Değerli Okuyucularım 29 ekim tatilinde Yunanistan’a bir davet sebebiyle gittim Kavala İskece Selanık şehirlerini dolaştım.
Atatürk'ün doğduğu evi ziyaret ettim tüm buralarda ki izlenimlerimi ve Röportajlarımı https://youtube.com/@ahmetgozen8179 Bu adresimden abone olarak izleyebilirsiniz.
Yunanistan Türk Toplumunun durumunu Ekonomisi Sadık Ahmet'i AZERBEYCAN OLAYLARINI yazacaktım ancak Fenerbahçe'nin içinde BULUNDUĞU kaos herşeyin önüne geçti.
***
FENERBAHÇE'DE AZİZ YILDIRIM VESAYETİ
Fenerbahçe’nin sorunu yalnızca sahada kaybettiği maçlar değil; geçmişin gölgesinden kurtulamayan, eski hesaplarla yönetilen ve bir türlü kendi geleceğini kuramayan bir kulüp hâline getirilmiş olmasıdır.
Fenerbahçe, yıllardır aynı filmi seyrediyor. Başkanlar değişiyor, teknik direktörler değişiyor, futbolcular değişiyor ama değişmeyen bir şey var: Kulübün üzerinde dolaşan eski yönetim anlayışının gölgesi!
Bu gölgenin adı Aziz Yıldırım’dır.
Açık konuşalım: Fenerbahçe’nin bugün yaşadığı sportif ve kurumsal sıkıntıların tamamını tek bir kişiye yüklemek elbette doğru değildir.
Ancak Aziz Yıldırım’ın yıllardır sürdürdüğü müdahaleci tavır, bitmeyen hesaplaşmaları ve kulüp üzerindeki etkisini koruma çabası da görmezden gelinemez.
Fenerbahçe kimsenin şahsi çiftliği değildir!
Aziz Yıldırım, yıllarca Fenerbahçe başkanlığı yaptı. Bu kulübe emek verdi, önemli yatırımlar yaptı, tesisler kazandırdı. Bunları inkâr eden yok.
Ancak bir kulübe hizmet etmiş olmak, o kulüp üzerinde ömür boyu söz sahibi olma hakkı vermez.
Başkanlık biter, görev biter, yetki biter. Geriye yalnızca Fenerbahçe'ye duyulan sevgi ve saygı kalmalıdır.
Ne yazık ki Aziz Yıldırım'ın tavırlarında zaman zaman bunun tam tersini görüyoruz.
Yüksek Divan Kurulu'nda sergilediği tavır ve "Bir daha bu kurula gelmem" çıkışı, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir meseledir.
Burası herhangi bir kişinin şahsi toplantı salonu değil, Fenerbahçe'nin kurumsal hafızasının ve geleneklerinin yaşatıldığı önemli bir platformdur.
Kimse Fenerbahçe'nin kurumlarından büyük değildir!
ALİ KOÇ'A MESAJ VERMEK, FENERBAHÇE'Yİ YÖNETMEK DEĞİLDİR!
Asıl sorgulanması gereken konulardan biri de Aziz Yıldırım'ın eski başkan Ali Koç ile ilişkisi ve kulübün geleceğine yönelik müdahaleleridir.
Bir dönem Ali Koç'un başkanlığına karşı çıkan, zaman zaman sert açıklamalar yapan bir eski başkanın, bugün ihtiyaç duyulduğunda yeniden devreye girmesi hangi anlayışın ürünüdür?
Fenerbahçe'nin ihtiyacı eski başkanların birbirleriyle güç mücadelesi değildir.
Fenerbahçe'nin ihtiyacı; bağımsız, güçlü, hesap verebilir ve kendi kararlarını kendisi alabilen bir yönetimdir.
Aziz Yıldırım'ın da Ali Koç'un da da anlaması gereken gerçek budur: Fenerbahçe'nin üzerinde kimsenin vesayet kurma hakkı yoktur.
9 PUANLIK FARKIN HESABINI KİM VERECEK?
Bugün Galatasaray ile aradaki 9 puanlık fark konuşuluyor. Göztepe karşısında alınan ağır mağlubiyet, Fenerbahçe taraftarının sabrını taşırmış durumda.
Ancak mesele yalnızca bir maç değildir.
Mesele, yıllardır şampiyonluk bekleyen milyonlarca taraftarın umutlarının tekrar tekrar tüketilmesidir.
Her sezon yeni vaatler, yeni transferler, yeni teknik direktörler ve yeni başlangıçlar...
Sonuç?
Yine hayal kırıklığı!
Fenerbahçe'nin bu noktaya gelmesinde mevcut yönetimin, sportif kadronun ve geçmişten devralınan yönetim alışkanlıklarının ayrı ayrı sorgulanması gerekir. Hiç kimse sorumluluktan kaçamaz.
Ancak eski başkanların da geçmişteki başarılarını kalkan yaparak bugünkü eleştirilerden muaf tutulması mümkün değildir.
AZİZ YILDIRIM'A AÇIK ÇAĞRIMDIR!
Sayın Aziz Yıldırım;
Fenerbahçe'ye yıllarca başkanlık yaptınız. Bu kulüpte önemli izler bıraktınız. Ancak artık bir gerçeği kabul etmeniz gerekiyor:
Fenerbahçe sizin şahsi mülkünüz değildir!
Her başarısızlıkta eski defterleri açmak, her yönetim döneminde yeniden tartışmaların merkezine oturmak, camianın huzuruna katkı sağlamıyor.
Eğer Fenerbahçe'yi gerçekten düşünüyorsanız, artık eski hesapları bir kenara bırakın.
Kulübün önünü açın.
Yeni yönetimlerin kendi kararlarını almasına izin verin.
Eleştirin, öneride bulunun ama kulübün üzerinde bir gölge gibi dolaşmayın.
Çünkü Fenerbahçe'nin ihtiyacı eski başkanların gölgesi değil, geleceği aydınlatacak güçlü bir yönetimdir.
FENERBAHÇE'NİN KURTULUŞU ESKİ DEFTERLERİ KAPATMAKTAN GEÇİYOR!
Fenerbahçe artık kişilerin egolarıyla, eski hesaplaşmalarla ve bitmeyen iktidar mücadeleleriyle zaman kaybetmemelidir.Bu kulüp milyonlarca taraftarın ortak değeridir.
Ne Aziz Yıldırım'ın, ne Ali Koç'un, şahsi projesidir.
Herkes gelip geçicidir. Fenerbahçe kalıcıdır.
Ve son sözüm şudur:
Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'ye hizmet etmek istiyorsa geçmişin gölgesinde durmak yerine kulübün geleceğine saygı duymalıdır.
Fenerbahçe'nin artık bir kurtarıcıya değil, akla, liyakate, istikrara ve kurumsal yönetime ihtiyacı var.
Çünkü Fenerbahçe'nin en büyük rakibi bazen karşısındaki takım değil, kendi içindeki bitmeyen iktidar kavgasıdır!
AZİZ YILDIRIM MAYISTA GİDECEĞİM DİYOR BU BAŞARISIZLIKLAR DEVAM EDECEK İSE HEMEN KONGRE KARARI ALSIN VE GİTSİN. FENERBAHÇELİLERİN YAKASINI DA BIRAKSIN.
YOKSA TRİBÜNLERDEKİ TARAFTAR AZİZ YILDIRIMI GÖNDERİR. TERCİH KENDİSİNİN. TÜM EFSANESİDE BİTER.
Ahmet Gözen
Gazeteci/ Köşe Yazarı
