Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu CHP’de iken sokağa çıkıyor muydu?
Evet çıkıyordu…
Ama öyle her gün, her saat değil. Genellikle Aydın merkezde Salı Pazarı’na gider, vatandaşlarla sohbet eder, zaman zaman Koçarlı Çakırbeyli’deki üretici pazarına uğrardı.
O dönemler bugünkü kadar yoğun değildi.
Belediyecilik başka bir noktadaydı, şehir bugünkü kadar büyümemişti, sorunlar bu kadar katmanlı değildi. Dolayısıyla makam odasında geçirilen saatler bazen insanı boğuyor, siyasetçi de soluğu sokakta alıyordu.
Şimdi ise tablo bambaşka.
Bugün Aydın Büyükşehir Belediyesi öyle eski dönemlerdeki gibi birkaç asfalt, birkaç park işiyle dönen bir yapı değil.
Devasa bir organizma gibi çalışıyor.
Bir tarafta altyapı, bir tarafta ulaşım, bir tarafta sosyal projeler, diğer tarafta ekonomik krizle boğuşan vatandaşın beklentileri…
Hal böyle olunca insanın bırakın sokağa çıkmasını, bazen belediyenin camından dışarı bakmaya bile vakti kalmıyor.
Ama bazıları bunu anlamak istemiyor.
“Sokağa çıkmıyor…”
“Vatandaşın arasına inmiyor…”
İyi de kardeşim, her belediye başkanı aynı tarzda mı olmak zorunda?
Kimisi makam siyasetçisidir, kimisi sokak siyasetçisi…
Kimisi sahada görünür, kimisi masada sistemi yönetir.
Mesela CHP’li Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e bakın…
Sürekli sokakta.
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’ye bakın…
Makamda yakalamak neredeyse imkânsız.
Sürekli bir etkinlikte, sürekli vatandaşın içinde, sürekli bir kafede, bir sokakta, bir organizasyonda…
Bu biraz da karakter meselesi.
Kadın siyasetçilerde bu durum daha da farklı oluyor.
Çünkü kadınlar sosyal canlıdır.
Evde, odada, makamda uzun süre kapanıp kalamazlar. Sokakla temas etmek isterler. İnsan görmek, alışveriş yapmak, dolaşmak, hava almak isterler.
Hatta bazen siyasetten bağımsız olarak bile bu böyledir.
Kadın dediğin biraz da sokaktır.
Çarşıdır.
Pazardır.
Vitrindir.
Şimdi bazıları çıkıp “Özlem Hanım sokağa inmiyor” diyor ya…
Belki de iniyordur da haberiniz yoktur.
Kadınlar öyle bir makyaj yapıyor, öyle bir tarz değiştiriyor ki; bazen insan kendi akrabasını bile tanıyamıyor.
Tedbil-i kıyafet diye bir şey var kardeşim.
Belki sade bir kıyafetle çıkıyor, belki gözlük takıyor, belki yanında koruma olmadan dolaşıyor…
Nereden biliyorsunuz?
Hem şu da var:
Bir belediye başkanının sürekli sokakta görünmesi bazen iş yaptığı anlamına gelmez.
Tıpkı sürekli makamda oturmasının çalışmadığı anlamına gelmeyeceği gibi…
Bugün siyaset biraz da görüntü sanatı haline geldi.
Bir kahve içiliyor, kırk fotoğraf çekiliyor.
Bir esnaf ziyareti yapılıyor, elli video servis ediliyor.
Bazıları iş yapıyor, bazıları ise iş yapıyormuş gibi görünüyor.
Aradaki farkı zaman gösteriyor.
Özlem Çerçioğlu’nun tarzı belli.
O daha çok kriz anlarında, büyük projelerde, sert tartışmalarda ortaya çıkan bir profil çiziyor.
Kimileri bunu soğukluk olarak görüyor, kimileri ise “iş odaklılık” olarak yorumluyor.
Ama gerçek şu:
Aydın’da Özlem Çerçioğlu konuşuluyorsa, bu hâlâ siyasetin merkezinde olduğu anlamına gelir.
Çünkü siyaset unutulanı değil, konuşulanı tartışır.
