkiye’nin sorusu artık şu değildir:
“Kim seçimi kazanacak?”
Türkiye’nin sorusu şudur:
“Bu ülke nasıl düzelecek?”
Çünkü vatandaş artık siyasi kavgalardan bıkmıştır.
Bir taraf diğerine hain diyor.
Diğer taraf ötekine düşman diyor.Bir taraf geçmişi anlatıyor.
Diğer taraf geleceği vaat ediyor.Ama vatandaşın karnı açsa, bütün bu tartışmaların anlamı kalmıyor.
Tencere kaynamıyorsa;Slogan karın doyurmuyor.Bayrak sevgisi ekonomik sıkıntıyı ortadan kaldırmıyor.Parti aidiyeti pazardaki fiyatı düşürmüyor.Vatandaş artık şunu söylüyor:
“Bana laf değil, çözüm getir!”

AK PARTİ’NİN ÖNÜNDE TARİHİ BİR SINAV VAR
AK Parti önünde iki yol bulunmaktadır.
Ya kuruluş yıllarındaki heyecanını yeniden yakalayacak…Kadrolarını yenileyecek…
Sokağa inecek…Emeklinin, çiftçinin, sanayicinin, esnafın sesini gerçekten dinleyecek…
Ya da kendi içindeki hantallığın altında ezilecek. Belediye başkanları tranzfer ederek başarıya gidermez ak parti çünkü o reyler ak partinin değildir.

Hiçbir parti sonsuza kadar iktidarda kalamaz.

Hiçbir siyasi liderin önünde sonsuz kredi yoktur.İktidarların en büyük düşmanı muhalefet değil, kendi gerçeklerinden kopmalarıdır.Bugün AK Parti’nin kendisine sorması gereken soru şudur:
“Biz milletin hâlâ yanında mıyız, yoksa milletin yanından uzaklaştık mı?”
Bu sorunun cevabı, Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir.

TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE YENİ BİR SİYASİ DEPREM Mİ VAR?
Şimdi gelelim asıl meseleye…Özgür Özel’in yeni partisi…AK Parti’deki kadro tartışmaları…
MHP’nin değişen siyasi çizgisi…Ekonomik buhran…Emeklinin geçim sıkıntısı…
Çiftçinin üretim maliyeti…Sanayicinin “Böyle dönem görmedik” sözleri…
Cavit Çağlar’ın “Tencere kaynamazsa huzur olmaz” uyarısı…Bütün bunlar tesadüf değildir.

Türkiye’de siyasi taşlar yerinden oynamıştır.

Şimdi herkes birbirine bakıyor.AK Parti, yeni siyasi oluşuma bakıyor.Yeni Parti, iktidarın zayıf noktalarını arıyor.MHP, yeni siyasi denklem kurmaya çalışıyor.
Millet ise bütün bu siyasi hesapları uzaktan izliyor.Ve kendi kendine soruyor:
“Bunların hangisi benim derdime çare olacak?”
İşte asıl soru budur.

SON SÖZ: SANDIK GELDİĞİNDE HERKESİN HESABI GÖRÜLECEK!
Bugün Ankara’da siyasi hesaplar yapılabilir.Parti toplantıları yapılabilir.
Kulislerde isimler konuşulabilir.Yeni ittifaklar kurulabilir.
Eski düşmanlar dost olabilir.Dün dost olanlar bugün düşman ilan edilebilir.
Siyasette bunların hepsi mümkündür.

Ama bir şey değişmez:

MİLLETİN CEBİ! Emekli maaşını bilir.Çiftçi mazotun fiyatını bilir.Sanayici kredi faizini bilir.
Esnaf siftah yapıp yapmadığını bilir.Genç, geleceğini görüp görmediğini bilir.
Ve bütün bunların hesabını sandıkta sorar.Türkiye bugün gerçekten yol ayrımındadır.

Bir tarafta eski kadrolar…Eski alışkanlıklar…Eski siyasi hesaplar…
Diğer tarafta yeni parti arayışları…Yeni siyasi aktörler…
Ve değişim isteyen milyonlar…Özgür Özel bu değişim dalgasını yakalayabilir mi?
AK Parti hantallığını aşabilir mi?
MHP’nin yeni siyasi çizgisi toplumda karşılık bulabilir mi?Bunların cevabını zaman gösterecek.
Ama şunu bugünden söyleyelim:
Tencere kaynamıyorsa, hiçbir iktidarın koltuğu garanti değildir!
Milletin cebine dokunan, milletin mutfağına dokunan, milletin geleceğine dokunan her mesele sandıkta mutlaka karşılığını bulur.

Türkiye’nin siyasi depremi başlamıştır.
Şimdi mesele, bu depremin kimin koltuğunu sarsacağıdır.Ve ben yıllardır siyaset yazan bir gazeteci olarak şunu açıkça söylüyorum:

Türkiye’de artık hiçbir parti “Biz nasıl olsa kazanırız” diyemez.

  • Çünkü halkın sabrı taşarsa…
  • Sayin Eski Bakan sanayici Cavit ÇaglarinTencere kaynamazsa…ülkede huzur olmaz diyorsa    
  • Kipaş Holding Sahibi Sn Hanefi oksuz Ben 40 yıllık sanayiciyim böyle buhranlı bir dönem yaşamadım diyorsa.
  • Türkiye'nin en büyük kamyon servis istasyonu sahibi Gaziantepli kardeşler Anonim Sayın Ali Uçar Bey Şirketi Gaziantep'te yılda 5.000 ton salça üreten fabrikasını kapatan ben böyle bir döne yaşamadım diyorsa.
  • Ve millet sandıkta karar verirse… emekli en düşük maaşı 23.000 lira olarak ilan edilir ise Çiftçi isyanda ise öğrenci gençler umutsuzsa.
    SANDIKTA KİMSEYİ KURTARACAK SLOGAN KALMAZ!

 Değerli Okuyucularım, 

YENİ PARTİ YOLA ÇIKTI  Hayırlı olsun İstanbul da konuşduğum İŞ adamları ve halk şunu söylüyorlar.

 Sayın ÖZGÜR ÖZEL KURDUĞU PARTİDE ESKİ KİŞİLER İLE YOLA DEVAM EDERSE EKREM İMAMOĞLU'NUN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPARSA HİÇ BİR BAŞARI ELDE EDEMEZ DİYORLAR.

SAYIN ÖZGÜR ÖZEL YAKALADIĞI BU RÜZGAR İLE  ARTIK FABRİKA AYARLARINA DÖNÜP YENİ ŞEYLER SÖYLEMESİ GEREKİYOR DİYOR HALK CANCAĞIZIM.

Benden hatırlatması. 

Ahmet Gözen
Gazeteci
Köşe Yazarı            

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ege7gun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.