Yıldız Uyanık
Köşe Yazarı
Yıldız Uyanık
 

Orta doğudaki savaşın gölgesinde sessizleşen sofralar

Ortadoğu’da süregelen çatışmalar, çoğu zaman ekranlara yansıyan görüntülerle sınırlı kalıyor: yıkılan şehirler, göç eden insanlar, siren sesleri…. Oysa bu savaşların görünmeyen ama en derin etkilerinden biri sofralarımızda hissediliyor. Çünkü savaş, sadece toprakları değil, gıdaya ulaşma hakkını da hedef alıyor. Bugün Orta doğuda savaştan yeni çıkmış veya devam eden bölgeler de tarım neredeyse durma noktasına gelmiş durumda. Oysa gıda en temel insan hakkı; gıdanın savaşın ilk kaybedeni olmaması gerekirken maalesef en hızlı kaybedilenlerden biri oluyor. Savaş sadece üretimi değil, gıdanın yolculuğunu da sekteye uğratıyor. Limanlar, yollar, ticaret hatları zarar gördüğünde, bir ülkede üretilen ürünün başka bir coğrafyaya ulaşması zorlaşıyor. Özellikle bugünlerde İran’da şahit olduğumuz stratejik noktalar üzerindeki gerilim, küresel gıda ticaretini de doğrudan veya dolaylı yoldan etkiliyor. Bu durum sadece savaş alanında değil, dünyanın dört bir yanında fiyat artışları olarak karşımıza çıkıyor. ÜRETİM KAYBI VE TARIM ARAZİLERİNİN ZARAR GÖRMESİ Savaşlar en önce tarımsal üretimi vurur. Tarım arazileri tahrip olur. Çitçiler üretim yapamaz hale gelir. Sulama sistemleri ve altyapıları zarar görür. Bu durum yerel gıda üretimini ciddi bir şekilde düşürür. LOJİSTİK ve TEDARİK ZİNCİRİ AKSAKLIKLARI Özellikle Kızıldeniz, Süveyş kanalı, Hürmüz boğazı gibi kritik geçiş noktalarında yaşanan gerilimler küresel gıda ticaretini doğrudan etkiler. Limanlar, yollar ve depolar zarar görür. Nakliye maliyetleri yükseler. Gıda tedarik zinciri kesintiye uğrar. KÜRESEL GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ Orta doğuda şu an şahit olduğumuz savaş durumun petrol fiyatlarını artırdığını görüyoruz. Bu durum enerji maliyetlerini yükseltir ve tarım girdilerinin fiyatlarının yükselmesine neden olur. Maliyetlerin artışı karşımıza gıda fiyatlarındaki artış olarak çıkar. Rusya – Ukrayna savaşında buğday fiyatlarının artışının olumsuz etkilerine bizzat ülkemizde şahit olduk. Şu an Orta doğuda olan gerilimin ülkemizdeki gıda fiyatlarına olumsuz etkisi de yakın zamanda görülecektir. GIDA GÜVENLİĞİ VE AÇLIK RİSKİ Savaş bölgesinde yaşayan insanların gıdaya erişimi zorlaşır. Yetersiz beslenme artar. İnsani krizler derinleşir. Savaş nedeniyle büyük göç dalgaları oluşur.  Göç eden aileler ucuz, kalorisi yüksek ama besin değeri düşük gıdalarla beslenmek zorunda kalır. Bu ailelerin karınları doyuyor ama maalesef vücut sağlıklı beslenemiyor. Bu durum özellikle çocukların sağlıksız bir nesil olarak yetişmesine neden oluyor. Savaş bölgelerinde temiz suya erişim de zorlaşıyor bu durum gıda kaynaklı hastalıkların artmasına neden oluyor. Orta doğudaki savaşlar yalnızca siyasi ya da askeri bir mesele değil; aynı zamanda küresel bir gıda krizinin de tetikleyicisidir Gıda güvenliğinin ve tedarik zincirinin sürdürülebilirliği için barışın sağlanması, tarım alt yapısının korunması hayati önem taşımaktadır. Çünkü savaş bittiğinde insanlar önce evlerini değil, sofralarını kurmak isteyecektir. Temennimiz, silahların sustuğu, sofraların yeniden kurulduğu ve hiçbir çocuğun aç uyumadığı bir dünyanın mümkün olmasıdır. İnsanlığın acıyı değil ekmeği paylaşmasını umut ediyoruz.  
Ekleme Tarihi: 23 Mart 2026 -Pazartesi

Orta doğudaki savaşın gölgesinde sessizleşen sofralar

Ortadoğu’da süregelen çatışmalar, çoğu zaman ekranlara yansıyan görüntülerle sınırlı kalıyor: yıkılan şehirler, göç eden insanlar, siren sesleri…. Oysa bu savaşların görünmeyen ama en derin etkilerinden biri sofralarımızda hissediliyor. Çünkü savaş, sadece toprakları değil, gıdaya ulaşma hakkını da hedef alıyor.

