Evet zaten Başkan Çerçioğlu'na zaman-zaman bunu ben de söylüyordum ama demek ki inanmıyordu!..
Demek ki bu algılara kendisi bile inanıyordu!...
İnsan içine çıkamıyor algıları
Vay efendim Ak Partinin de oylarını düşürüyor!..
Vay efendim davaları var ceza alır
Gibi algılar
Bu akşamki Ramazan iftarında çöktü, geçmiş olsun bu algıları yaratanlara ve çıkaranlara
E millet aç kardeşim ne yapsınlar, mecbur geliyorlar diyeceksiniz belki ama!..
Yemek yiyen kitleyi yakından gördünüz mü?
Hiç öyle aç halleri yok!..
Bayağı bildiğiniz janjanlı giysiler, altın takılar, pırlanta yüzükler, kürklü hanımlar bile vardı!..
Takım elbiseli, düzgün kıyafetli işadamları bile vardı!..
Evet oylar demek ki düşmüyor, artıyor!..
Başkan Çerçioğlu'nun "Seçim kazanmak benim işim" ben bu işi bilirim derken demek ki boş yapmıyormuş!..
Hayırlı olsun vatana millete!
Özellikle Aydınlılara!
Hoş Başkan Çerçioğlu önümüzdeki yerel seçimde Ak Parti diye bir siyasi parti kalırsa yerel seçimi kazanır ama, aday olmayabilir de, olabilir de!..
Kendisinin tüm çabası "Tekrar Büyükşehir adayı olmak üzerine" ama "hayır milletvekili adayı olur" diyenler de var!..
Yakalarsak biryerde soracağız bu soruları, çünkü başkan çok yoğun, inanılmaz yoğun bir tempoda koşturuyor!..
Neyse partisine oy yok ama, tekrar aday olursa kendisine "Belki" oyumuzu atarız!..
Tekrar görüşürüz efem..
Hayırlı akşamlar dilerim
Extra makalemiz bu kadar mıydı?
Evet özü bu kadardı!..
AMA DOYMAZSINIZ ŞİMDİ SİZ DEVAM EDELİM!..
Algılar Yıkılır, Gerçekler Kalır
Siyasette en tehlikeli şey rakip değildir.
En tehlikeli şey, gerçeğin yerine konulan algıdır.
Uzun zamandır Aydın’da bir hikâye anlatılıyordu.
Israrla, tekrar tekrar, neredeyse ezberletir gibi…
“Çerçioğlu AK Parti’ye oy kaybettiriyor…”
“Bu tablo sürdürülemez…”
“İnsanlar rahatsız…”
“Desteği azalıyor…”
Ne oldu?
Gürültü çoktu, ama gerçek sessizdi.
Ve gerçek, bir gün çıkıp konuştu.
Kalabalıklar bazen sandıkta değil, hayatın içinde görünür.
Bazen bir sofrada, bazen bir etkinlikte, bazen bir buluşmada…
Oraya kimlerin geldiğine bakarsınız.
Oraya kimlerin gelmeye devam ettiğine bakarsınız.
Ve sonra şunu fark edersiniz:
Anlatılan tablo ile yaşanan gerçek arasında ciddi bir mesafe vardır.
Çünkü anlatılan hikâyede insanlar “mecbur”,
Ama gerçek hayatta insanlar “tercih ederek” oradadır.
Hatta öyle bir tablo ki;
Anlatılanın aksine, o kalabalıklar ne çaresiz görünür, ne de zorunlu.
Düzgün giyimli insanlar…
İş dünyasından isimler…
Altınları, pırlantaları, şıklıklarıyla gelen kadınlar…
Takım elbiseli, özgüvenli, memnun görünen bir kitle…
Yani ortada “mecburiyet” değil,
Memnuniyetin sessiz dili vardır.
İşte tam burada algının duvarı çatlar.
Çünkü siyaset sadece konuşmak değildir.
Siyaset, insanların gönlünde kalabilmektir.
Ve belli ki Aydın’da bu bağ hâlâ güçlü.
Uzun süredir dile getirilen bir cümle vardı:
“Seçim kazanmak benim işim.”
Bu cümle kimilerine iddialı gelmişti.
Kimileri bunu bir özgüven fazlası olarak yorumlamıştı.
Ama bugün tabloya bakıldığında, bu sözün boş bir iddia değil, bir tecrübenin özeti olduğu daha net anlaşılıyor.
Siyasette bazen rakipleriniz sizi eleştirir.
Ama daha tehlikelisi, sizin adınıza konuşanların sizi yanlış okumasıdır.
Aydın’da yapılan en büyük hata buydu:
Sahayı değil, söylentiyi dinlemek.
Oysa sahada başka bir gerçek var.
Ve o gerçek şunu söylüyor:
Oylar düşmüyor…
Toparlanıyor.
Belki de asıl mesele şu:
Bazıları hâlâ Aydın’ı eski siyasi ezberlerle okumaya çalışıyor.
Ama Aydın artık o eski defter değil.
Bu şehir, hizmeti görüyor.
Bu şehir, istikrarı önemsiyor.
Bu şehir, kimin ne yaptığını hafızasında tutuyor.
Bugün gelinen noktada, şu sorular daha çok konuşuluyor:
Önümüzdeki seçimde tekrar aday olacak mı?
Yoksa başka bir siyasi görev mi düşünecek?
Büyükşehir mi, Ankara mı?
Bu soruların cevabı elbette zamanı gelince verilir.
Ama şu gerçek artık daha net:
Aydın’da bir siyasi figür var ki,
Adı tartışıldığında bile dengeler konuşuluyor.
Bu da siyasette en önemli şeydir:
Etkisiz olmak değil, belirleyici olmak.
Son söz şu olabilir:
Algılar üretilebilir.
Senaryolar yazılabilir.
Tahminler yapılabilir.
Ama siyaset, eninde sonunda tek bir yerde karar verir:
Halkın gözünde ve kalbinde.
Ve görünen o ki Aydın’da o bağ hâlâ güçlü.
