Haberin iyisi-kötüsü olmaz, sanıyorum Zafer Partisi Genel Başkanı Sn. Ümit Özdağ ve tüm siyasetçiler bunun anlamını çok iyi biliyor!
Okyanus ötesindeki densiz, anlattıklarının çoğu iftira olan Sibel Edmonds denilen kişilik "Ümit Özdağ'ın çok sevilmesine rağmen" partisine sahip çıkamıyormuş gibi abuk-subuk bir iddiayla yayın yaptı!..
Ben de bunu haberleştirmiştim!
Ama Sn. Özdağ kızmayın lütfen, sakın kızmayın, bu kadına inanan kaç kişi vardır Türkiye'de ki!
Evet Zafer Partisi ve lideri Özdağ şehitler ve gaziler üzerinden siyaset yapmayı biraz azaltırsa ve bu Suriyelilerle, göçmenlerle uğraşmayı bırakıp "Merkez Sağ" politikalara yönelirse oyları nasıl artıyor hepimiz görüyoruz!..
Tik-Tok sayfamızda birkaç bin takipçi olmasına rağmen (tiktoku henüz yeni açtık) en çok izlenilen videolardan biri Sn. Ümit Özdağ oldu an itibariyle!..
TEKERLEKLİ SANDALYE NE OLDU SN. ÖZDAĞ?
İyi güzel de, Aydın'da eski il Başkanı Tarık Akın'ın hakaret, küfür ettikten sonra tekerlekli sandalye hediye ettiği Sosyal Medya sorumlusu gencin sandalyesi 4 gün geçmesine rağmen henüz ortada yok!..
Evet, tekerlekli sandalye dediğin hemen öyle alınıp-gönderilecek birşey değil ama Sn. Özdağ "Yarın gönderiyorum" demişti, neyi gönderiyorsunuz Sn. Özdağ, Ankara'dan mı gönderiyorsunuz, Aydın'da tekerlekli sandalye mi yok, tanıdığınız kimse mi yok, geçici görevlendirdiğiniz İl Başkanınızda mı yok!..
Veya bir arkadaşınızda mı yok, mesela ben varım gider alır kendisine teslim ederdim, bana bile söylemeniz yeterliydi!..
Herneyse, bu tekerlekli sandalye işini bir an önce çözün yoksa komple rezil olacaksınız! haberiniz olsun!..
BAŞA SARALIM VE BİRAZ DAHA ANLATALIM Kİ İYİCE ANLAŞILSIN!
Ümit Özdağ’a ilgi var! Ama gözler şimdi Aydın’daki tekerlekli sandalye meselesinde
Haber iyi de olabilir, kötü de… Sonuçta haber haberdir; hele siyasetçilerin adının gündeme gelmesi, siyasetin vitrinine biraz daha ışık tutar.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın sosyal medyada ve özellikle yeni açılan TikTok hesabımızdaki içeriklerde dikkat çekmesi, “İyi ya da kötü, gündemdesiniz Sayın Başkan” dedirten cinsten.
Nitekim daha önce Sibel Edmonds’un Özdağ’a yönelik sert değerlendirmelerini de haberleştirmiştik; Edmonds’un sözleriyle ilgili haberimizde de parti yönetimi üzerinden yapılan eleştiriler gündeme gelmişti.
Fakat mesele sadece “kim ne dedi?” meselesi değil.
Siyasette bazen bir eleştiri, bazen bir video, bazen de küçücük görünen bir ayrıntı koca bir tartışmanın kapısını açabiliyor.
Şimdi o kapının önünde ise Aydın’dan gelen tekerlekli sandalye meselesi duruyor.
Tekerlekli sandalye ne oldu Sayın Özdağ?
Aydın’da Zafer Partisi eski İl Başkanı Tarık Akın ile parti çevresindeki tartışmaların ardından, Özdağ’ın sosyal medya üzerinden bir engelli vatandaşa yeni akülü tekerlekli sandalye gönderileceğini söylemişti.
Özdağ’ın kamuya açık paylaşımında, “Akülü tekerlekli sandalye için de endişe etme. Ben sana yarın yeni akülü tekerlekli sandalyeni yarın yollayacağım” ifadeleri yer alıyordu.
Aradan geçen sürenin ardından ise sosyal medyada bu sandalyenin ulaşıp ulaşmadığı üzerinden yeni tartışmalar başladı.
Şimdi insan ister istemez soruyor: Sayın Özdağ, sandalye nerede?
Ankara’dan mı geliyor, Aydın’a yürüyerek mi geliyor, yoksa siyasi bürokrasinin meşhur “yarın” klasöründe mi bekliyor?
Elbette bir akülü tekerlekli sandalye, marketten ekmek alır gibi alınıp kapıya bırakılacak bir eşya değil.
Ancak “yarın gönderiyorum” şeklinde kamuya açık bir açıklama yapılmışsa, doğal olarak insanlar da bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini merak eder ve ertesi gün bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini sorgular.
Çünkü siyasette verilen söz bazen küçücük bir cümledir ama o cümlenin arkasındaki beklenti, kocaman bir meseledir.
Siyasetin terazisi bazen en küçük ayrıntıda bozulur
Bir siyasi partinin genel başkanı için milyonlarca insanın konuştuğu büyük meseleler elbette önemlidir.
Fakat bazen siyasetin karnesi, büyük kürsülerde değil, bir kişinin kapısına ulaştırılması beklenen küçük bir yardımda ortaya çıkar.
Büyük laflar, büyük mitingler, büyük hedefler…
Sonra karşınıza küçücük bir soru çıkar: “Verdiğiniz söz yerine geldi mi?”
İşte siyasetin en sevimsiz tarafı da burada başlıyor.
Çünkü mikrofonun karşısında söylenen söz çok hızlı yayılır, fakat verilen sözün kapıya ulaşması bazen mikrofon sesinden daha yavaş olur.
Üstelik Özdağ’ın paylaşımında yeni sandalyenin gönderileceği ve iki genel başkan yardımcısının konuyla ilgilendiği açıkça ifade edilmiş durumda.
“Komple rezil olursunuz” meselesi
Bu nedenle konunun daha fazla uzatılmadan açıklığa kavuşturulması gerektiğini düşünüyorum.
Sandalye gönderildiyse mesele kapanır; “Gönderildi, ulaştı” denilir, iki kare fotoğraf paylaşılır ve konu biter.
Henüz gönderilmediyse de bunun açıkça söylenmesi, nedeninin anlatılması ve işin tamamlanması gerekir.
Çünkü siyasi iletişimde bazen bir sandalye, yüzlerce konuşmadan daha fazla şey anlatabilir.
Hele ki o sandalye konusunda bizzat “yarın gönderiyorum” denilmişse, takvim yapraklarının da bu sözün peşinden gitmesi normaldir.
Benim önerim basit: Bu işi uzatmayın Sayın Özdağ.
Sandalye neredeyse bulunsun, gerekiyorsa alınsın, sahibine teslim edilsin ve bu tartışmanın da fişi çekilsin.
Çünkü siyaset zaten yeterince karmaşık; bir de “sandalye nerede?” bilmecesiyle uğraşmanın kimseye faydası yok.