Bugün Orta doğuda savaştan yeni çıkmış veya devam eden bölgeler de tarım neredeyse durma noktasına gelmiş durumda. Oysa gıda en temel insan hakkı; gıdanın savaşın ilk kaybedeni olmaması gerekirken maalesef en hızlı kaybedilenlerden biri oluyor. Savaş sadece üretimi değil, gıdanın yolculuğunu da sekteye uğratıyor. Limanlar, yollar, ticaret hatları zarar gördüğünde, bir ülkede üretilen ürünün başka bir coğrafyaya ulaşması zorlaşıyor. Özellikle bugünlerde İran’da şahit olduğumuz stratejik noktalar üzerindeki gerilim, küresel gıda ticaretini de doğrudan veya dolaylı yoldan etkiliyor. Bu durum sadece savaş alanında değil, dünyanın dört bir yanında fiyat artışları olarak karşımıza çıkıyor.

ÜRETİM KAYBI VE TARIM ARAZİLERİNİN ZARAR GÖRMESİ

Savaşlar en önce tarımsal üretimi vurur. Tarım arazileri tahrip olur. Çitçiler üretim yapamaz hale gelir. Sulama sistemleri ve altyapıları zarar görür. Bu durum yerel gıda üretimini ciddi bir şekilde düşürür.

LOJİSTİK ve TEDARİK ZİNCİRİ AKSAKLIKLARI

Özellikle Kızıldeniz, Süveyş kanalı, Hürmüz boğazı gibi kritik geçiş noktalarında yaşanan gerilimler küresel gıda ticaretini doğrudan etkiler. Limanlar, yollar ve depolar zarar görür. Nakliye maliyetleri yükseler. Gıda tedarik zinciri kesintiye uğrar.

KÜRESEL GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ

Orta doğuda şu an şahit olduğumuz savaş durumun petrol fiyatlarını artırdığını görüyoruz. Bu durum enerji maliyetlerini yükseltir ve tarım girdilerinin fiyatlarının yükselmesine neden olur. Maliyetlerin artışı karşımıza gıda fiyatlarındaki artış olarak çıkar. Rusya – Ukrayna savaşında buğday fiyatlarının artışının olumsuz etkilerine bizzat ülkemizde şahit olduk. Şu an Orta doğuda olan gerilimin ülkemizdeki gıda fiyatlarına olumsuz etkisi de yakın zamanda görülecektir.

GIDA GÜVENLİĞİ VE AÇLIK RİSKİ

Savaş bölgesinde yaşayan insanların gıdaya erişimi zorlaşır. Yetersiz beslenme artar. İnsani krizler derinleşir. Savaş nedeniyle büyük göç dalgaları oluşur.  Göç eden aileler ucuz, kalorisi yüksek ama besin değeri düşük gıdalarla beslenmek zorunda kalır. Bu ailelerin karınları doyuyor ama maalesef vücut sağlıklı beslenemiyor. Bu durum özellikle çocukların sağlıksız bir nesil olarak yetişmesine neden oluyor. Savaş bölgelerinde temiz suya erişim de zorlaşıyor bu durum gıda kaynaklı hastalıkların artmasına neden oluyor.

Orta doğudaki savaşlar yalnızca siyasi ya da askeri bir mesele değil; aynı zamanda küresel bir gıda krizinin de tetikleyicisidir Gıda güvenliğinin ve tedarik zincirinin sürdürülebilirliği için barışın sağlanması, tarım alt yapısının korunması hayati önem taşımaktadır. Çünkü savaş bittiğinde insanlar önce evlerini değil, sofralarını kurmak isteyecektir.

Temennimiz, silahların sustuğu, sofraların yeniden kurulduğu ve hiçbir çocuğun aç uyumadığı bir dünyanın mümkün olmasıdır. İnsanlığın acıyı değil ekmeği paylaşmasını umut ediyoruz.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ege7gun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.