Market rafında gördüğümüz bir gıda ürününü satın alırken çoğu zaman fiyatına, markasına ve son tüketim tarihine bakıyoruz. Oysa bir tüketici olarak bundan çok daha fazlasını bilme ve sorgulama hakkına sahibiz..
Çünkü gıda diğer tüketim ürünlerinden farklıdır. Doğrudan sağlığımızla ilgilidir. Bu nedenle gıdada tüketici hakları yalnızca ‘’ürünü beğenmedim, iade etmek istiyorum ‘’ noktasından ibaret değildir.
AYIPLI GIDA DURUMUNDA TÜKETİCİ HAKLARI
Satın aldığımız bir gıdanın bozuk çıkması, ambalajının hasarlı olması, etiket bilgilerinin gerçeği yansıtmaması veya ürünün beklenen özellikleri taşımaması durumunda tüketicini hakları gündeme gelir. Böyle bir durumda ilk yapılması gerekenlerden biri fiş veya faturayı saklamaktır.
Ürünün ambalajını, parti/lot numarasını ve son tüketim tarihini de mümkün olduğunca muhafaza etmek önemlidir. Sorunlu ürünü hemen çöpe atmak yerine, mümkünse ambalajı ile birlikte saklama ilerde yapılabilecek bir başvuru açısından önem taşıyabilir
TÜKETİCİ OLARAK BAŞVURU YOLLARI
Bir sorun yaşadığımızda yalnızca sosyal medyada şikayet etmek yerine, yasal başvuru yollarını da bilmeliyiz. Ürünün niteliğine ve yaşanan sorununa göre satıcıya veya üreticiye başvurabileceği gibi ‘’Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri gibi yasal yollar da kullanılabilir. Gıdanın güvenirliği ile ilgili şüphe varsa Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından oluşturulan ALO 174 Gıda Hattına da şikayet edilmesi mümkündür.
Burada önemli olan, şikayeti mümkün olduğunca somut bilgilerle desteklemektir; ürün adı, marka, üretici adı , parti numarası, satın alma tarihi, fiş/fatura ve yaşanan problemin açık şekilde belirtilmesi süreci kolaylaştırır.
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ OLMANIN ÖNEMİ; ŞÜPHE VARSA SUSMAYALIM
Bilinçli tüketici olmak, her üründen şüphe etmek anlamına gelmez. Tam tersine; bilgiye ulaşmak, etiketi okumak ve hakkını bilmek demektir.
Gıda güvenliği konusunda en tehlikeli düşüncelerden biri ‘’ Benden başka kimse fark etmemiştir’’. Bir ürünün güvenli olup olmadığı konusunda tereddüt ediyorsak, kendi imkanlarımızla kesin hüküm vermek yerine yetkili kurumlara bildirelim ve değerlendirmeyi uzmanlara bırakalım. Çünkü bazen bir tüketicinin yaptığı ihbar veya şikayet yalnızca kendi sağlığını değil aynı ürünü satın alan yüzlerce hatta binlerce kişinin sağlığını koruyabilir. Nitekim yakın zamanda basından da takip ettiğimiz çok tehlikeli patojen bir mikroorganizma bulaşması olan bir ürününün tüketici şikayeti aracılığı ile tespit edilip piyasadan toplatılması olası bir toplu gıda zehirlenmesinin önüne geçmiş olabilmektedir.
EN TEMEL HAK BİLGİ HAKKIDIR
Unutmayalım:
Tüketicinin hakkını bilmesi, güvenilir gıda zincirinin en önemli halkalarından biridir.
Soframıza gelen her gıdanın güvenli, doğru etiketlenmiş ve mevzuata uygun olmasını istemek bir ayrıcalık değil, tüketici olarak en temel haklarınızdan biridir. Şüpheli gıdayı tüketmemek kişisel bir önlem, yetkili makamlara bildirmek toplumsal bir sorumluluktur.
